boğaziçi üniversitesi hakkında türban yasağı bugün itibariyle kalktı diyen haber merkezi. böyle bir yasak çok nadir uygulanıyordu zaten. sabah almışlar kamerayı güney kampüs e girişi kayıt altına almışlar. video için:
internet sitesindeki okuyucu yorumlarının son derece bayağı ve kalitesiz olduğu site. özellikle son olarak, üye girişi yapmadan "misafir" adıyla yorum yazma eklendiğinden beri iyice saçmalamaya başladı. bu da sitenin ziyaretçi profilini ortaya koyuyor aslında.
haber: 15 yaşındaki kıza, şantajla tecavüz eden 2 erkek ve bunların yakalanması.
yorumcular genel olarak, kız 1 yıl sonra şikayetçi olduğu için kızın azgın olduğunu ve bu yüzden 2 erkeği kendi amacı doğrultusunda kullandığı konusunda hemfikir görünüyorlar.
An itibariyle ilkelerinin çeliştiği haber sitesi.Soyadını gizlediği genç kızın haberini veriyor. Madem tanınmasını istemiyor fotoğrafı niye haberde yer alıyor. http://www.haberturk.com/...cat=200&dt=2008/02/01
az önce '' türban yasalara uygun şekilde nasıl takılır '' konsepti altında bir haber/söyleşi yapan kanal. kendilerini bu açıklayıcı haberden dolayı kendilerini tebrik ediyor 10 üzerinden 1 veriyoruz.
yazın youtube'da izlediğimiz video montajı ile yapılan, kadının alçak uçuş yapan ufo'ları çekme videosunu, 2 gündür ana sayfasından çıkarmayan, haber açıklamasına da geçen hafta çekilen ufo videosu tartışılıyor yazan, bir garip haber sitesi.
edit: tekrar baktım da başlığa da ufo'lar dünyayı bastı yazmışlar. oha.
kanal adında ki ''Türk'' kelimesini bile Türkçe yazmayan,Türkiye'de yayın yaptığı halde hafta sonu sabahları yayınlanan programının adı bile ingilizce olan haber kanalımsı.Zamanında ''Pako'' isimli köpeğin ölümünü saatlerce ekrana büyük bi habermiş gibi getirmesi ayrı bir garipliktir.Taki Doğan'ın meclis magazinciliği yapması insanı çileden çıkarmıştır
şehitlerimiz için yapılan kampanya sonrası sempati duymayanların sempatisini kazanan kanal idi.
ama dün gece izlerken anladım ki. amerikan severliğin böylesi olamaz. adını bilmediğim sunucu bey konuyu her nasılsa 1 mart tezkeresine getirdi. yok efendim vakti zamanında abd'ye verilmeliymiş de bugün bu durumlar olmazmış. gerçekten yazık. amerikan conisi yurdum üzerinden ırak'a geçecek ve de pkk'ları da aradan çıkaracak. sunucu bey öyle diyor. 7 yaşındaki çocuk bile buna inanmaz. sen kimi kandırıyorsun sunucu.
ülkem derin bir acı içindeyken şehit haberlerinden konu nereye geliyor. sunucu beye biri iletiversin; türk askeri gerekeni yapacaktır. yeter ki siyasi karar tez zamanda alınsın. mikroplar temizlenecektir.
hoş güzel kampanya yapıyorlar destek verilmeli, ama sırf bu kurum kampanyayı başlatma görevinde bulunduğu için haber sitelerinde hep kampanya haberi mi yapılır? başka olaylar olmuyor mu dünyada? bi sefer de bokunu çıkarmayın. kampanyayı sürdür kimsenin sesi çıkmaz ama dünyadaki olayları kendi sitende sadece kampanya haberleri ile gizlemeye çalışmak (?) tam bir gerzeklik. gerzek medyanın dingil maşası.
akşam eve gelince kanal d ve atv'nin ana haber bültenlerinde kampanyaya destek verdiklerini gördüm. baktılar çok güzel reyting var hepsi abandı tabii. o mehmet ali birand ki (kendisi kanal d haberi yapar) şehit asker sayısı 5'in altında olursa haber yapmayalım diyen bir insandır. tamam kampanya çok güzeldir ama bu ülkede sömürülecek şeyleri ne kadar güzel buluyorlar.
uful güldemir'in kemiklerini sızlatmışlardır şehitlere yardım kampanyasıyla. o ufuk güldemir ki abd'ye hayran insan böyle bir duruma şaşardı. habertürk'ün reyting için yapmayacağı şey yoktur.
