bir yayınevi. 1970'lerde dünya klasiklerini basmışlar. gri ve sert ciltli kitaplar. günümüzde bazıları şömizli olarak kalabilmiş.gerçekten koleksiyonluk sayılabilir. kitaplığımda epey var ama daha henüz okumaya fırsatım olmadı. o yüzden çevirileri hakkında pek bir yorum yapamıyorum. okumaya başlayınca editlerim. belki yani. paşa keyfim burada belirleyici.
Yaşımızla ilgili midir bilmiyorum. Küçükken zihnimizdeki o binbir farklı şeye kendisini konsolide edebilen ruh zamanla bir şeyler tarafından tüketilerek kendisini tek bir noktada sabitliyor. Artık bir süre sonra yeni insanlar tanımak, yeni şeyler yapmak, yeni yüzler görmek zevk vermemeye başlıyor. Yeni ihtimaller, yeni cesaretler... O küçücük hafızamızla zamanında tonla öğrendiğimiz bilgiyi şimdi öğrenirken on kat daha zorlanıyoruz gibi sanki. Manayı tek bir yerde topluyor geriye kalanı çöpe atmaya çalışıyormuşuz gibi, hayatımızdaki o temel eksik ne bunu hep düşünmüşümdür. Yani demek ki yaş ilerledikçe insanda bir şeyler kayboluyor, bir şeylerin içi boşalıyor. Bu da insanın ruhunda bir boşluk duygusu yaratıyor. Ve artık o insan hayatındaki diğer maddi , manevi, kendi yararına olacak unsurları görebilmek, değerlendirebilmek ve hayatı bu konuları düşünmeden yaşayabilmek için o boşluğu doldurması gerekiyor. işte hayat burada sorgulanması gereken bir kavrama dönüşüyor gibi.
çok azar işitirsiniz başkaları başarılı oldukları işleri öyle basit anlatırlar ki size de bir özgüven ve cesaret gelir siz de o işi yapabilirim diye düşünürsünüz lakin kazın ayağı asla öyle değildir.
Şu sıralar oldukça zor ve gittikçe daha da zorlaşıyor.
Zaten hard seviyede başlamışız amk çocuğu daha ne diye very harda çekiyorsun? Aman biraz basitleşeyim deme her geçen gün daha da zorlaş, Afferin sana...
Bazen tam ortada olmaktır her şeye her yere eşit uzaklıkta olmayı yakalamaktır ne açlıktan ölüyorsundur ne de yemekten tıkanmışsındır hem tok değilsindir hem de aç değilsindir hayat biraz da budur.
hayat acı vericidir, hayat korku doludur ve insanoğlu mutsuzudur. insanoğlu hayatı seviyor. acı ve korkuyu sevdiği için hayatı seviyor.
yaşamak, acı ve korkunun karşılığında verilmiştir bize. en büyük aldanmamız budur.
insanoğlu benliğini henüz bulamamıştır.
(bkz: fyodor mihailovic dostoyevski)
Hiç olmadığı kadar isteksiz. Ama sana bağlıyım bebeğim. Bir insan olarak sende anlam buluyorum, sendeyken yaratabilirim bir şeyleri. Bir bitkide de vücut bulabilirim ama neye yeter? Bana fazlasını ver.