--spoiler--
bugün çoğu ülkenin "scanner" dediği sülfata türkçede "yazıcı" denmiş gayet de olmuştur. türkçe yetersiz diyenlerin hepsi yalancıdır. onların savunduğu hormonlu türkçedir (#15390364)
--spoiler--
yazmıştır. cehalet kötü şey.
scanner: tarayıcıdır.
printer: yazıcıdır.
printer kelimesini yazıcı kelimesi karşılamamaktadır. baskı makinesi daha doğru olur ama o da yeterli gelmez.
bu arada sülfat ne ola ki ?
divan-i lûgat i türk'ü okuduğunu söyleyen yazar. orijinalini bulamadığım için, ben kültür bakanlığı yayınlarından sadece günümüz türkçesi ile yazılmışını bulup okumuşumdur yaklaşık 20 sene önce. varsa kendisinden orjinalini hediye etmesini beklerim. ayrıca teknik terimlerden biri olan scanner kelimesinin söz konusu eserde olmadığını da bilirim. ayrıca dilimizi sadeleştirelim diyen güneş-dil teorisyenlerine de burdan küfürlerimi yolluyorum. oturgaçlı götürgeç kafalı insanları kınıyorum. dilimizi düzgün kullanalım ama saçmalamadan bir zahmet. evrak kelimesi varak kelimesinin çoğuludur ayrıca. yani belge ya da belgeler anlamının dışında anlamlarda ihtiva eder. (içerir) netice itibari ile (sonuç olarak) bazı kelimeler (sözcükler) lisanımızı (dilimizi) zenginleştirir.
alim bir yazarımız. bu arada sülfat ne ola ki diye sormuştum. lutüf buyurup cevaplamamışlar. ben yazayım: sülfürik asidin tuzu veya esteri. yani ortada sülfirik asit tuzundan müteşekkil bir scanner var. aman yarabbi ne tür bir beyin fırtınası bu. bu alimin eteğine yapışmak gerekir.
minibüs şöförüdür bu aralar. hamsi tavayı getirir aklınıza, alıp götürür piknik alanlarına, mangala. aslında özünde iyidir ama bazen kötü huyları insanı çileden çıkarır. yine kalemine kuvvet klavyesine sağlık diyelim.
çok sağlam yazar canım. Ulan adamın kendine anasının memesinden çıkan süt kadar helal gördüğü herşeyi başkasının istemesine tahammülü dahi yok... Sonra yazarmış... Ne yazıyorsa artık... Ayrıca atatürk ile ilgili baya baya masal dinlemiş yavrucak... E tabi şimdi gerçekleri öğrenmeye başlayınca sudan çıkmış balık gibi nefessiz kalıyor.
Son olarak ona ve türevlerine dostoyevskinin şu sözünü hatılatıp gidiyorum...
-hiçbir kurgu gerçek kadar çarpıcı olamaz.
Meali:sizin kurgunuz gerçek yanında kenar mahalle dilberi kalıyor. Ucuz kişilikler sizi...
la bu nasıl bi sıralama? audi, golf, focus, peşine 307 mihr ?? eheh 308 desen, ben audi 3 ün altına koyacak kadar severim, takdir ederim o arabayı ama 307 ne be dostum. bok gibi o arabalar... bildiğin kalas, odun. çoluğum çocuğum olsa, yakıt tüketimi ve boyutları dolayısıya 307sw alırdım belki, panaromik tavan, geniş iç hacmi falan güzel emme, hb 307 alınmaz hacu. vazgeç o sevdadan, birdaha da ağzından 307 lafını duymayayım allah belamı versin fena yaparım!
bilgisi dahilinde olmayan konularda sallayan bir yazar arkadaş. şuan foça'da kırkağaç'da hala er/komando eğitimi olduğunun sanan biri. neymiş efendim pkk'lı militanlar süper adammış, attığını vuruyormuş bizim askerler bir boktan anlamıyormuş pkk ondan bitmemiş.
hele şöyle bir yorumu var akıllara zarar...
--spoiler--
f 16 sı, skorskysi, cobrası, tankı olmayan 15.000 tane adamı 1 milyon askerle hala yenmedik.
--spoiler--
skorsky'yi saldırı aracı falan sanıyor herhalde arkadaşımız. skorsky lerimiz olmasına rağmen pkk yı bitirememişiz falan fıstık. güzel şeyler bunlar yani ağaçlar ormanlar temiz hava falan.
hala pkk yı düzenli ordularla karıştıran sığ bir yazardır kendisi. artık sokaktaki çocuk bile biliyor onların arkadan vurup kaçtığını arkadaş sokaktaki çocuk bile değil yani.
--spoiler--
kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
canı cananı bütün varımı alsın da hüda,
etmesin tek vatanımdan beni dünya da cüda.
--spoiler--
kendisiyle uzun soluklu ve seviyeli bir tartışmada bulunduğumuz yazar. bir yere varabildik mi? elbette hayır. zaten amaç da bu değil. perspektifimize, ufkumuza bir katkısı olduysa ne mutlu, bence.