günün şiiri

entry3078 galeri300 video20 ses2
    2763.
  1. Bazıları diyor ki,
    her şeyi biliyormuşum.
    Gülümseyerek geçiyorum.
    Alemde bir zerreyim,
    Neyi, ne kadar bilebilirim,
    düşünüyorum, düşünüyorum .

    Her gelen günde,
    merhaba derken hayata,
    Bazen acı çekmeyi,
    bazen içtenlikle gülmeyi,
    öğreniyorum.


    her vakit yaklaşırken ölüm,
    Yokluğu anlamayı,
    Hiçliğin ortasında kaybolmayı,
    umutları tüketmeyi ,
    öğreniyorum.

    Ben sadece,
    bir çiçeğe dokunmayı,
    yağmur tanelerini tutmayı,
    bulutların üstünde uçmayı,
    Yıldızların arasında dolaşmayı,
    istiyorum.


    geceleri güzelleştiren ay'ı ,
    penceremden doğan güneşi,
    istiyorum.

    Biliyorum,
    ne yaparsam yapayım hep eksik kalıyorum. .

    O yüzden susuyorum.

    O yüzden artık ,
    Gülümseyip, geçiyorum.
    1 ...
  2. 2762.
  3. Göğe bakma durağı olsun, Safiye’min hatırına.

    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    Bu evleri atla bu evleri de bunları da
    Göğe bakalım

    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
    Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım

    Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    Bana dönesin diye bir bir kapattım
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz
    Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    Durma kendini hatırlat
    Durma göğe bakalım.
    4 ...
  4. 2761.
  5. bir ip,
    öylesine basit bir ip.
    ne kadar da masum,
    nasılda hallice.
    uzun upuzun, ince ipince.
    sakladığı bir sırrı yok.
    herşey göründüğünce.
    gözünün gördüğü kadar birşey işte.
    uzar da gider bazen kendi halinde.
    yok kimseyle kavgası.
    herşeyi sade.
    sonra birgün nasıl olduysa artık.
    ya bir parmak dolanır.
    ya da bir kol dürter.
    bazen de biri çeker,
    diğeri anlamadan büker.
    değişmiştir herşey.
    olanlar olmuştur.
    kendi halinde ki zavallı masum ip.
    korkunç bir düğüm olmuştur.
    masum değildir artık.
    her tarafı karma karışık.
    ne ucu belli ne başı.
    tam bir perişanlık.
    her önüne gelen kurcalar onu ne yazık.
    düz bir yeri yok.
    kıvrım kıvrım heryeri.
    didik didik edilir.
    ellenir en mahrem yeri.
    istemese de kendisi,
    açılır herbir yeri.
    düğüm bile olsan buna dayanılmaz
    olur sonunda olacaklar.
    olanlar olur.
    zavallı düğüm.
    en sonunda kör olmuştur.

    Bana ait.
    2 ...
  6. 2760.
  7. Geldi de düşüme girdi Hermis;
    ben de dedim ki ona
    efendim, nasıl da kayıp gitti canım.
    Ne güler, ne sevinir, ne de malda kaldı gözüm;
    Tek bir şeydir arzuladığım,
    Ahir! in sazlık nemli kıyılarını görmek
    Ölmektir
    istediğim.

    Sappho
    0 ...
  8. 2759.
  9. Akşam olur hapishane kilitlenir
    Kimi kağıt oynar, kimi bitlenir
    Kiminin temyizden kağıt gelir
    Düştüm bir ormana yol belli değil
    Yatarım yatarım gün belli değil.

    Hapishane içinde üç ağaç incir
    Kollarım kelepçe anam boynumda zincir
    Zincir sallandıkça her yanım sancır
    Düştüm bir ormana yol belli değil
    Yatarım yatarım gün belli değil.

    Yaşar Kemal
    1 ...
  10. 2758.
  11. Ey yüreğim
    Ey taş yüreğim
    Onlar yanılandı
    Sense yenilendin
    Onlar eskide kaldı
    Sense yenilendin.
    1 ...
  12. 2757.
  13. Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
    bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
    şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
    için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
    açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır bazen.
    3 ...
  14. 2756.
  15. Yapayalnız mısın dünyada,
    itiyor mu seni doğduğun toprak
    Köşebaşlarında haramiler mi...
    Etmişler mi içine ekmeğinin
    Salacaksın köklerini toprağa
    Güneşi çınarla selâmlayıp
    Fırtınaya meşeyle duracaksın.
    Tutunacaksın diş diş
    Tutunacaksın pençe pençe
    Geçireceksin kılcal damarlarını evrenin
    Gül olup açılacaksın damarlarına
    seher seher...
    Ceviz olup döküleceksin.
    Sana bir mi vurdular
    Derlenip toparlanıp
    Sen iki vuracaksın
    Yoksa yoksun, silerler adını karatahtadan.

