babamın öğüdü ile, iyi insan olmanın birinci kuralı olan, davranış biçimi. öğüt ile alakası yok gerçi, aklı başında olan her insan , bunu bilir, sorgular. babamın öğüdü ile niye dedim, çünkü en iyi arkadaşını bende tanıyordum, o kişi; ağzından kötü tek bir küfür , kötü söz bile çıkmayan, insanların arkasından konuşmayan, tebessümünü eksik etmeyen birisidir. ve bir gün, babam, o kişiye, ya arkadaşım, sen namaz kılmayı düşündün mü, kılıyormusun hiç diye sorar. ama bu soruyu kesinlikle ve kesinlikle art niyetli olmadan, mahsus sorar, gıcıklığına değil yani. o da tebessümle hayır, nasibimde varsa kılarım belki gibisinden cevap verir.
tüm bunlara şahit olurken , yorumlama şu şekildedir. insan, namaz kılıp, dindar gözüküp, ama bütün fitne fesatlarda o kişide ise, bütün ahlaksız kelimeler, onun bunun karısı kızı hakkında yorumlamalar, bakmalar, eleştiriler ondaysa , islamın en büyük kurallarından , güzel ahlaktan bir haber şekilde kendini avutuyordur.
diğeri de, insan olmanın, inançlı biri olmanın davranış biçimini, gösteriş yapmadan uyguluyordur.
Ebü’d-Derdâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kıyamet gününde mü’min kulun terazisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder”
her insanın uygulaması gerekendir. iyi insan, iyi ahlaklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir.
Yahya b. Said şöyle dedi: Bana rivayet edildi ki: «Kişi ahlakının güzelliğiyle, geceleyin namaz kılan ve şiddetli sıcakta oruç tutarak susuz kalan kimsenin derecesine yükselir.»[5]
"Yahya b. Said'den: Said b. Müseyyeb'i işittim: «Size çok namaz kılıp sadaka vermekten daha üstün bir şeyi haber vereyim mi?» dedi.
«Evet, haber ver.» dediler.
«iki kişinin arasını düzeltip, dargınları barıştırmaktır. Bir de çok buğz etmekden kaçınınız. Çünkü buğz (iyi huylan) kökünden yok eder» dedi.[6]