uyuşturucu çarkındaki pis işleri ortaya çıkan ve de tutuklanan emniyet genel müdür yardımcısı emin arslan'ı şiddetle savunan bu adamın, yazdığı kitapla ''emin arslan'ı suçsuz yere indirdiler, sıra bana da geliyor'' gibi bir izlenim verip, bu kitabı kendisini aklamaya çalışmak için değil de, sözde, cemaatin, kendisini de suçsuz yere ortadan kaldırabilme ihtimalini engellemek için yazdığını ima etmesini, bunu da gizli bir niyetmiş gibi alttan altta hissettirmeye çalışmasını çok takdir ettim.. özellikle, herkesçe bilinen, ''cemaatin, kemikleşmiş vesayet sisteminin parçası olan güvenlik teşkilatlarında kadrolar edinmesi'' gibi hassas bir konuyu kullanarak kendisini temize çıkarma girişimi çok profesyonelce... ne de olsa, yılların deneyimli polisi değil mi, işini biliyor adam?..
gerçekler ortaya çıktığında, şimdi konuşan birçok insanın morun tonlarında renkler alması ve ne rastlantıdır ki, şu sıralarda ergenekon sanıklarıya bağlantıları da ortaya çıkmaya başlayan hanefi avcı gibi kirli devlet adamlarının da hak ettikleri gibi mahkum olmaları kaçınılmaz.. ama en güzeli, şimdilerde ileri geri konuşanların bir sınavı daha, yeni şeyler öğrenmiş olarak atlatması olacak...
hanefi avcı için şu son kitabı olmasa demeyeceği bırakmayacak insanların bir kitap uğruna sahiplendiğini görüyoruz. çoğuna sorsan kitabın yüzünü de görmemiştir. kitaptan önce derin devletin adamı mehmet ağar'ın bir benzeri muamelesi görürdü. solcu örgütler suikast düzenlemek için fırsat kollardı. şimdi gördüğünüz gibi cemaat hakkında 2 sayfa birşeyler yazmış diye ne yazdığını da bilmeyen solcular sahip çıkıyor. helal olsun size. iki sayfada cemaatleri dolayısıyla iktidarı eleştirdi diye adamı melek yaptınız. derin devlet hakikaten iyi çalışıyor. öyle adamlar yetiştirmiş ki kimi nerden yakalayacağını çok iyi biliyorlar.
yarın hapisten çıkıp dp'den milletvekili adayı olursa şaşmayın. demokrat parti derin devlet elemanlarının açığa çıktıktan sonra ki son sığındıkları adres...
bu solcular ne zaman akıllanacaklar bilmem. o destek verdiğiniz adam bizden çok siz solcuların peşinde, fırsat bulsalar hepinizi deniz gezmiş'in kaderiyle buluşturacak. ama "cemaat ve din düşmanısınız" ya düşmanımın düşmanı dostumdur deyip denize düşenin yılana sarıldığından beter pozisyona düşüyorsunuz. maalesef asıl düşmanınız solcularla sağcıları birbirine düşürüp prim yapan bu derin devletçi sağcılar. biz onlardan yana değiliz diye bize ters davransalar da onların düşmanı bizler değil sizlersiniz. iki gülücük attı diye çok sevdiniz. daha 12 eylül'ü kim yaptı, 12 eylül'ü kim devam ettiriyor farketmemişsiniz. 28 şubat'ta laikliğe az bir prim verdiler diye derin devletçileri kendinizden sandınız. laiklik bahane, derin devlet şahane...
pis işlere bulaşmaya namzet arkadaşlara pozitif örnektir. ya uçkuruna sahip çıkacaksın, ya da derinlerin adamı olmayacaksın. ben hem i.neliğin her türlüsünü yaparım, hem de düzenin önüme sunduğu hatunu düzerim diyorsan; düzdürmezler arkadaş.