    hasan Hüseyin Korkmazgil
    2 ...
  16. 2755.
  17. sofalar seninle serin,
    odalar seninle ferah,
    günüm sevinçli uzun
    yatağında kalktım sabah.

    elmanın yarısı sen yarısı ben;
    günümüz, gecemiz, evimiz, barkımız bir.
    mutluluk bir çimendir, bastığın yerde biter
    yalnızlık, gittiğin yoldan gelir.
    1 ...
  18. 2754.
  19. Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
    taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
    kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
    bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
    tütmesi gereken ocak nerde?
    4 ...
  20. 2753.
  21. yaşayan bir ölü gibiyim.
    o kadar yalnızım ki bu dünyada.
    görünmüyorum artık hiçbir aynada.
    tükenmişim erkenden.
    tutmuyor elim ayağım.
    ağzımdan çıkanı duymuyor kulağım.
    kah orada, kah burada.
    bilmiyorum neredeyim.
    dağılmışım zerre zerre,
    ben bile bende değilim.
    koskoca evimde bir ben varım bir de kedim.
    takılıyor tek başına,
    görse bile tanımıyor beni artık kedim.

    tatsız, tuzsuz, aşksız.
    hem kadersiz,
    hem bahtsız.
    yalnızım ben yanlız.

    o kadar yalnızım ki,
    dağılmışım her yere
    hiçbir şey yok yerinde.
    kim kiminle, kimbilir nerede.
    devamlı arıyorum ama,
    bende değilim artık ben bile.
    omuzumun üstünde başım.
    ayaklarım basıyor yere.
    tek başımayım kendimle.
    görsem dahi ayı gökyüzünde.
    faydası yok.
    sanki ben bu dünyada bile değilim.
    bilmiyorun artık ben neredeyim

    tatsız, tuzsuz, aşksız.
    hem kadersiz,
    hem bahtsız.
    yalnızım ben yanlız.

    Bana ait.
    3 ...
  22. 2752.
  23. biçak kemikte

    eti geçti
    duydun mu
    bıçak kemikte
    duymadınsa duy artık
    behey allahın kulu
    bıçak kemikte
    duy da silkin n'olursun
    bu ne biçim uyku bu
    bıçak kemikte

    verilmemiş alınmış hep
    yük vurulmuş dağlar gibi - insanlık bu mu
    çalıyor sömürünün imdat çanları
    kımılda da kurtar şu onurunu
    bıçak kemikte

    topraksa paylaşılmış kıyılarsa yağmalanmış
    umut hacizde
    ya bu neyin puştluğu bu
    sana yokluk sana yasak sana dam
    insan değil - hâşâ - bir yağmacı soyu bu
    bıçak kemikte

    üretensin yaratansın yürütensin dağları
    bakma öyle kilit kilit duvar duvar
    yetsin artık bu susku
    bıçak kemikte
    anasın boynun bükük babasın kolun kırık
    oğullar kan içinde
    kaldır artık başını
    «kalsın benim dâvam dîvana kalsın» demiş ozan
    o dîvan sensin artık
    bıçak kemikte
    3 ...
  24. 2751.
  25. Artık demir almak günü gelmişse zamandan
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol
    Bir çok giden memnun ki yerinden
    Çok seneler geçti, çok seneler geçti
    Dönen yok seferinden
    Bir çok giden memnun ki yerinden
    Çok seneler geçti, çok seneler geçti
    Dönen yok seferinden
    Bir çare gönüller ne giden son gemidir bu
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu
    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
    Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler
    Bir çok giden memnun ki yerinden
    Çok seneler geçti, çok seneler geçti
    Dönen yok seferinden
    Bir çok giden memnun ki yerinden
    Çok seneler geçti, çok seneler geçti
    Dönen yok seferinden
    Bir çok giden memnun ki yerinden
    Çok seneler geçti, çok seneler geçti
    Dönen yok seferinden.
    3 ...
  26. 2750.
  27. Bir alışılmış vakit – her gün geliyor-
    Sabahla öğle arası
    Yaslanmışım koltuğuma, ağzımda sigaram
    Okuyup bitirmişim çoktan gazetemi
    Yağmur yağacak, peki, yağsın ve bitsin
    Bir uzaklığı teraziyle ölçer gibi
    Göğsümde yoğunlaşan sıkıntı
    Ve
    Masamın üstü karmakarışık
    Şiirlerin de eski tadı kalmadı.

    Sahi ne demek
    Nasıl oluyor
    Sardunyası çapraz bir gün ışığı
    Tekel birasının tadı
    Çıkmalı, birine filan mı uğramalı.

    Radyoyu açıyorum, açar açmaz kapatıyorum
    Çeviriyorum pikabı
    Bugünlerde Mozart’ı seviyorum en çok
    Kim ne derse desin Mozart’ı
    Ve yağmur başlamadı.

