toplumun gözünde güvenilirlğini yitirdikçe, daha marjinal gruplara göz kırpmaya başlayan yazar. son dönemdeki yazılarına biraz da böyle bakmak lazım. yıllarca demokrasi ve insan hakları kisvesi altında savunmaya çalıştığı kürtlerin savunulacak tarafları kalmayınca bu güne kadar topluma demokrasi diye dayatılan ne varsa insanlar düşünmeye, yargılamaya başladı. o zaman da insanlar hasan cemal, cengiz çandar, can dündar gibilerin kime hizmet ettiğini anladılar.
yazılarını yayınladığı doğan grubunun hem halk gözündeki imajınının, hem mali durumunun kötü olduğu da dikkate alınırsa yakında başka bir gazetede yazılarını görürsek şaşırmamak lazım. zira başka tutunabileceği dal kalmadı.
"...pkk bunca yıldır ayakta durabiliyorsa, kürtlerin arasında kök saldığı içindir, ciddi bir toplumsal tabana ve sivil toplum desteğine sahip olduğu içindir. bu nedenle, terörle mücadele deyip dağda pkk'lı öldürürken, ovada kürtleri yanına alabileceğini, kürt sorununu çözüm rayına oturtacağını sanmak bir başka yanlışa işaret eder..."
1) o pkk'lının o dağa neden çıktığını herkes biliyo. madem murat karayılan denen adamın avukatlığını üstlenip adamın her lafını referans gösteriyosun, o zaman aynı kişinin geçen mayıs ayında "otuz yıl önce dağa piknik yapmak için çıkmadık ki!" lafını da söyle. bu pkk'lı piknik için değil, terör için çıktı dağa terör. dı yu nov terör?
2) "...terörle mücadele deyip..." demiş. haklısın tsk aslında kanarya sevenler derneği, canları sıkılınca da "hadi biraz eğlenelim" diyerek dağda insan avına çıkıyo. sen de haklısın.
3) "öldürürken" kelimesini kullanmasında bile bi hinlik yatıyo. "terörle mücadele" değil, "vatanını savunmak" değil, "halkını korumak" değil, "silahlı mücadele" değil. ona göre sadece "öldürmek".
bu adam milliyet'e yakışmıyo. benden de kendisine küçük bi tavsiye. reislerin, başkanların çokça bulunduğu yerlerde fazla gözükmesin. o kavanoz dibi gözlüklerine yazık olur sonra hasan'ım.
kendisi ilkeli,demokrat,insan haklarına ve hukuka saygılı bir cumhuriyet aydını olarak bilinirdi.. ancak son yazdığı yazıda adeta bir pkk militanı gibi öcalan ı savunmuş;diyarbakır ı kürdistan olarak gördüğünü yazmıştır ve maalesef kendisi hakkında düşünülen tüm etik değerleri yerle bir etmiş, bu düşünceleri yok etmiş karizmayı çizdirmiştir.
Liboş Darbeci. Cumhuriyet gazetesini liboşlastırma sürecinde hızını alamayıp bir darbe ile Yayın Kurulu'nun yetkisini "danışma" düzeyine düşürmek istemiş, bunun sonucunda bütün onemli yazarların işten ayrılmalarına yolaçmıştır. Okurların bu durumu protestosu ile gazetenin satışları gülünç düzeylere düşünce bütün amacına ulaşamayan darbeciler gibi gitmek zorunda kalmıştır. Sonradan da hızını alamayıp yaptıklarının uzerine bir de tüy dikmek için, dedikoduvari bir kitap yazma geregi duymuş günümüzde yükselen degerlerin "gasteci"sidir kendileri.
iki gündür almanya'nın dresden $ehrinde i$lenen bir cinayeti madımak ile e$le$tirmeye çalı$an kişi. alakasız iki olay. ama zorla iki olay arasında bağlantı kurmaya çalışıyor.
kandile gidip pkk elebaşı murat karayılanla görüşmesini yazarak milliyet gazetesinde pkknın propagandasını yapmıştır aleni.yok karayılan ölümlere üzülmüşmüş dershane bombalaması kazaymış mayınlar savunmaymış.allah belasını versin sana maaş verene de o gazeteyi alana da basana da dağıtanada.
