bu haftaki NTV cumartesi programında hem Roboski'de bir senedir dinmeyen acıya hem de ODTÜ'deki mücadeleye değinen can insan. Bu benim onu neden bu kadar çok sevdiğime bir yanıttır.
eğer ki yaşamımım tamamını tek bir kişiyle geçirecek olsaydım, seçeceğim yegane kişi harun tekin olurdu. onunla günlerce konuşabilirim, şarkı söyleyebilirim, susabilirim... herşeyi yapabilirim kısaca. hem de gözlerimi bir an bile ayırmadan! *
suratına bir yumruk atsam, altından terminatörde olduğu gibi metal bir kaplama çıkacağını; kafasını baltayla uçursam boynundan kan yerine devrelerin ve elektrik cızırtılarının fırlayacağını düşündüğüm robotik bir tipe sahip atarlı sözlere sahip şarkıların sesi ve hepsinden öte fikret kızılok şarkısını yeniden yorumlamasıyla gönlümde yeri olan solist.
fikrini söylemekten çekinmeyen, gerekirse kendi grubundan biriyle bile* tartışmaya girebilecek kadar cesur kişilik.
cesurluğu bir yana, felsefe okumuş olması ve gayet üst seviyede olan genel kültürüyle diğer sanatçılardan hep bir adım öndedir harun. çoğu kalemi satılmış köşe yazarlarına inat sanatçı kişiliğiyle bir şeyleri fark ettirebilme uğraşı içerisindedir kendisi. zizek'e cüneyt özdemir'in programında sorduğu soru ve akabinde zizek'in "sizin rock starlarınınız böyle sorular soruyorlarsa sırtınız yere gelmez" sözü her şeyi anlatmaktadır zaten.
müzikal açıdan da gayet başarılıdır ayrıca. güzel sözler yazan ve hoş bir sese sahip solisttir kendisi. detone denen kavramı tanımaz olup fikirlerini şarkılarına özgürce yansıtabilmektedir.
bunun gibi insanlardan daha çok olsa dedirttiren bir kişilik.
ülkemizdeki en etkili, şahane sese sahip vokallerden biri. hatta rakipsiz. kendisini de grubunu da severiz. kalbimin tam ortasındadırlar.
ses tonundan fazlasıyla etkilenen biri olarak; harun tekin' in sesi insanı kendine bağlar, hatta taptırır.
mor ve ötesi grubundan burak güven ile rock'n talk ekibiyle çukurova üniversitesi'ne gelen mor ve ötesi solisti. kendisini zaten severdim ama bugün daha bir sevdim kafa adamlar. ayrıca mart gibi rock'n dark yarışması vesilesiyle konserleri olacakmış.
bursa'daki bir konserde 30 sn'lik intro'nun ilk 5 saniyesinde geri geri yürüyüp davulun üstüne düşmüş birtanecik solistimizdir. sonra toparlayamamış bütün şarkıyı gülerek söylemiş.
bunu da şu anda trt müzik'teki fuat güner'in programında öğrenmiş bulunuyorum.
sahne performansi goz dolduran, ictikce cosan, sevimli, guzel sesli, yetenekli, yenilesi *, kolpa anarsist / tuzu kuru / cakma solcu, vb. gibi sifatlarla itham edilmeden sadece muzigi ve sozleri dinlenesi bir adamdir.
mor ve ötesi'nin solisti olmasının ötesinde farklı mecralarda da rastlayabileceğiniz (oyunculuk, sunuculuk.. gibi) futbol sevdalısı, güzide, karizmatik kişilik. şarkı söylemeseymiş eğer büyük ihtimalle kendisini futbol sahalarından tanıyabilirdik gibi sanki, futbolcu ya da teknik direktör olarak.
kısa devre programına kadar çok birikimli olduğu düşünülen, o programda sergilediği entellektüel seviye ile müziğinin iyi olduğu düşüncesine varılan kişi.