    Bir sigara daha
    Neden kimse bugüne kadar
    Kendini açıklamadı
    Gizli bir hüzün dolanıyor gövdemi – neden –
    Türü kalmamış çiçeklerden bir uzantı
    Kabına bakıyorum plağın
    insanlar, insanlar, hepsi birden bir gökkuşağı
    Yağmura taktım aklımı, hayır başlamadı.

    Yağarsa
    Belki bir görümlük yaşamın tadı
    Vurup pencereme gidecek
    Belki tat bile değil, sanrı
    Bu alışılmış vakit böyle her gün geliyor
    Sabahla öğle arası.

    Ben Etiler’de oturuyorum – herkesin bir adresi olmalı-
    iniyorum yokuş aşağı her gün
    Denize uğramadan yapamıyorum
    Öğleyle akşam arası, akşamla öğle arası
    Alışılmış vakit uzun uzun bitiyor
    Açıyorum hafifçe kapalı dudaklarımı
    Nereye
    Turgut’a sormalı, iyi bilir O
    Elinde limonlu votkası.

    Ey masalar, ey iskemleler
    Edip’in yeri boş mu, köşede masanın yanı
    Değilim ben böyle mahzun
    Öyleyse pulsuz bir dilekçe nasıl olmalı
    Unutup baharı bile nasıl olmalı.

    işte
    Turgut’a gidiyorum, yağmur nasılsa yağmadı.

    Edip Cansever.
    2 ...
  28. 2749.
  29. yaptıklarımın hesabını,
    verecek olsaydım birer birer.
    yaparmıydım bu yaptıklarımı.
    bilsem ki her yerde karşıma çıkacak.
    unutmak istediğim eski hatıralar.
    yaşarmıydım o anıları yeniden.
    pahalıya aldığım kıymetliler.
    ucuza sattığım değersizler.
    gerçekten çok mu kıymetliler,
    yoksa o kadar mı değersizler.
    tartacak bir terazim olsaydı eğer,
    gene bu kadar çok mu alırdım.
    o kadar kolay mı satardım.
    dönüp baktığım zaman arkama,
    ne kadar çok kovalayan.
    bir şekilde verilecekse,
    veremem bu hesabı kendime bile.
    fayda etmez son pişmanlık.
    faydası yok geçti artık.
    tükenerek bitti zaman.
    dünya kocaman bir kazan.
    yanıyor altında cehennem alevleri.

    Bana ait.
    1 ...
  30. 2748.
  31. yoldaydım birgün gene,
    işim vardı bir yerlerde.
    hızlı hızlı yürüyordum,
    kafamda bir sürü düşünce.
    tanımıyorum acaba o kimdi,
    adamın biriydi.
    sarsak sarsak ağır aksak,
    önümde yürüyordu.
    beyaz saçlıydı adam,
    kara kuru, zayıf, ipince.
    sıradan kendi halinde,
    herkes gibi biri işte.
    aniden sendeledi adam,
    atılan son bir iki adım.
    titreyerek düştü yere,
    ne oldu anlamadım.
    açılan gözleri,
    bir an üzerime kenetlendi.
    yardım et dercesine,
    umutsuzca uzandı elleri.

    ilk defa o gün,
    ölen birini gözümle gördüm.
    sanki ben de onunla düştüm,
    onunla öldüm.

    sağdan soldan koştular,
    toplandılar başına.
    uğraştılar cansız bedeni,
    yeniden canlandırmaya.
    yoktu artık gözünün bebekleri,
    bembeyazdı gözleri.
    dudaklarında ki acı mı,
    yoksa gülümseme mi.
    hani nerde onu sevenler,
    nerde sevdikleri.
    gidemeyecek o bir daha,
    yazlığına kışlığına.
    onun evi artık,
    toprağın bir metre altında.
    sıkılmış yumurukları,
    belli ki birisiyle döğüşüyor.
    devirip azraili,
    sanki geri dönmek istiyor.
    azrail ortalardayken,
    hızlı hızlı uzaklaştım oradan.
    işlerim var daha yapacak,
    uzun ömür versin bana yaradan.

    ilk defa o gün,
    ölen birini gözümle gördüm.
    sanki ben de onunla düştüm,
    onunla öldüm.

    Bana ait.
    2 ...
  32. 2747.
  33. ayaklar altında ezilmiş,
    kaldırımda bir taşım.
    okyanusu taşırdı,
    sana akan göz yaşım.
    aldığım her nefeste,
    kurduğum her hayalde,
    yanlız sen varsın,
    düşündüğüm her demde.
    alnımda ki satıra,
    kalbimde ki damara,
    öldüğün zaman,
    mezarımın taşına.
    benim ismim yanına,
    senin ismin yazılsın.

