herkesin hayatını özetleyen bir sözdür.
doğarsın ama daha kavrayamazsın,
büyürsün anlarsın hayatı ve zorlukları,
sonlara doğru bıkarsın hayattan,
en sonunda da ateşle tanışırsın.
henüz tam anlamıyla hayatımıza uyarlayamadığımız mevlana sözü. daha ortasına dahi gelemedik.
bazen kendi kendime "acaba ham kalsaydık daha mı iyi olurdu?" diye sormadan edemiyorum.
Öldüğüm gün tabutum götürülürken bende bu dünya derdi var sanma, benim için ağlama, yazık ah, vah deme şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır.
Cenazem gömüldüğü zaman ayrılık, ayrılık deme, benim buluşmam, kavuşmam işte o zamandır.
Beni toprağa verdikleri zaman elveda, elveda demeye kalkışma, mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gruptan hic ziyan gelir mi?
Yere hangi tohum ekildi de bitmedi? insan tohumu bitmeyecek diye şüpheleniyor musun?
Toprağa konulduğumu sanıyorsun değil mi? Ayağımın altında şu yedi gök vardır.
Bu denizde ne ölmek var bize
Bu denizde ne gam ne keder
Bu deniz alabildiğine muhabbet
Bu deniz iyilik ve cömertlikten ibaret
Sen senliğini koy gel bende benliğimi koyup geleyim.ikimiz BiR'de buluşalım, dalalım hakikatler ırmağına. iyilik, güzellik adına ne varsa bu ırmakta var.
Hz.Mevlana
Kişinin ulaştığını düşündüğü mertebe ile ilgili kendisinin yorum yapması aşırı kibirli bir davranıştır. Dolayısıyla bunu yapan kişinin daha pişmediği halde yandığını zannettiğini söyleyebiliriz.