bu sefer de (bkz: bay polar) a anlatır gibi anlatalım, sıkıntı çıkmasın. yanlız, artık bu son olsun; şeyhinize söyleyin dikkatini aile üyelerinizden çekip başka konulara versin.
yavaş yavaş, sindire sindire oku, sonra biz uğraşıyoruz:
şapka devrimi hakkında konuşurken her şeyden önce bu devrimin ilk kez cumhuriyet zamanında yapılmadığını bilmek zorundayız. ilk şapka devrimi 2. mahmut zamanında 1828 yılında çıkarılan elbise nizamnamesiyle resmi başlık olarak kabul edilmiştir. fesin osmanlıya geçişi de biraz ilginçtir. 2. mahmut döneminde kaptan-ı derya olan koca hüsrev paşa tunus’tan getirdiği fesleri gemilerdeki askerlere giydirmiştir. 1828 yılında serasker olan hüsrev paşa bu kez de izmir’de bir taburun er ve subaylarına fes giydirerek istanbul’a getirerek eski bab-ı seraskeri meydanında (bugünkü istanbul üniversitesi meydanı) padişahın huzurunda talim yaptırmıştır. fesin osmanlı ordusuna girişi bu şekilde olmuştur. eğer o gün 2 . mahmud’un huzurundaki askerler fes yerine şapka giymiş olsaydı bugün tarih yalancıları ”atatürk şapka devrimi yüzünden binlerce alimi astı” diyemeyeceklerdi.
halk sıtmadan kırılırken, bebek ölüm oranı %56 iken dış borç alıp saray yaptıran padişah dayatmış olmuyor mu yani?
O halkın açlıktan kurtulmasının temel gereksinimlerinden biri akıl olarak gelişmekten geçiyordu ve din adı altında bir milletin geleneklerini kopya etmek gelişmemiş akıl ürünlerinden; yani dolaylı olarak açlığın bizzat sebeplerinden bir tanesiydi.
Gelişim adına atılan diğer birçok adım gibi bu adımın atılması da acil şekilde gerekliydi.
Elhamdülillah Müslümanım ve atamı çok iyi anlayabiliyorum.
millet sevr anlasmasıyla emperyalistlerin insafına terkedilmisken, yer yer milli kuvvetler kurarak isgale direnirken ingilizlere kurbanlık koyun gibi boynunu uzatan padisahınız efendinizin sahipsiz bıraktıgı halka onderlik edip bir vatan hediye eden adama soylenecek lafınız cok ama padisah efendilerinize tek kelime edemiyorsunuz. cunku iki yuzlusunuz cunku alcaksınız cunku yunan artıgısınız.