fıkralar literatürümüzün işe yaradığı ve cuk oturduğu söylemlerdendir. efendim fıkra şu:
Bir gün ingiliz vampir, japon vampir, ve temel vampir kan emmeye gitmişler.
ilk ingiliz Vampir gitmiş. ağzı burnu kan içinde dönmüş.Sormuşlar;
-nerden buldun bu kadar kanı?
ingiliz vampir cevaplamış;
şuradaki evi görüyor musunuz? ben oradaki adamın kanını emdim.
sonra japon vampirin karnı acıkmış , gitmiş.
o da ağzı burnu kan içinde dönmüş.
hepsi sormuşlar;
-nerden bu kanlar?
japon vampir cevaplamış;
-şuradaki sarayı görüyor musunuz?işte ben oradaki kralın kanını emdim.
sıra temel vampire gelmiş.O da gitmiş ağzı burnu kan içinde dönmüş.
yine sormuşlar;
-nerden geldi kanlar?
temel vampir demiş ki;
-şuradaki direği görüyor musunuz?
cevaplamışlar;
-evet
temel vampir yine sormuş;
-peki, onun yanındaki ağacı görüyor musunuz?
cevaplamışlar;
-evet
temel vampir;
-işte ben o ağacı göremedim.
zavallı bir insan söylemidir. gariban halkın daha rahat bir hayatı görmediği için içinde bulunduğu duruma şükretmesi durumuylada açıklanabilir. gerçekten kriz olmadığına inanan insana kızmamak gerekir. çünkü zavallı vatandaşım aslında yıllardır kriz ortamında bulunduğundan, alışmışlıktan dolayı kriz varmı yokmu bilemez. sonra da çıkar '' hani nerde kriz falan yok'' diye zırvalar.
adamın birine sormuşlar '' tavuğun en lezzetli yeri neresidir? '' diye,
cevap vermiş ''göğüs tarafıdır'' diye,
olurmu kanadı but tarafları daha lezzetlidir demişler,
tekrar cevap vermiş'' başka bir tarafını hiç yemedim ki'' diye.
velakin bırakın tavuğun etini götünü yemeyi, kuş yumurtası kadar bir yumurtayı bile sofrasına koyamayan milyonlarca insanın olduğu ülkemizde vatandaştan nasıl kriz yorumu beklersiniz ki. yıllardır aynı hikaye, çöpe atılan ıspanak fiyatıyla, üretim fazlası beyaz eşyanın taban fiyatıyla,* enflasyon hesaplayıp yüzde bilmem kaç düştü diye yutturmak iki süslü lafla da peynir gemisini yürütmek bu ülkede gelenek haline gelmiş. aman sakın ha bir kuş olarak düştüğünüz bokun içinden çıkarmayın kafanızı kedi falan kapar sonra.
ülkede ekonomik kriz vardır zaten. hala çıkmasını mı bekliyorsunuz? hükümetin, bu kadar pembe tablo çizmesinden de mi şüphelenmediniz? halk isyan etmiyorsa, isyan etmeye korktuğundandır. yalanlarla, baskılarla, dayaklarla saklayalım bakalım ekonomik sorunlarımızı. korkutalım, sindirelim insanları. sonra da bir kaç tane hükümet yavşağı çıksın, "ekonomi süper lan, ulu tayyip" falan desin. her gün bir esnaf kepenk kapatırken utanmasın şakşakçılar.
biz yiyormuş gibi yapıyoruz ya, yemiyoruz. basiretimiz bağlandı, korkuyoruz. hadi bakalım koşturun uygun koşullarda atlarınızı.
çıkmaz tosunum çıkmaz. sen ağaya kul olduğun müddetçe sofrandan yağla bal eksik olmaz.
edit : bektaşinin biri bir köye girerken oradan çıkmakta olan çok güzel giyimli, çok güzel bir atın üzerinde bir adama rastlar ve sorar:
- söyle yiğidim kimsin sen? adam gururla bakar ona:
-ben abuzer ağanın kuluyum. bektaşi açar ellerini göğe doğru:
-ey rabbim bir abuzer ağanın kuluna bak, bir de kendi kuluna bak.
Su anda yasıyorum... Ne anlatırsanız anlatın... 7 sene konservatuvarda okudum ve sanat seven bir öğretmenimin sınıfında ufak bir ücret karşılığında derse giriyorum... Ben ülkemde işsizim.
dış borç 60 milyar ( milyon değil ) dolar (tl değil) iken - sorulması aptallıktan olsa gerek - sorudur. Bu görüşteki dangozun çalışmadığına neredeyse emin olmakla beraber, mutfak alış verişini kazandığı parayla yapmadığına, bir elektrik ya da su faturası ödemediğine bahse girerim.