"Paskalyalı her Netam'ın yanında, poşulu bir Xırbo var.
Onüç çenesini sıvazlayıp soruyor:
"Niye çift çift iniyo yahu bunlar?"
Tefail yanıtlıyor:
"Onlar kardeştirler, ayrılmazlar..."
Bu kez Sonyamuk salağı, kalemini dişleyerek soruyor:
"Ya ayrılırlarsa?"
Tefail bir puro yakıp kederle gülümsüyor.
"Olsun," diyor, "yine de kardeştirler."
16'dan başlayıp 00'da biten 17 babdan oluşur, T.Uyar'ın şiirinden ibaret bab 00 dışında her babda bir Anadolu ağıdı epigraf olarak kullanılmıştır. Bab isimleri ve kullanılan epigraflar aynen şöyledir:
Bab 16
Terkip
"Pınarbaşında oturdum, ahreti seyre durdum..." Bursa ağıdı
Bab 15
Tetkik
"Yenişehirin yeşil düzü, anam çıkaramaz güzü..." Burdur ağıdı
Bab 14
Tetik
"Çığırtkanlar ağıt yakar, yarim taşıma bakar..." Bolu ağıdı
Bab 13
Tercih
"Meydanlıktır yatağımın, halim yoktur kalkayım..." Bitlis ağıdı
Bab 12
Tedavi
"Mirzana yolum var, dağ başında ölüm var..." Bingöl ağıdı
Bab 11
Teşne
"Asriydim mazi oldum, daha gençtim gazi oldum..." Bilecik ağıdı
Bab 10
Tespih
"Başçeşmeden su akmazi kurşun amana bakmaz..." Balıkesir ağıdı
Bab 09
Tedbil
"Kemerde yetişemez incir, kefenimde kara zincir..." Aydın ağıdı
Bab 08
Tefekkür
"Kohaya giden dönmez, ciğerimde yangın sönmez..." Artvin ağıdı
Bab 07
Terbiye
"Andızlıya koydular beni, meleklerden sordular beni..." Antalya ağıdı
Bab 06
Teğel
"Karşıyaka karanlıki erken geldi ayrılık..." Ankara ağıdı
Bab 05
Tevdi
"Tekirdede sakalın yok, ben ölmüşüm bakanım yok..." Amasya ağıdı
Bab 04
Teşrif
"Belediye taşıma yazmadı, çukurumu kimse kazmadı..." Ağrı ağıdı
Bab 03
Telef
"Kocatepeyi sel almış, genç ömrümü yel almış..." Afyon ağıdı
Bab 02
Bin elma mor ayva
"Karapınar taşar gider, bir canım var akar gider..." Adıyaman ağıdı
Bab 01
Tezkere
"Akkapıdan çıktım dönmedim, erenlere baktım görmedim..." Adana ağıdı
Murat uyurkulak'ın ikinci romanı. ama ne roman! türlü garipliklere sahip sayısız karakter, birbirinin içine girmiş onlarca mizah dolu olay, ve bizzat tanrı ile meleklerin dahil olduğu büyük bir komplo! ne var ki tüm bu mizah ve hızlı kurguya rağmen son derece acı bir ağıt aynı zamanda. güneydoğu'da uzun yıllar önce yanan bir ateşin ardında bıraktığı külleri gözümüze gözümüze sokuyor uyurkulak. ayrıca ilk romanın aksine son derece rahat, hatta yer yer ihsan oktay anar'a benzer bir dil kullanılıyor bu romanda (yazar, i.o.a.'nın büyük bir hayranıdır). kısacası, muhteşem...
ece ayhan'ın
"yalnız ortadoğu'da el altınd satılan bir atlas
kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz"
dizesiyle açılışı yapan "insanın ruhuna erişeceksen deliğinden değil yarasından gireceksin" le bütün nokataları koyan birgün gazetesi yazarı murat uyurkulak'ın romanı.
turgut uyar'dan yapılmış alıntı, "yokuşyola" isimli şiirdendir. ithaflarla ve diğer alıntılarla birlikte, şiirin tamamı okunursa, daha da anlamlı hale gelir o alıntı.
bir murat uyurkulak şahaseri. anlatımına, metaforlarına hayran olmamak elde değil. her şeyden önce o kadar akıcı, coşkulu bir üslubu var ki pek çok polisiyeden daha sürükleyici bu haliyle. son cümlesiyle gözlerimi doldurmuştur;
--spoiler--
olsun dedi tefail yine de kardeştirler.
--spoiler--