    Bana ait.
    2 ...
  34. 2746.
  35. bu alemde,
    üç boyut var derler.
    birisi en, birisi boy,
    diğeride yükseklik.
    yanlışmış sevgilim.
    yanlışmış.
    yalan söylemişler.
    gerçekte üç boyut,
    sana yakın,
    senden uzak,
    sensizlikmiş.

    Bana ait.
    1 ...
  36. 2745.
  37. Hiç pencerenden baktın mı umuda
    Uçup giden kuşları izleyerek
    Hiç gece karanlığında ağladın mı
    Gökyüzünden düşen yağmura bakarak
    Hiç bitmiş çaresizliği yaşadın mı
    Anılar elinden kayıp giderken
    Belkide,
    Bir hiçtin koskaca dünyada yaşarken.
    1 ...
  38. 2744.
  39. Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde
    Dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi
    Ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Yağmur altında ya da karanlıkta
    Bir başıma kalmış gibi.
    Sevgilim böylesine alımlıyken
    Güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol
    iyice belirmişken gökyüzünde
    Onarırken, sararken hayat
    Çocukların incinmiş gülüşlerini
    Artık her park yeri bir apartman inşaatı
    Her sokak bir otomobil nehriyse de.
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Soğuk camlara dayayarak yüzümü
    Kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi
    Yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Örterek yüreğime kara bir tülü.
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Kapkara bir gece penceremi dalarken
    Öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu
    Yiğitliğin, özverinin, sevginin
    Arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu.
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Bir darağacında ya da yolda yürürken
    Bugün oturdum ölümü düşündüm
    Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken.
    6 ...
  40. 2743.
  41. aynı bardaktan içmeyeceğiz
    ne sıcak şarabı, ne suyu,
    kuşluk vakti öpüşmeyeceğiz,
    pencereden bakmayacağız akşama doğru.
    sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla,
    ama düştüğümüz aynı sevda.
    5 ...
  42. 2742.
  43. öylesine bir sevgi taşıyorum içimde,
    kendimden başka herkese yetecek kadar.
    dağlardan kopup gelen bir sel kadar güçlü,
    kaynayarak çıkan bir pınar kadar berrak.
    nasıl bir aşk bu kıyamıyorum sevmelere.
    tutamıyorum elini korkuyorum kırılacak.
    sakliyorum sevgimi kalbimin derinliklerinde,
    ellerden gözlerden dillerden herkesden uzak.
    tek sen varsın geceyle gündüzümün arasında.
    hep gece bana sensiz, güneş seninle doğacak.
    öylesine bir umut taşıyorum icimde,
    birgün senin kollarında uyanacak kadar.

    Bana ait.:
    2 ...
  44. 2741.
  45. nerede bir can ölse
    oralı olur yüreğim.
    olmalı zaten.
    olmazsa insan olmaz yüreğim.

    (bkz: ahmed arif)
    1 ...
  46. 2740.
  47. belki de ara ara,
    yaptığım aykırılıklar varsa da.
    bakmadan kendi yaptıklarına,
    bana deli diyorlar.
    konuşuyorsam kendi kendime,
    kime ne zararım var.
    ara sıra vurup kırıyorum,
    döküyorum sağı solu.
    farketmez orası burası,
    bana her yer ayak yolu.
    çok sıcak gelmişti hava,
    herhalde yaz diye.
    ne olmuş yani bir kaç kere,
    çırıl çıplak gezdiysem mahallede.
    farrketmedim mi sanıyorsunuz.
    kapatırken elinizle yüzünüzü,
    parmaklarınızın arasından,
    faltaşı gibi açtığınızı gözünüzü.
    bildiğiniz deliyim işte,
    gürbüzüm güçlü kuvvetli.
    sizin gibi değilim,
    anlamıyorum ben her şeyi,
    niye giyilir elbise,
    benim için yok bir değeri,
    parayla alınırmış,
    içtiğimiz su, yediğimiz ekmek.
    bulamazsam ben para,
    benim ölmem mi gerek.
    bakıyorum da karıncalar gibisiniz,
    bir ömür paranın peşindesiniz.
    kör olmuş gözünüz.
    sizin için herşey değersiz.
    söyleyin şimdi,
    deli olan benmiyim,
    yoksa deli olan,
    aslında sizler misiniz.

    Bana ait.
    1 ...
  48. 2739.
  49. sağa dön karanlık.
    sola dön karanlık.
    yok ettiler ışığımızı.
    ışık yok artık.
    hep hukuk üstün bilirdik.
    yok ettiler adaleti.
    her şey fermanla artık.
    özgürlük bile verilen izinle.
    bir irademiz kalmıştı geriye.
    o da sarayda rehinde.
    yazık çok yazık.

    Bana ait.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük