kendisi en komplike suikast timini kurmuştur. bir nevi kiralık katillerle (bunlarda kendisine cenneti verdiği adamlar) istediği veya istenilen herkesi öldürebilirmiş. adam king beyler.
Hasan sabbah baba evet kürttür, Acayip otçudur sarma cigaranın mucididir otu çekip götünü ona buna vurdururmuş rahmetli zaten kürtlerde ki ibnecilik ve eşşek sikme buradan gelir.
hasan sabbah, dağın tepesinde oturan ihtiyar bir adam. sultan, hasan sabbah'ın düşmanı. bir gün saraya bir elçi gelir. yav olmuyor böyle hikaye çok uzun zaten bu hikayeyi önceden dinleyenler de var. ben en iyisi hikayenin sonunu anlatayım kardeş.
Gezgin marco polo'nun hasan sabbah ve haşhaşiler hakkında seyahatnamesinde yazdıkları :
Kendi dillerinde şeyhlerine "dinin büyüğü" anlamına gelen Alaeddin diyorlardı. Şeyh iki dağ arasındaki vadiyi kapatmış ve burayı sütten, baldan ve şaraptan akan sular, güzel huriler ve çeşitli meyve bahçeleriyle donatmıştı. Dağın şeyhi müridlerinin gerçekten cennette olduklarını zannetmeleri için burayı Muhammed'in cennet tasvirine benzetmişti. Bizim yaşlı adam dediğimiz bu efendi fedailerine iksirinden içirerek onları dörderli, altışarlı gruplar halinde bahçeye taşıtıyordu. Gerçekten cennete gittiklerini zanneden müridlerini bir göreve göndereceği zaman şeyh "Gidip şunu şunu öldüresin. Meleklerim seni cennete götürecektir." diyordu. Şeyh'in cennetine geri dönebilme arzusuyla fedailerin göze almayacağı hiçbir tehlike yoktu.