kimine göre günler, kimine göre haftalar veya aylar ve kimine göre yıllar sonra, bir zamanlar bunu yapmıştım veya yapıyordum diye düşünüp acaba şu an ne haldedir veya ne yapıyordur diye maziyi akıla getirme düşüncesidir.
misal en son 12 yıl önce buraya giri göndermişim. vay be diyor insan. bir zamanlar neydik, ekşi, ulu vs sözlük camiasında hararetliydik. şimdi gidip bir de ekşi ye bakayım.
Adam şapkasına rastladı sokakta
Kim bilir kimin şapkası
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kim bilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı.
Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
Adam bulut gibiydi, hatırladı
Adamın ayaklarının altında
Yıldızların yıldız olduğu vardı
Adam yıldızlara basa basa yürüdü
Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.
Bazen aklıma küçük küçük anılar geliyor, aa böyle bir şey yaşanmıştı vay be unutmuşum havasına giriyorum. Bu çok acı çünkü bir zamanlar hiç aklımdan çıkmayan şeyleri şu an yavaş yavaş unutup hatırlayınca da bir garip oluyorum. Bazı şeylerin değeri zamanında bilinmeli, sonra çok geç oluyor.
hatırlamak için, her zaman unutmuş olmak gerekmeyen durum. hatırladığım kadarıyla ile, söze başlamak diye bir şey var. ki zaten, hatırlıyorsan tamamen unutmamışsın demektir. unutmak hepten, o neyse artık onu zihinde bırakmamak demektir.
bazen bir sarkida, bazen bir sesde yada ne bileyim beyinimizin oynadığı herhangi bir oyunda olur olmaz yerde canınız yanar ya birden o gelir aklınıza, fikrinize unutmak icin beyninizi kazimak istersiniz ama onu ölene kadar hatırlayacaginiz gerçeği hic gitmez..
gündüzleri bir şey yoktur arkadaşlarla aileyle bir şekilde vakit geçirilir fakat gece kendiyle baş başa alır insan.gündüzleri ruhunu emen uyku geceleri uykusuzluk olarak dikilir karşısına uykuya dalmadan hatırlananlar geçer insanın gözlerinin önünden uyandığında da rüyalarında hatırladıklarını görmenin bilinciyle uyanır. o yüzden hatırlayan birisi uyku ile uyanıklık arasında bir arafta döner durur. pervanenin mum ışığında döndüğü gibi her döndüğü tur her hatırlanan anıdır.geçtikte mest olur pervane muma teslim olmuş kanatlarıyla
birini hatırlamak bazen iyi bazen kötü. boş kaldıkça hep hatırlar insanoğlu. ben o yüzden beynimi beş dakika bile boş bırakmıyorum. olur olmadık şeyler hatırlıyor namusuz. hatırlama diyorum söz geçiremiyorum. o yüzden hep hep koşuşturmaca yaratıyorum kendime. ama mesela kapıdan girerken, çorba içerken, duş jeli sürerken. yani her olur olmadık durumda hatırlıyorum. bazen iyi bazen kötü. eskiden hep iyi anardım zaman geçtikçe kötü huylarını daha bir görür oldum. sen beni hiç sevmemişsin ben ne kadar körmüşüm. allah yanıltmasın kimseyi doğru yolsan çıkarmasın. herkes gönlü kadar mutlu olsun.
hatırlıyor işte insan zaman aşımına uğrasak da. hatırlamak istedikçe hatırlıyorsun.
hatırlamanın kardeşi de olsa içinde biraz fluluk gizlidir. anımsamak gölgeli, flu hatırlamaktır; hatırlamanın o keskin eminliği yoktur. gözün ısırması gibidir. ama diğer yandan anımsanın insanda uyandırdığı duygular da fludur, keskin değildir. anımsanın getirdiği kötü hislere, kötü anılara dahi şüpheyle yaklaşılır, tabi iyi anılara yaklaşıldığı gibi.
zamanın ötesinden gelen edit: anımsamak başlığını kim hatırlamak'a taşıdı lan? ben bu entry'i anımsamak başlığına yazdım.
anı takmayan, zihnin kimi zaman anarşisti, kimi zaman kutsal bir savaşçısı, kimi zaman kralın soytarısı ve kimi zaman ruhunun tutsak edilmesi durumudur.
o hep vardır, sadece bir büyücü gibi şekil değiştirerek karşına çıkar, hepsi bu...