güven herkese karşı duyulamayan narin bir duygudur. ben aslen tanışığım herkese güvenirim, güvenmekten vazgeçmeyi ise bana yaptığı yanlış harekette direkt ceza olarak keserim, ilişkimi bitiririm bir daha yüzüne bakmam onun. çünkü güven kaybolursa yerine yenisi gelmez, gelemez. artık üstünü çizersin biter. yaşam kısa ve insanlara ikinci bir şans vermek için o kadar çok vakit yok.
ihtiyaçtır.
ancak insan bu ihtiyacını her mecrada karşılamak istemez.
sağlam bir durakta ve sağlam mezelerle sindire sindire karşılamak ister.
sindirimi zordur. bağırsaktan kolay atılanı da vardır, bir çırpıda kana karışanı da.
makbul olanı kana karışanıdır.
damarlarınızda dolaşır he daim. hissedersiniz varlığını.
tek handikapı nadiren de olsa kapılan bir virüstür.
antibiyotiği ise bol muhabbetli samimiyet ve sadakattir.
zamanla oluşur bir anda kaybedilir. her şey gibi. bir şeyleri yok etmek neden hep yapmaktan daha kolaysa. değerli kılınsın diye mi. yapılması zaman alan şeyler değerli oluyorsa, kaybedilmesi niye bu kadar kolay oluyor o zaman. belki de değeri bilinsin diye. iki zıt unsur ama aynı şeye hizmet ediyor. farklı taraflardan aynı yere dökülen akarsular gibi. zenginlik burada, değer de bundan ötürü galiba. kurcalama kırarsın. dikkatli davranmak lazım.
sadece insan arasında değil hayvanlarda bile olan duygu ya da adı her neyse olan şey.
hani pastalar vardır ya işte unu koyarsın şekeri koyarsın meyveleri filan... pasta tamamdır neredeyse fakat görüntüsü eksiktir.
bir pasta istediği kadar lezzetli olsun eğer üstü yeterinde kapatılıp süslenmezse o kuru bir yiyecekten farksızdır.
işte sevginiz ne kadar büyük yüce de olsa güvensizlikle beraber servis ediliyorsa yüreğinize tadı damağınızda değil kursağınızda kalır.
yediğimiz kazıklarla azalan duygumuz. güveniniz kırılır kendinizi aptal hissedersiniz. aslında güveninizi kıran kişi suçludur ama siz aptal hissedersiniz. çok boktan.
bundan sonra bi allah bi aile. na arkadaş ne sevgili. uzun bi süre en azından.
zincir halkası duygusudur kendisi.
dangalağın biri gelir hissiyatınızı zedeler, sonra siz gider hiç hak etmeyen birinden bunun acısını çıkartırsınız. o ona, öbürü berikine falan filan.
Her turlu iliskinin temelini olusturan etken. Gerek arkadaslik olsun gerek sevgililik olsun gerekse aile icindeki iliskiler olsun bu sey eksikse o iliski de hep bi eksiklik bi hasar olur. Bitirebilir bile iliskiyi.
Bazen yanlis insanlara guveniriz cok hasar aliriz. Ondan sonrada kimseye kolay guvenemez oluruz.
Demem o ki dogru insanlara guvenin ve guvenin olmadigi ortamda huzur aramayin.
"Neden bu kadar güvensizsin?" dedim. Sanki bunu sormamı bekliyormuş gibi, bir an bile düşünmeden başladı konuşmaya:
"Neden güveneyim ki, kime güveneyim ya da? Tehlikeli bir şey bu, zararlı bir şey. Türlü işler açar başına üstelik kimseyi de suçlayamazsın.
Kime güvendiysem mutsuz oldum ben, kandırıldım. Hep güvenilen kişi oldum ama hiç güvenecek kimsem olmadı. Hep aranılan kişi oldum ama hiç arama hakkım olmadı. Sonra baktım ki insanların isteklerine göre yaşayan, hayatı oyun hamuruna dönmüş, omurgasız biri olma yolunda emin adımlarla ilerler olmuşum.
Güven nedir biliyor musun?
Söyleyeyim:
Kırılgan bir ihtiyaçtır güven; insanın hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu diğer şeyler gibi kötü. istatistikten beslenen bir matematik açığıdır; hata yaptırır. Geciktirilmiş bir sadakatsizliktir; ihanetin yastığı, vicdansızlığın makyajıdır. Kukla ustasının elindeki iptir güven, oyunu oynatan görünmez bağdır; bağlanırsan oynatır da oynatır seni.
Ve biliyorsun dostum, oyunun sonunda kimse kuklaları alkışlamaz."