Karadenizin insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara Denizinde de bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 cm'e kadar büyür. Ocak - Mart arasında beslenmek için sahillere yaklaşır. Gündüzleri 30-40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşından itibaren olgunluğa erişip 18°-20°C sularda, 25-60 m. derinliklerde ve az tuzlu sularda üreyip yaklaşık 40.000 yumurta döker. Ömürleri 4 yıl kadardır
trabzonspor un resmi yiyeceğidir. önce geleneksel hale getirilen taraftarlarla hamsi günü, şimdi de ligin ikinci yarısında giyelecek olan gri renkli hamsi motifli pullu forma ile adeta resmi yiyecek hale getirilmiştir. *
bu aralar 1 ytl ye kadar düşmüş, müthiş lezzetli balık.her hafta yemeden duramadığım balık. yüzde yüz naturel besin. katkı maddesi de yok.
hamsinin havalar soğuyunca yenilmesi ve mümkünse kılçığının çıkarılmadan, seramik kaplar üzerine güzelce ve sıkıca dizilerek, mısır unu ile özel balık tavalarında, yağ kullanmadan pişirilmesi tavsiye olunur.
her türlü yemeği ve şaşırtaraktan reçeli dahi yapılan, karadeniz insanının vazgeçilmeyen lezzetlerdendir hamsi.
benim gibi merak eden herkes gibi hamsi adı nereden geliyorun cevabını vermeye çalışalım:
hamsi sözcüğünün kökeni arapça beş anlamında hamse veya ondan türeyen elli anlamında hamsin'den geldiği en yaygın açıklamadır.bunun dayandırıldığı gerekçe de küçük balıkların kuyruktan tutulup beşer beşer kızartılmasıdır.Bir başka bakış açısı ise hamsinin 50 gün süreyle tutulmasından dolayı adının arapçada 50 anlamında hamsinden geldiği yönündedir.Klasik takvimde kış mevsiminin 31 ocaktan başlayıp 21 marta kadar devam etmesinede hamsin denir.Evliya çelebi'de bu balığı anlatırken hamsi sözcüğünü kullanmış fakat trabzonluların hamsiyle ilişkilerini anlatırken hapsi demeyi yeğlemiştir.
latincesi engraulis encrasicolus'tur. 2005 verilerine göre yurdum sularındaki yıllık 600000 ton civarı olan avcılık miktarının, yine yaklaşık 120000 tonu hamsiye aittir.
''lazların üzerine düştükleri, alışverişi hakkında kavga ettikleri balıktır. bu balık hamsinde-yani kış mevsiminin elli günlük bir bölümünde-çıktığı için hamsi balığı derler. bu balık bir karış kadar, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. faydası o derecedir ki, yedi gün devamlı yiyen kimsenin şehveti son derece artar. çok kuvvet verici ve hazmı kolaydır. ağrı hastalığına tutulan adam yerse şifa bulur. bir evde yılan ve çiyan olduğu zaman hamsi balığının başı tütsü edilse kaçar. kırk çeşit yemeğini pişirirler. kebabı, çorbası, yahnisi, böreği, baklavası olur. doğrusu sevilecek, mübarek bir yemek olur.''
hamsi balık değildir, hamsi hamsidir şeklinde bir karadeniz mottosu vardır. bizler için * vazgeçilmez bir tatdır. her şeyi de yapılır. ama hamsili pilav - mısır ekmeği ayrılmaz ikilidir. ayrıca (#925281) da da görüldüğü gibi hamsi, kulağına kar suyu kaçmadan yenmez. *
topraklarında pardon sularında yetiştiği karadeniz vatandaşlarının "o balık diil hamsi" diye sitemkarca içlenmesine neden olan, ucuz, bol, lezzetli paluktürü.