kitabından sonra bana yaşarken cehennemi yaşatacaklar demişti yaşanan bu gelişmeleri(tutuklamaları) ön görmüş olsa gerek.Ne cemaatmiş arkadaş facebookta eski ülkücüler grubunu kurdu, mezarlıklarda ölüleri kaldırmaya çalıştı, polislik sınavının sorularını götürdü, şimdi işine gelmeyenleri suçlu ilan etmeye başladı. yaşananlar hakkında ileride günah çıkartanları şimdiden tahmin edebiliyorum.
amerika'da pentagon'un sırlarını açıkladığı iddia edilen kitabın piyasaya çıktığı anda bitmesi gibidir. devlet tersine gelince ne hak tanıyor ne hukuk. hukuk zaten yapboz brnim sevgili iktidarıma...
işte bilinçli halkımızın kendisine layık gördüğü demokrasi.izleyelim daha bunlar fragman sanki.Hanefi Avcı avukat istemeyip susma hakkını kullanmıştır.
30 eylülde herşeyi açıklayacağım dedikten sonra gözaltına alınmış sonra tutuklanmış emniyet müdür.
Ülkemizde demokrasinin 'evet'lerle ne kadar ayaklar altına alındığını görüyoruz. Kitap yazmak suç sayıldı, yazarları içeri tıkılıyor? allah aşkına birde tayyip fanatiklerinin sayısı gittikçe artıyor. Cemaatle hükümet ilişkisini kanıtlarla gündeme getirecek herkes susturuluyor, içeri alınıyor.
Tsk'yı savunmak suç oldu, türküm demek milliyetçilik, kürtüm diyebilmek demokrasi oldu bu memlekette. NE hallere geldik. yazık...
evet cemaat devlet içinde yapılanmaktadır, ama bu ergenekonun yokluğu anlamına gelmez bu şu anlama gelir; eski derin devlet ergenekondu ki bu derin devlet ulusal yapının derin devletiydi bu tür ulusalcı derin devletlerin anlayışında işler silahla , zorbalıkla ve vb. yöntemlerle çözülüyordu fakat dünyada daha önemlisi amerikada, ulusalcılık ve küreselcilik yapılarının savaşında küresel anlayış kazandığından, amerika küreselleşmenin etkisi altına girdi bunla beraber amerikanın son 30 yıldır avrupadan konturolünü eline aldığı ülkemizdede(örn: 70 lere kadar avrupa kontrol ediyordu ki bu zamana kadar olan darbeler sol darbe 80 darbesi ise amerikanın kontrolündeki ülkemizde sağ darbe olmuştur.) avrupada çok önceleri gerçekleşen ( örn: italya-gladyo)( küreselleşme dalgası avrupa kökenli olup sovyetlerin dağılmasından sonra çıkmıştır.) küreselleşme yanlısı yapılar ulusal yapıların yerine derin devlet olarak ülkeyi yönetmeye başlamıştır.
Velhasılı kelam ergenekon gitti cemaat geldi aradaki fark silah yok, uyuşturucu yok, süikast yok fakat bir çok insanda korku yarattığı üzere yeni yapının dini bir cemaat olması var, kayırmacılık var. Hanefi avcı ise bu savaşta kullanılanlardan biri.
Bu noktada asıl soru, islam dininin bu kadar sosyal ve zenginleşmeye karşı bir din olmasına rağmen dini gurupların nasıl bu kadar küreselleşmeci olduğudur.
