Eskiyi ve hatta kimselerin konuşmak istemediği dönemleri anlatması açısından güzel bir dizidir. Arasına her ne kadar çokça aşk serpilse de, tam bir dönem dizisidir. lakin yakında diziden babamın dahi çıkması muhtemeldir. günümüzde bildiğimiz birçok insanın üniversite yıllarını izlediğimiz dizide, bunu görmek de kanımca bünyemi sarsmaz...
Şu an tv lerde gerçekten de diğer dizilere bakılınca kaliteli olan dizidir, dönemi anlatır eski yaşanan kötü günleri ,deniz gezmişleri anlatır. Deniz gezmiş in mücadelesi eskiden solcu olup bugün sağcı olanlara biraz acı gelir heralde . Ama güzel dizidir.
çekimlerinin büyük bölümünün cihangir' de yapıldığı dizidir. hatta bir bölümü, bu yeni gelen pastacı kız, hane son bölümde ayrılan kızın evi bizim evin tam karşısındadır. akşam 8 de yemek servisi yapılır cuma günleri. 13 öküz kesmiş gibi et dağıtırlar. bizde öğrenci olarak nasibimizi alırız.
cuma gecelerimi işgal eden,yerimden kalkmadan izlediğim,türk dizi tarihine geçen en iyi dizilerden bir olan yapımdır.bir diğeri (bkz: çembeimde gül oya).insanın 60'larda yaşaması gelir içinden.
bir aşk bu kadar şahane anlatılır hissettirilir.Ahmet ile Yasemin'in birbirine bakışları dokunması insanın içini titretir.böyle bir aşk var mıdır dedirtir.
arada annem izlerken bakınıyordum, çemberimde gül oya tadı vermişti.
siyasi tarihle aşırı alakam yok, 70-80'lerdeki olaylara gözüm dolmuyor o devri de hun imparatorluğunun tarihini okuyan bir kayıtsızlıkla okuyan sığ bir kişiliğim ancak bu tür yapımlar ilgimi çekiyor.
bazı oyuncular hakikaten iyi, ancak bir beren saat var ki, anlatmak imkansız. çok güzel bir kadın ancak naz elmas'tan beri bu kadar yetenek fakiri bir insan görmemiştim. ağız çevresindeki iki hareketle oynamak dışında bir şey yaptığı yok. üzgün mimik, mutlu mimik, ortalarda duran mimik. bunlar da ne üzgün ne de mutlu oluyor aslında işin acısı o... diğer kadın oyuncular çok daha iyi.
ahmet cok cekicidir. Cok egitimlidir. cok demokrattir. cok iyi aileden gelir. cok yakisiklidir da. cok iyi giyinir. cok iyi konusur. cok duygusaldir. cok edeplidir ve kibardir. cok entellektüel ve zekidir de. ve bunu gören her kiz ona asik olur, agzi sulanir. bu arada adnan menderes asilir ve 60 larda ögrenci ayaklanmalari cikar. fakat ahmet yakisikliligindan cekiciliginden bir sey kaybetmez konulu dizimizdir.
bir donem ya da donemler dizisi olarak gerekli ambiansı saglama ve inandırıcı olma konusunda basarılı, hikayeyi sürdürme ve merak edilir kılma konusunda hayli basarısız bir tv dizisi. anlatım tarzı ve oyunculuklarıyla yine de ozel bir yere konmalıdır piyasa yapımları arasında. hele okan yalabık var ki o ne guzel kabiliyettir. tiyatro tadında bir performans onunkisi.
oturup bir diziyi takip etme alıskanlıgı kazandıran tv masalı. belgesel ve fiction icice. yalnız fazlasıyla yesilcam.
deniz gezmis'in resmen malzeme yapildigi dizidir. zira kendisi ancak bu kadar igrenc, bu kadar terbiyesiz, bu kadar kötü canlandirilabilirdi.(boy-pos-endam olarak süper benzeyen bir oyuncu secmislerse de, adamin rol kabiliyetinin sifir olmasi ve konusma biciminin vurgusuzlugundan dolayi yapilan bir tesbittir yukaridaki. ayrica kendisi henüz ikinci sinif yesilcam melodramlarindan yer bulup adam akilli dahil olamamistir diziye orasi ayri)
cansel elçin faktörüyle her hafta kaçırmadan izlemeye çalıştığım dizidir. bir kaç bölümdür eski tatları bulamasamda hala izlemekteyim. yeri geldiğinde göz yaşlarına, yeri geldiğinde de kızgınlıklarıma ve hatta bazende beni yaşanmışlıklara alıp götüren dizi.
dizide hoşlanmadığım şey, bazı olayların yapılması için oyunculukların yapmacıklığa bulanmasıdır. özellikle deniz geçmiş karakteri tamamen kötü canlandırılmış. hiçte öyle biri olduğunu düşünmüyorum. yapmacıklık akıyor adeta. protestolarda bi o kadar. aşklar güzel veriliyor ama bu dizi bir tek aşktan ibaret bir dizi olmadığı için bu tip karakteristliklerinde kesinlikle iyi belirlenmesi faydalı olur.
eğer elimizde bir örnek bulundurmamız gerekiyorsa; çağan ırmak'ın unutulmaz dizisi çemberimde gül oya buna çok iyi bir örnek olur. o dizide bu tip yapmacıklıklar yer almıyordu. üstüne üstlük bir aşk ta işleniyordu.
rıza beyin karısı nezahat'ın hayranlık uyandıran değişimine tanık olduğumuz dizi. dizinin başlarındaki kocasının gölgesinde kalmış ürkek ve silik kadın gitti, kendi kararlarını kendi alan, kendine güvenen bir kadın geldi yerine.
lale mansur'un oyunculuğu ile karaktere katkısı çok elbette.
zaman olgusunun hala bir türlü acikliga kavusamadigi dizidir.
komer istanbul'a 68 kasiminda gelmeyecek miydi? e peki noel kutlamalari aralikta "69 hepimiz icin iyi bir yil olsun", sonra ayla düne göre daha iyi düzelmis, rüya hala 5 yasinda(bu kiz 60 dogumlu degil miydi ya, yani su anda 9 yasinda ve okula gidiyor olmasi gerekmiyor mu?)
ayrica,
dizi kahramani olan, sanal insan yasar'in dizide canlandirilan deniz gezmis'ten daha karizmatik oldugu dizidir.
Dudağımda yarım kalan
Söylenmemiş son sözümdün
Baki olsa da ayrılık
Aşk her daim ölümsüzdür..
Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi
Efkar kitabedir aşka demde okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili sen kanayansın
Ömrümüzün son demidir
Dönülmeyen o vedalar,
Kuşatıldık zor yıllardan,
Yarım kaldı hep o sevdalar..
Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi
Efkar mektubudur aşkın sözsüz okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili sen kanayansın
memlekette son bilmem kaç yılın (kimine göre 30 kimine göre 60) bayıltıcı sıcaklarına denk gelen kış mevsimi çekimleri yüzünden oyuncularının paltolar içinde ama pancar gibi ve terli yüzleri ile işkence çektikleri dizi.
bu arada kış ortasında pırıl ırıl güneşli hava, yemyeşil ağaçlar, vazolarda yaza özgü çiçekler göze batmıyor değil ama olsun yine de seviyoruz bu diziyi.
ahmet'le yasemin'in aşkının tutkusu seyirciye geçmiyor artık maalesef. ama hoş dizide aşktan bol bişey yok, idare ediliyor.