bu günkü yazısının başlığı "Üç puanlık artış, Baykal CHP'si için başarı değildir!" olan yazar.her ihtimali göze almış, kendisine kıl olup okumayanların bile ne yazdığını görmesi için kendi çapında stratejik davranmış.
halbuki kıl olmayan birinin bile böyle yapan birini okumasına hiç gerek yoktur. ortaokul türkçe derslerinde öğretmen paragraf verirdi, sınavlarda bunun ana fikrini sorardı. bu insan da bundan çok etkilenmiş olacak ki birçok yazısının başlığı, yazının içeriğini net olarak anlatır. insanın bu tarz dikkat çekmeye çalışması, onun nasıl basit bir konumda olduğunu net bir şekilde ortaya koyar.
gelelim asıl konuya, yani tümevaralım...
evrimi görmek için uzun zaman beklemeye gerek yoktur. evrim denen değişimin genel mantığı nedir? değişen yaşam koşullarına en iyi uyum sağlayanların hayatta kalması ve bu işten karlı çıkması.
ben de öyleydim değiştim diyen birinin, evrimin kurallarına göre hep karlı çıkacak değişimler geçirmesi, doğanın genel yasasına tamamen uyar. bu uyum sağlama biraz da hayvansal içgüdülerin eseridir.
fakat ortada ters bir durum vardır. bu değişimlerden karlı çıkmak için hareket edenler ve başaranlar hayvanlar olsa dahi, geçmişte yaptıklarına bu kadar takılı kalıp eleştirmezler.
hasan cemal de, nedense, hep içinden karlı çıkacak dönüşümleri gerçekleştirmiştir ve evrimin en büyük kanıtıdır...
hakkında o kadar yazılmış; ancak tank sesiyle uyanmak ve demokrasi korkusu isimli kitaplarının okunulası olduğunu düşündüğüm yazar. babama fizik ve düşünsel olarak da çok benziyor bu arkadaş.
" Kimse kızmasın kendini unuttu
Hasan Cemal Milliyet'te diyor ki, " benim günlüklerim öyle değildi. "
Unutmuş olabilir mi ?
28 Kasım 1982 tarihli günlükte Orgeneral Necdet Üruğ ile yaptığı " gizli " görüşme notları var. Ürug Paşa sivil ve gayet şık giyinmişti. Rahat koltuklara oturduk. Ihlamur; Yalçın Doğan istemeyince " sizin de çikolata hakkınız var " diyerek kristal çanaktan Madlen çikolata çıkardı.
Bu üslup Mustafa Balbay'ın günlüğündekine benzemiyor mu?
Üruğ Paşa ile görüşme notlarını yazdıktan sonra diyor ki; Üruğ Paşa bir bakıma halef-selef oldukları Birinci Ordu Komutanı Haydar Saltık Paşa'yı eleştiriyordu.
Bu yorum da Balbay'ın günlüklerine benzemiyor mu ? Balbay da komutanların " 1 numara " dedikleri Genelkurmay Başkanı Özkök'ü eleştirdiklerini not etmiyor mu?
Ah Hasan Cemal ah! Demek sizin günlüğünüz öyle değildi ...
Üruğ Paşa'nın sizden " ricası " bile olmuş; YÖK'e dokunmayın.
Keşke gazeteci-kaynak ilişkilerini hep sorgulasak, basının güven kaybına neden olan bu ilişki tarzını hep eleştirsek. Ama dün olmamış gibi davranmayarak! Öyle değil mi Hasan Cemal?
Günlüğünüzden örneklere devam edelim ...
26 Şubat 1983 tarihli günlüğünüzü anımsatalım :
" Saltık Paşa ile bugün Boğaz'da Kalender Orduevi'nde yemek yedik. Sivildi; yanında kurmay başkanları. (...) Boğaz'a bakan geniş salonda denize dönük rahat koltuklar.
Yanınızda Güneri Cıvaoğlu, Rahmi Turan, Çetin Emeç gibi gazeteciler de var.
Tıpkı Balbay'ın yanında olduğu gibi...
12 Eylül 1980 askeri darbesinin o zorlu günlerinde Gazeteci Hasan Cemal gözaltına alıp günlükleri ele geçirilseydi o dönemin basını ne yazacaktı dersiniz ?