Hanefi avcı yıllardır adını duyduğumuz ülkenin üst düzey bürokratlarından biri. Gelinen noktada yaşananlar, en karmaşık durumların neden sonuç ilişkisini analiz edebilme kabiliyetinde olan kişilerin bile akıl tutulması yaşamasına neden olabilecek kadar karmaşık. elli yıldır özellikle sol tandanslı örgütlerle mücadele veren devletin içindeki bir görevli bir anda devletle çatışmaya girebiliyor, bir sol örgütle bağlantılı olduğu ortaya çıkabiliyor. Garip, gerçekten çok garip. Tüm bu yaşanlarla Ya denildiği gibi artık bu ülkenin çivisi çıkıyor ya da büyüme sancıları yaşanıyor.
cemaate bulaşmakla hata etmiş yazardır. f tipi cemaatin kıl oldugu adamlara yaptıklarını biliyoruz. kesin şimdi seks kasedi çıkar hanefi avcının. performansını görürüz yakın bir zamanda hanefi avcının da.
sırf fethullah gülen ve cemaatine duyulan nefretten ötürü terör örgütüne yardım ve yataklık suçlamasıyla gözaltına alınan kişiyi savunabilecek insanlar olduğunu gösteren adam. kandil'de yaşayan teröristler de bir kitap yazıp cemaatin dağda kadrosu var bilmem ne dese onuda mı savunacaksınız? burada samimiyetiyle hanefi avcı'nın cemaat çıkışından ötürü tutuklandığını zanneden ve bahsi geçen kitabı okuyan varsa kendisiyle konuşmak isterim, bildikleriyle aydınlanmak isterim.
bir süre sonra stv ana haber tarafından zapatista'ların önderi Subcomandante Marcos olduğu iddia edilirse şaşırmayacağım, kör kurşuna gitmeme adına yazdığı kitap sonrası, savunduğu düzen tarafından kurban edilen işkenceci.
hani adamın ne olduğunu, ne ayağa tutuklandığı bilmesek bildiğin komünist militan diyeceğim. maşallah bağlantılı olmadığı sol örgüt yokmuş.
hanefi avcı örneğinde de olduğu gibi türkiye cumhuriyeti, hangi cepheden, hangi anlayıştan olursa olsun fethullahı ve cemaatini düdüklemeye yeltenenlerin derhal içeri alındığı bir polis devleti, jurnalci devleti konumuna getirilmiştir.
dipnot: günümüzde 1878-1908 arası abdülhamit II istibdat döneminin yenileştirilmiş versiyonu yaşanmaktadır.
amrika kucağında yıllarda oturduktan ve sağolsun ülkeyi oturttuktan sonra o kucağa, ben sağda ineyim diyen diğerleri gibi, amerikalılarca "nereye yavrum" denilerek; o kucakta oturmak için sıra bekleyip, karşılığında zamanında oturmuş olanlardan daha fazlasını vermeye hazır olan pensylvanialı çiftliklerin bayır gülünce kucak kucak süründülecek bir başkası daha.
türkiye korporatif işbirlikçisi egemenlerinin paylaşım savaşının yeni taptazesi.
bir gün, o feto öldüğünde bu fethullah sinemasının senaristleri, başrollere cemaat içi güç mücadelesi bağlamında kendi adamlarını koyduklarında daha fazla güleceğim sadece.
benim memleketimde haksızlığa karşı sesini çıkaran, mücadele eden kim varsa ya terörist ilan edilir ya da ergenekoncu. hanefi avcı ne ilktir ne de son olucak.
daha da çıkamaz hapisten. fethullah gülene dil uzatarak kendi ipini çekti.
nası bi memlekette yaşıyoruz mına koyim. kitap yazan hapse atılıyor. muhalefet olan hapse atılıyor.
iktidar için potansiyel tehdit oluşturan hapse atılıyor.
uzun yıllar boyu ülkeye değişik kademelerde hizmet etmiş, devlet adamıdır. devlet yazdıklarını araştırmak yerine, niçin yazdın diyerek kendisini aklınca cezalandırmıştır.
unutulmamalıdır ki, demokrasi ile diktatörlük arasındaki en büyük fark denetimdir. ve malesef bu ülkede denetim ortadan kaldırılmıştır.
şuan silivri mamak cezaevinde yatan, ancak silivri ceza evine nakledilecel olan onuncu köyün muhtarıdır. allah yardımcısı olsun....