Real Madrid, Raul Gonzalez'dir (Transferde tavan ücret, ona verilendir) Liverpool ise Steven Gerrard'dır Milan; Maldini'dir, Gattuso'dur, Pirlo'dur.
Barcelona kim ne derse desin Puyol'dur, Xavi'dir.
Peki Inter kimdir?
****
Fenerbahçe, Mehmetçik Basri'dir
Sinyor Can'dır
Ordinaryüs Lefter'dir
Büyük Kaptan Ziya'dır
Yılmaz Şen'dir
Baba Cemil'dir
"Arkadaşlar sistem-mistem yok. Herkes bildiği gibi oynasın. Bu maçı kaybetmeyeceğiz" deyip 4-1 yenilgiden 4-4 beraberliği getiren Kaptan Alpaslan'dır.
3-0 geride bitirilen ilk yarının ardından soyunma odasında formasını tutup arkadaşlarına bağıran "Bu formayla dalga geçilmez" deyip ikinci yarıda 4 asist yapan Şeytan Rıdvan'dır.
Kırık parmakla kalesini koruyan Harald Toni Schumacher'dir.
En sevilen başkanın başka takıma sattığı; o takımla oynanan ilk maçta en sevilen başkanın gözünün içine baka baka tribünlere çağrılıp alkışlanan imparator Oğuz'dur; Kral Aykut'tur.
Deli Nezihi'dir.
Barcelona'ya transfer yapan tek Türk Rüştü'dür.
isyankar Cesur Yürek Tuncay'dır.
23 maç sarı kart görmeden sezonu tamamlayan, genç ve tecrübesiz takımı tek başına şampiyonluğa taşıyan van Hooijdonk'tur.
"Önüme altından halı da serseler Galatasaray'a gitmem. Fenerbahçe taraftarına bunu yapamam" diyen Rapaiç'tir.
9 kişi kalınan kupa maçında santrfora gidip gol attıktan sonra formasına secde eden Luciano'dur.
****
Roberto Carlos bir projedir.
Alex büyük futbolcudur.
Deivid kalitelidir.
Maldonado, Şili Milli Takımı'nın kaptanıdır.
Lugano bilhassa Avrupa'da çok iyi maçlar çıkarmıştır. Ama hiçbiri Fenerbahçe değildir.
Aziz Yıldırım'ın başkanlığının 10. yılında alması gereken son ders budur. "Fenerbahçe şimdi kimdir?" sorusunun yanıtı yoktur.
Başkan kendine şu soruyu sorarsa cevabı daha rahat bulacaktır: "Fenerbahçe kaybettiğinde sahadaki futbolculardan hangisi benim kadar, hatta benden daha fazla üzülür?"
Aziz Yıldırım, ' tek reis'in yetmeyeceğini bu sezon bir şampiyonluk kaybetme pahasına anlamıştır. Yıldızlar topluluğu ile Inter olursunuz, Milan değil...
Yıldızlar iyidir ve gereklidir ama Fenerbahçe'ye asıl Fenerbahçe lazımdır...
13 mayıs 2008 deki yazısıyla Semih Şentürk'e haksızlık ettiğini düşündüğüm yazardır. Hoş bu camia'da Semih'e haksızlık etmektedir. böyle haksız bi ortam var açıkcası...
bilmediği her konuda ısrarlı davranması sonucu ahmet çakar'dan ayar üstüne ayar yiyen, bir nevi ahmet çakar'ın stres topuna dönüşen yorumcu. kendisi bu haliyle bile geçtiğimiz sezon bir kısım taraftarı kışkırtarak sokaklara dökmüş, tesis basmak gibi fuzuli hayaller gördürtmüş, aynı taraftarların güvenlik tarafından yaka paça silkelenmesine sebep olmuş şahsiyettir, ki daha kötüsüne de sebep olabilirdi...
daha önceden uzun uzun bahsedilen yanlışlarda dolu ne nedir içerikli yazıyı yazmış olan bu şahıs, yazının girişinde adını zikrettiği Raul Gonzalez'in real madrid altyapısından yetiştiğini iddia etmekle kalmayıp, alex de souza'nın fb'ye 2005 de transfer olduğunu da söyleyebilmiştir.