çakma ve toplama haber sitesi ve kanalı. kendi emekleri olan haber çok azdır. onları da öyle büyütürler ki bıkarsınız. sitelerindeki haberler direk kopyadır, tv görüntüleri çalıntıdır. ve bunları utanmadan, çekinmeden yaparlar.
interent sitesinin %80'nin haber sitesinden çok porno sitesine benzemesini tam ciddiyetsizlikle yorumlarıdğım, yayınladığı haberleri çoğu kurt gazeteciler tarafından çıktığı belli, saçim zamanı tarafsız gibi gözüküp chp-mhp koalisyonu üzerine oynamak, seçim sonucunda ise akp'den akp'ci takılan nitelikte yorumladığım, hatta bugün bir haber yayımlamıştır beni benden almıştır:
""genç siviller rahatsız:
genç siviller cumhurbaşkanlığı tartışmasına müdahil olma kararı aldılar. işte açıklamaları:
Her şey birkaç ay önce başladı.
Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.
Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.
Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.
‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.
Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular.
Ve sonunda beyinlerimiz üzerinde verdikleri iktidar mücadelesinin meyvelerini alma mevsimi geldi, önümüze sandık kondu.
Daha önce de yaptığımız gibi, tüm gündelik eleştirilerimizi, normal şartlar altında geçerli olan siyasal farklılıklarımızı bir kenara kaldırdık ve şapkadan tavşan çıkardık.
Hesapları tutmayan toplum mühendisleri hiç üzerlerine alınmadılar, halkın ahmaklığından hatta ihanetinden dem vurdular, faturayı birkaç siyasetçiye kestiler. Ayağa kalkıp üzerilerindeki tozları silkelediler ve hiçbir şey olmamış gibi “nerde kalmıştık? ” diyerek yeni taktikler geliştirmeye koyuldular.
Daha önce zorlanarak, ürküterek, tehdit ederek yapamadıklarını, bugün uzlaşma, fedakârlık, kardeşlik, şövalyelik gibi değerlerle yapmaya çalışıyorlar.
Yani şeytan bu kez sağdan yaklaşıyor.
Her fırsatta “Çağlayan’a kulak ver, Tandoğan’a bak, Gündoğdu Meydanı’nı gör” diyerek uzlaşma adı altında kendi gündemini dayatanlara, 22 Temmuz’da Çağlayan’da, Tandoğan’da, Gündoğdu’da toplanan kalabalığı saymalarını öneriyoruz.
Hem de bu kez Google Earth’den değil, göz kararı da değil, Yüksek Seçim Kurulu web sayfasından.
Bu sayılar arasındaki milyonlarca farkı görüp, bu kez siz uzlaşmaya ne dersiniz?
Abdullah Gül, Sezer’den çok daha tarafsız, çok daha güler yüzlü, çok daha hoşgörülü bir cumhurbaşkanı olacaktır.
Gelin siz bir fedakarlık yapın ve Abdullah Gül üzerinde uzlaşın.
Yine de içine sinmeyenlere denilebilecek tek söz kalıyor:
“Biz 7 yıl Sezer’e katlandık, siz de 7 yıl Abdullah Gül’e katlanın. ”
Abdullah Gül, her an geri adım atacak kadar inançsız sağcı idare-i maslahatçılık ile sırtını askeri vesayete dayamış totaliter bir uzlaşma söylemi arasında sıkıştırılmış durumda.
AKP kurmayları bilmelidir ki; savcıyla, dergiyle, 301’le doymayan bu demokrasi öğütücüsüne bir Abdullah Gül’ü feda etmek sadece onun daha fazla iştahını kabartacaktır.
Genç Siviller olarak; Abdullah Gül aday olamazsa çatışma çıkar diyemiyoruz, çünkü elimizde silah yok.
Abdullah Gül aday olmazsa kargaşa çıkar diyemiyoruz, çünkü emrimizde gazetelerimiz, televizyonlarımız yok.
Abdullah Gül aday olamazsa kriz çıkar diyemiyoruz, çünkü devletin en kudretli mevkilerinde adamlarımız yok.
Genç siviller olarak ancak şunu söyleyebiliyoruz: Abdullah Gül aday olamazsa, vicdanımız sızlar, demokrasimiz bir yara daha alır.
1961’de başına silah dayanıp, yurtdışına kaçmak zorunda bırakılan Ali Fuad Başgil’in cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi ileride utanarak anlatacağımız bir hikâyemiz daha olur.
GENÇ SiViLLER""
ne bu şimdi?
bir insan bunu yayımlarda ne bileyim bir yüzde52'nin bildirgesini neden yayımlamaz?
ben habere haber demem haber yanlı olmayınca sloganı ile kurulmuşcasına bir takım medyalık yapan bir den küçük sıfıra yakın medya organı, burda medya kelimesi değil organı kelimesi daha bi yakındır kendilerine.