Asıl adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin sabbah el-Hamaridir.Ömer hayyamla muhabbet esnasında "bu insanlar cennet için yaşıyorlar, ancak onlara bir cennet verebilirsen onları yönetirsin" diyerek kapitalizm savunucularına feyz olmuştur.Dumanı seven ,iletişimde kalmayı sağlayan adamdır.
Çağdaş anlamda terörizmin kurucusu diyebiliriz. Selçuklu döneminde terörü sistemli bir araç haline getiren hasan sabbah bâtıni tarikatının kurucusudur.
Korkunun düşünce ve mantık sistemini işlemez hali getirdiğini, insanları sürüleştirdiğini anlamıştı. örgütünün üyelerini dokuz aşamalı bir deneyim ve eğitim süzgecinden geçirerek seçiyordu. Katı disiplin içinde, Düşünmeden ölüme atılmak temel ilkeydi. Kendi oğlunu bile disipline uymadı diye öldürtmüştür.
Aynı zamanda Vur kaç taktiğini terörizme kazandıran kişidir.
Kendi başlattığı terörü sürdürebilmek ve ona taban kazandırabilmek için devleti de halka karşı benzer yöntemler kullanmak zorunda bırakmaya çalışıyordu. Amacı, devleti halkın gözünde zalim konumuna iterek, kendi yaptıklarını yasallaştırmaktı. En değerli vezirleri öldürtüyor ve böylece, devletin kendi kendisini bile koruyamadığını halka göstermeye çalışıyordu.
Gezgin marco polo'nun hasan sabbah ve haşhaşiler hakkında seyahatnamesinde yazdıkları :
Kendi dillerinde şeyhlerine "dinin büyüğü" anlamına gelen Alaeddin diyorlardı. Şeyh iki dağ arasındaki vadiyi kapatmış ve burayı sütten, baldan ve şaraptan akan sular, güzel huriler ve çeşitli meyve bahçeleriyle donatmıştı. Dağın şeyhi müridlerinin gerçekten cennette olduklarını zannetmeleri için burayı Muhammed'in cennet tasvirine benzetmişti. Bizim yaşlı adam dediğimiz bu efendi fedailerine iksirinden içirerek onları dörderli, altışarlı gruplar halinde bahçeye taşıtıyordu. Gerçekten cennete gittiklerini zanneden müridlerini bir göreve göndereceği zaman şeyh "Gidip şunu şunu öldüresin. Meleklerim seni cennete götürecektir." diyordu. Şeyh'in cennetine geri dönebilme arzusuyla fedailerin göze almayacağı hiçbir tehlike yoktu.
hasan sabbah, dağın tepesinde oturan ihtiyar bir adam. sultan, hasan sabbah'ın düşmanı. bir gün saraya bir elçi gelir. yav olmuyor böyle hikaye çok uzun zaten bu hikayeyi önceden dinleyenler de var. ben en iyisi hikayenin sonunu anlatayım kardeş.