üçgen ve iç açılar muhabbetine ise değinmek istemiyorum...
6 ağustos 2009 honved fenerbahçe maçının ilk yarısında 2 kere ''fenerbahçe 9 kişi'' dedi. ya bilica'yı 2 kişi yerine koyuyor bu adam ya da oynayanlardan birini adam yerine koymuyor. kendimle çelişkiye düştüm lan açtım internetten bakıyom başka biri daha mı kırmızı kart görmüş diye.
bir insandan ziyade şakadır kendisi. ya da ilker yasin'den sonra türk futbolseverlerin başına peydahlanmış yeni güldürgeçtir. bakın ne demiş elano blumer hakkında bu zat-ı şahane, üstelik cidden yazmış bunu yahu:
"Yetenek olarak Deivid'in önünde mi diye düşünüyorum. Bence değil. Şöhretleri olan oyuncular ama, o kadar."
yorumcu olmak, kabullenememek mi, görmezden gelmek mi, sadece olumsuz eleştirmek midir her zaman galatasarayı çözemedik bir türlü. neyse bu sefer arda'ya bir şey denmemiş, insaf faktörü sanırsam.
tanım: çeşitli medya ve gazete kuruluşlarında futbol konuşan kişi..
galatasaray'a saldırıyor.. orasına eyvallah.. alışığız zaten medyada fenerbahçeli yazarların galatasaraylı yazarlara, galatasaraylı yazarların da fenerbahçeli yazarlara saldırmasına.. içselleştirdik artık bu durumu.. o yüzden keita'nın deivid'den fazlası yok demesi fazla şaşırtmıyor beni.. ama.. bu spor yazarı kişisi, galatasaray'a saldırmakla kalmıyor.. kendi tuttuğu takım olan fenerbahçe'ye de saydırıyor.. son 5 yılda fenerbahçe'nin başındaki tüm hocaları eleştirdi, verdi veriştirdi hepsine.. ne daum kaldı, ne zico, ne de aragones.. anca jose mourinho gelecek, iki ağız dalaşına girecek, ayarını alacak, öyle susar..
çok gülüyorum ben buna yahu. her şeyi geçtim, "estonyalı turistler" muhabbeti çok iğrenç. bıkmadık mı artık "kasap, manavlara yenildik" safsatalarından? estonyalı turistler dediğin takım, basbaya ligini domine ediyor. estonya ligi, dandik mandik, bu adamlar o ülkenin en iyisi mi? evet, öyle. o zaman, turist falan değiller. bu takım, geçtiğimiz senelerde twente gibi bir takımı elemiş avrupada, neyin turistinden bahsediyorsun gürcan bilgiç, neyin?
ahmet çakar' dan zamanında hem de canlı yayında "sol beki roberto carlos olan takımın spor yazarı gürcan bilgiç olmamalıdır." ayarını değil tokadını yemiş fenerbahçe yazarıdır.
"çek bir letonya" akımının temsilcilerinden, türkiye'de her takım safında bulunan 10.500 tane kahvehane yorumcusundan biri. gerçek yorumcu mu? (bkz: uğur meleke)
taraftarı olduğu kulübün yabancı oyuncularının brezilya milli takımını oluşturduğunu hayal kurarak yazılar yazmaya çalışan, antifutbol yazarıdır. ya sana diyecek bir şey bulamıyorum o rezil yazılarla hala o köşeyi nasıl işgal ettiğini hepimiz tahmin edebiliyoruz..ey gürcan bilgiç ;
(bkz: bi siktir git cay koy) ortalıkta dolaşma!..