-doktor bey söyleyin kocama ne oldu.
+şey bunu size söylemem doğru olmaz.
-doktor benden başka kime söyleyebilirsinizki.
+önemli bir şey değil hanımefendi.
-hayır önemli bir şey ben anladım bak gözünden.
+hayır söyleyemem hanımefendi.
-ya ama sıktın çabuk söyle hadi.
+hanimefendi hayaları kangiren olmuş bizde hadım etmek zorunda kaldık özür dileriz.k*
-* şey doktor bey ameliyat sonrası kalanları ne yaptınız onları biyere gömseydik kokmasın kedi köpek yer mazallah.
doktor işi biliyor demektir.sanki söylese anlayacak. bir kaç örnek:
pnömoni
ülseratif kolit
löjyoner enterit
akut postsreptokoksik glomerulonefrit
henoch schönlein purpurası
anlar mı?anlamaz.
fakat hastalar çok sever latince konuşan doktorları.
moral bozmak istemeyen doktordur
dr: istersen daha sonra konuşalım
ben: niye kötü birşeymi var
dr: moralini bozmak istemiyorum
ben: sağol çok iyisiniz bööööööööö
bir sağlık ocağına gidersiniz
d: evet neyiniz var?
h: öksürüyorum böyle ciğerlerim ağzıma geliyor gibi oluyor
d: hmm, geçin bi muayane edelim *
muayene biter, boğaza bakılan kaşık çöpe atılır, doktor ciddi ifadeyi bozmadan yazar reçeteyi verir eline,
h: e doktor bey neymiş hastalığım
d: üşütmüşsünüz
h: heee, zatürre filan?
d: yok canım basit bi üşütme
siz üzülürsünüz, tabi yıllarca sürekli üşütüp doktora gidersiniz ama 6 yıl okumuş, latince bir sürü hastalık adı öğrenmiş doktor bir şey yakıştırmaz size be adam bana istersen latince 'domates' oldun de, nerden bileyim ben ne demek, en azından soran arkadaşlara domates hastalığına tutulmuşum, ilaç tedavisiyle geçecek bir şeymiş ama deyip havamı atabileyim, ne istiyorsun sen benim arkadaşlar arasındaki havamdan, söyle bir şey sen de kurtul ben de kurtulayım, akrabalara bayramda atacak havam olsun... *