insanlar arasında yaşanan en büyük sorunlardan birisidir. kimi zaman karşınızdaki insanın size karşı güven sorunu yaşaması sizi derimden üzebiliyor. özellikle de kendinizin kötü birisi olmadığını bildiğiniz halde size karşı güven sorunu yaşaması kalbinizde ve bedeninizde derin bir iz bırakır.
saçmadır.
bir insana olan güven duygusu ya baştan beri içinde vardır ya da yoktur.
sonra dan gelen bir duygu değildir.
ondan dolayi guven sorunu diye bisey olmaz.
Güven sorunu yaşamak insanların kendi seçimleridir. Güven hissetmemesine rağmen hala o insanla beraber olmak isteyen, seviyorum kavramına saklanan insanların, sorun haline getirmesidir.
Güven biranda hissedilmez, hissettirilemezde zaten. Güvenemediğiniz insanı kısıtlarsınız, sorgularsınız, kendi beyninizde kurgular o kurguların gerçekliğine inanırsınız. Ama karşıdaki insanı ne kadar kısıtlasanızda, yasaklasanızda yapacaksa,anahtar deliğinden bile yapar.
Güzel kadınlar, yakışıklı erkekler kavramlarına takılan insanlar, kıskançlığı, kavgayı, sürekli kontrol altında tutup, sorgulamayı sahiplenmek ve aşk sanır. Aslında bu başlı başına kaostan başka birşey değildir.
Aşk huzura ve şefkate yakın bir kavramdır. Ne olursa olsun, karşındakinden emin olmaktır. Nefretle aşk arasında ince çizgi falanda yoktur. dikkatli baktığınızda uçsuz bucaksız bir ucurumdur o çizgi..
yani mesele güven sorunu yaşamak değil, güven sorunu yaşatmak. sen güven sorunu yaşatmazsan zaten karşıdaki yaşamaz.
azıcık düşünün acaba bu bana niye güvenmiyor? çünkü güvenilecek bir şey yapmıyorsunuz da ondan. size güvenmeyen insanlar, size güvenmediği halde, halen daha güveninizi kazanmaya çalışıyorsa, demek ki burda bi durup düşünmek gerekiyor.
ben sana karşı çok açığım hede hödösünü de iki dakika kenara bırakın, gözüyle görüyorsa söylüyordur karşınızdaki daha neyin açığı olacak?
evet sen bana karşı çok açıksın çünkü her şeyi gözümle görüyorum puhahaj derler adama.
Güçlü ve samimi duygularla sarıldığınız insan aklınıza dahi gelmeyen şeyler yaptıysa, güven duygusu sadece o insana değil, bütün insanlara karşı kaybolur.
Uzun zaman da geçse, Mantık olarak olayları çözseniz de, gelir yakalar en ufak vesveselerde sizi. Şeytan da girer devreye.
Güvensizlik, insana hayatı zehir eder. Özellikle, haketmeyen bir insansanız çok zorunuza gider. Ama mevla büyük, verir çaresini.
Bu devirde herkeste olması gereken bir özellik. Güven sorunu yaşayın herkese güvenmeyin daha iyi işte. Sonra güveniniz boşa çıkınca gelip burada ağlıyorsunuz.
Beklentileri en aza indirgeyecek aşılabilen sorundur. Ne kadar aç gözlüysen o derece fakirsin. insanlardan da Beklentilerin ne kadar fazlaysa o derece güvensizlik yaşarsın.
Yaşamayıp da ne yapacağız? Dünyanın hali ortada, güvendiklerimizin izi sırtımızda. Gel de güven insanlara bu saatten sonra. Şahsen ben kendime bile güvenmiyorum kaldı ki başkaları.
Günümüz insanlarına güven duyma sorunu yaşıyor insan. Hatta aşık bile olamıyorlar bu yüzden. Bir kadına bir erkeğe guvenilmiyor. Yaşanılan aşk olmuyor. Hormonal şeyler maddi hazlar oluyor belkide.
Sevgiyle sevimlilikle büyütülmüş, en az 3 en çok 15 yıllık arkadaşlıklara sahip olan ve hayatının hiçbir noktasınsa direkt bir ihanete maruz kalmayan bana ne oluyor da bunu yaşıyorum anlamıyorum.
Bu yuzyilda herkesin yasadigi sorun . Bildigin zamanin kanseri. Onceki iki sevgilimden aldattiklarini sanip ayrilmistim. Fakat iki defasinda da oyle bir sey olmadigi aciga cikti. Simdi de ara sira yasiyorum bu sorunu. Oncesi kadar siddetli degil ama. Biterse buyuk ihtimal yine ayni sebepten dolayi biter diye dusunuyorum bazen. Fazla abartmamaya calisiyorum ama gercekten birine evlenecek kadar guvenebilecegimi hicbir zaman dusunmedim. Hayirlisi.