Anımsatmak bile istemeyiz !
Öyle değil mi Hasan Cemal ?
Nereden nereye
1991... Ankara... Mustafa Balbay'ın evi ... Nadir Nadi yeni ölmüş ... Hasan Cemal ve arkadaşları Özal'la beraber liberalizme doğru çark ediyorlar ...
Tuncay Özkan söz alıyor : " Kesinlikle ilhan Abi'nin peşinden gitmeliyiz. "
Ve sıkı durun, onu çok ilginç bir isim destekliyor ... Yasemin Çongar ! " Evet bence de! ilhan Selçuk'un yolu doğru ! "
Hakan Aygün, Semih idiz ve Faruk Bildirici ise birbirlerine bakıyorlar ve ' Yarın karar verelim ' diyorlar ... Daha sonra Hasan Cemal safını seçecekler ...
O gün ilhan Selçuk'la kalınmasını savunan çok ilginç bir isim daha var: Doğan Akın ! O ki yıllarca Balbay'la Cumhuriyet'in Ankara bürosunda çalışmış. Ve şimdi yönettiği tempo24.com.tr adlı haber sitesi Balbay'a ait olduğu iddia edilen günlüklerin sızdırıldığı yer ... ilginç değil mi?
bugünkü milliyet sayısındaki yazısıyla ne kadar cahil ve işine önem vermeyen bir yazar oldugunu göstermiş yazar(ımsı). galatasaray'ın fransa'da bordeaux ile oynadıgı macla ilgili dileklerini kaleme almış. galatasaray'ın ali sami yen'de turu gecmesi halinde ilk sekize kalacagını iddia ediyor. bu kadar da vurdumduymazlık olmaz. önce git bi araştır be adam. bak bakalım kac takım su an mac yapıyor? 16 mı 32 mi? gs turu gecerse son 8'e mi kalcak son 16'ya mı? milliyet'e böyle bi yazar gercekten yakısmıyor.
yaptığı keskin dönüşler sebebiyle "dönme" konusunda ne kadar iyi oldugunu anladıgım yazar. diğer deyişle tayyibin hasan abisidir. ama son zamanlarda abisi kızmaktadır tayyibe,ah tayyip neden aydın doğanla tartıstınki sanki? bak hala düzelmedi aranız abinle. abisi affet, aydın dogan sana ne veriyorsa o da 5 mislini versin affet. bak özel uçağında her zaman yerin hazır. iste uçağını sana versin yenisini alabilir o. gel etme eyleme.
bu kişinin bizzat babasının babası yani dedesi cemal paşa kürt aşiretlerle birleşip diyarbakır ve çevresindeki ermenileri kıtır kıtır kesmiştir.evet bildiğiniz kıtır kıtır.hatta dicleye atılan ermeni cesetleri sonucunda nehrin günlerce kıpkırmızı aktığı bizzat diyarbakırın yerel halkı arasında efsane olmuşur!
(bkz: çüş)
bir zamanlar cumhuriyet gazetesi'nin genel yayın yönetmeni olan gazeteci yazar. gazete genel yayın yönetmenliği döneminde liberal çizgiye kayacak, ilhan selçuk ve uğur mumcu gibi popüler yazarlar istifa edecek, tam bir gün sonra gazete'nin tirajı 110.000'den 40.000'e kadar gerileyecek ve hasan cemal istifa etmek zorunda kalacaktır.
isminden objektif filan diye bahsedilen, o denli objektif ki cumhuriyet gazetesini, bir çalışanıyken çökertemeyip şimdi dışardan laf atarak kitap mitap basarak çökertmeye çalışan yazıcıdır. yazıcı, yazar değil... orhan pamukgiller familyasından olduğu tahmin edilir.
vakit, zaman, samanyolu gibi organlar perinçek'i apoyla resmi var diye hain ilan ederken, hasan cemal hakkında bunları demezler.
ne perinçek'i severim ne hasan cemal'i. ikisi de gazetecilik adına apo'yla görüşmüşlerdir zamanında. ikisi de hain değildir. ama dini organlar perinçeki hain göstermeye pek bayılırlar.