hayat anladigin kadar

entry4 galeri0
    4.
  1. hayat anladığın gerçekler, aldığın dersler kadardır aslında.
    0 ...
  2. 3.
  3. hayat genellikle anladığını sandığın kadardır. yani aslında bir yanılsamadır. bir gün ilk düşüncende yanıldığını anlar ve yeni bir anlam yüklersin ki, bu yeni bir yanılsamadır. hayat canlıdır, sabit durmaz bir organizma gibi değişir durur. sense hep yeni aldatmacalarla kendini oyalar durursun başka türlü mutluluk olabilir mi?

    6 yaşındayken oğlumun söylediği gibi 'bir gün öleceğini bilerek yaşamak ne kadar acı' eğer hayata böyle bir gözle bakıyor olsak yaşamak nedir ki? bu kadar çirkinliğin, yalan sevgilerin, hırsızların katillerin içinde yaşayarak, onlarla tokalaşarak, onlarla sevişerek ve hatta onları severek, hepsi bir yana dünyaya hakim binlerce çirkinliğe rağmen mutluymuşu oynayarak ve hatta hatta buna inanarak yaşamak mümkün olur mu?
    hayat kendimize söylediğimiz en büyük yalan belkide. bu kadar çirkinliğin içinde bir çiçeği koklayarak mutlu olmak başka türlü mümkün olur mu?

    bu kadar sahte sevginin içinde hala sevgiyi aramak mümkün olur mu başka türlü, tüm kandırılmışlığına rağmen hala inanmaya devam etmekteki bu ısrarın başka bir sebebi olur mu? böyle olmasa 'yine de hayat güzel' deme cesaretinin başka açıklaması var mı?
    0 ...
  4. 2.
  5. kişinin hayatı yaşama kapasitesinin kendine bağlı olduğunu savunan cümledir. mühim olan görmektir,anlamaktır hayatı. içindeki ufak mutluluklara sırt çevirmeyip onlarla da mutlu olabilmeyi bilmektir, onları anlayabilip yüzleşebilmektir...
    0 ...
  6. 1.
  7. yaşadığın andan ve anladığından ibarettir hayat düşüncesinden yola çıkan önerme.

    birmingham sarayı' nda doğan bir kadının hayattan anladığı, gümüş takımlarla ve kurşuni yalnızlıklarla yapılan kahvaltı gibidir. muğla' nın bir köyünde kerpiçten bir evde doğan bir kadının hayattan anladığı, ekmek parası için pazarda sattığı on demet maydonoz kadardır. iki kadın yer değiştirse inanın hayattan anladıkları da yer değiştirir.

    17 yaşında daha ilk flörtünde aldatılan bir genç kız için aşk yoktur ve kocaman bir yalandan ibarettir.. oysa 17 yaşında erkek gibi kokan, erkek gibi bakan ve erkek gibi seven biriyle tanışan bir genç kız için aşk ;artık vazgeçilmeyecek en keskin gerçektir.

    hayat bazen dokunduklarından, bazen gördüklerinden, bazen kokladıklarından, bazen hatırladıklarından bazen de unuttuklarından ibarettir.

    hayatın bir kokusu vardır.evlerin, insanların, duyguların kokuları vardır, yalnızlığın, mutsuzluğun, tutkunun , heyecanın, arzunun kokusu olduğu gibi.

    eğer perdeleri sararmış bir evin penceresi önünden geçerken, içerideki solgun ışığı görür ve dışarıya sızan küf kokusunu burun delikleriniz algılarsa, bilirsiniz; içeride yalnızlık vardır, mutsuzluk vardır, terkedilmişlik vardır..

    eğer perdeleri açık, kristal avizeleri tavandan sarkan, kahkahaların dışarıya taştığı bir evin yakınından geçiyorsanız, balkon kapısından dışarıya taşan taze meyve kokuları, demli çay kokuları size o evdeki bağlılığı, mutluluğu, sevgiyi anlatır.

    hayat anladığın kadardır ve anladığın kadar büyürsün, acı çektiğin kadar olgunlaşır, inandığın kadar yakalar, korktuğun kadar kaçarsın..

    (#847939)
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük