beşiktaş, 51. dakikada tümer metin'in golü ile 1-0 öne geçiyor. galatasaray'a mutlak galibiyet lazım. dakikalar 60'ı gösterdiğinde hasan kabze oyuna giriyor. 64. dakika 1-1'e getiren golü atıyor ama üstünde durmak istediğim gol bu değil.
dakikalar 90+3. tam olarak 92:38'i gösteriyor top filelerle buluştuğu zaman. birkaç saniye öncesine dönelim;
"zalad gelsin sizi kurtarsın" tezahüratı söyleniyor inönü stadı'nda. herkes 1-1 bitecek derken, bu tezahürat eşliğinde sabri sarıoğlu içeri dolduruyor topu. hakan şükür, topu kafayla indirir indirmez tezahürat bıçak gibi kesiliyor. ceza yayı içinden öyle bir vuruyor ki hasan kabze, kurtarmak ne mümkün. beşiktaş taraftarı, "şampiyonluktan edemedik" diye, fenerbahçe taraftarı "ya şampiyon olmazsak" diye bir hüzne gark oluyor... beşiktaş, santra yapmadan maç biterken, maçı anlatan ercan taner'in tabiriyle; "hasan kabze gecenin flaş ismi oluyor"
+ sallasana sallasana mendilini adnan polat kurtarsana piçlerini
- hasan kabze ve goool
+ bu maçı satanın anasını sikeyim.
artı işaretleri çarşı oluyor. orta sahada kral ağlıyor.
sonrası için;
(bkz: 14 mayıs 2006)
sıkı bir cm oyuncusu olarak hasan kabze zaten ben tarafından çok iyi bilinir, tanınır. boru değil, çanakkale dardanel'den transfer edip real madrid'e bir kaç sene içinde milyon dolarlara satmışımdır hasan'ı. bu maçı da meyhanede peder bey ile izleyen jerky, hasan dakika 80'de oyuna girerken "işimiz hasan'a kaldıysa bittik biz" diyen meyhaneci tayfasına "siz rahat olun, çakar o" diyerek haklı çıkmıştır.
tüm çarsinin bogazinda birseylerin düğümlendiği andır.hazzı büyük,seyri güzel,unutulmaz bir goldür.yaşanılası bir dakikadır.Polat gelsin sizi kurtarsın diye bagiran çarşı golden sonra bu maçı satanı biz de satarıza dönmüştür.
beşiktaş'ın kasıtlı yediği (ki maçı satacaklarını zaten başkanları açıklamıştı) şerefsizlik abidesi bir gol. sanki normal bir golmüş gibi ciddi ciddi yorumlanmış bir de.
trilyonkere izlense, trilyonkere tertemiz goldür. cordoba ile birlikte bütün inönü esnedi o topu cıkarmak için, ama olmadı. teşekkürler hasan kabze. tezahüratı yazmıyorum.*
(bkz: çocuklar inanmayın demiştik.)
o an nasıl oldum bilinmez durun da anlatayım: * olum bak şimdi biz dayımların evinde oturuyorduk, annem önüme yemek getirdi, ama lig tv yok, radyodan dinliyorum. ama iştah mı kaldı. bir baktım odaya annemin yeğenleri, görümcesi, vs doluşmaya başladı. hiç konsantre olamıyoruz maça. bide benim saçmalamaya başlayan hareketlerime gülmeye başladılar!, kudurdum anasını satim.
o değil başka maç olsa 2 dk kalmış bırakıp gidersn ama yok olum hala "Allah nasib eder inşallah" diyorum içimden.
neyse ki dedim bu kadınların arasında olmayacak ben en iyisi mi dama çıkayım orda radyodan dinlerim.
son 17 saniye, sabri sabri hakana verdi hakan şükür, pas hasan kabze gelişine şuutt ve goooooollllllllllll...
ben aynaya bakıyorum, ama zıplaya zıplaya, fırladım gooooolll diye deli oldum sandım. diz çöktüm dua ettim napim bende. *
hala koskoca klüplerin maç sattığını sanan veletleri görmemizi sağlayan goldür. lan mal mısınız malatyalı mısınız, bjk gs gibi takımların maç satması dünyanın sonu demektir bu devirde, işinize bakın. *
türk futbol tarihinin en vurucu şiirlerindendir. şairi ise o şutu çekerken kim bilir belki necip fazıl'dan, yahya kemal'den ilham almıştı. dün gibi hatırlarım radyoda dinlediğimi. 2006 mayıs ayının güzel bir akşamıydı. beşiktaş tümer'in golüyle öne geçmişti. zaten şampiyonluk yüzde 90 fenerdeydi. beşiktaş'a yenilip havluyu atacaktık. ta ki o 2 müthiş kabze golüne kadar... sezon sonu denizli faciası bizi şampiyon yapmıştı. hey gidi günler hey...