günün şiiri

entry3078 galeri300 video20 ses2
    2813.
  1. Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
    Oysaki seninle güzel olmak var
    Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
    Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
    Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

    Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
    Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
    O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
    Derken karanfil elden ele.

    Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
    Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
    Birleşiyoruz sessizce.
    (Yerçekimli Karanfil, edip cansever.)
    12 ...
  2. 2812.
  3. “zamirsizlik kimsesizliktir, şahıslar çok zamir az.”
    4 ...
  4. 2811.
  5. önce sesin gelir aklıma
    çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
    güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
    sonra cumartesi günleri gelir
    sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
    bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak. *
    2 ...
  6. 2810.
  7. Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar / ismet Özel

    Ben ismet Özel, şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan
    ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    her şeyi gördüm içim rahat
    gök yarıldı, çamura can verildi
    linç edilmem için artık bütün deliller elde
    kazandım nefretini fahişelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    uçtum ama uçuşum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm
    bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.
    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    sanki ne anlıyorum?

    Ola ki
    şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    devlet sırrıyla birlikte insanın
    sinematografik bir hayatı olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    ve sonunda estetik bir
    idam belki...
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunları sağlayamaz insana.

    Doğruysa bu yargı
    bu sonuç
    bu çıkarsama
    neden peki her şeyi bulandırıyor
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört incil'den Yuhanna'yı
    tercih edişim niye?

    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasında
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eşliğinde
    en okunaklı çehremle bekliyorum
    oyundan çıkmıyorum
    korkuyorum sıram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yığın açalya
    bir sürü çarkıfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sıra sende
    sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    söyleyin
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    onları verin, yakınmalarınızı
    artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    verin bana
    verin taammüden işlediğiniz suçları da.

    Bedelinde biliyorum size çek
    yazmam yakışık almaz
    bunca kaybolmuş talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, birçok tuhaf
    marifetimin yanısıra
    ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün gelişi
    üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük insanlık ideali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çıkar.

    Yapılsın adil pazarlık
    yapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarın
    vebası bende kalacak
    varsın bende biriksin
    durgun suyun sayhası
    yumuşatmayı bilen ateş
    öğüt sahibi toprak
    nasıl olsa geri verecek
    benim kılıcımı.
    0 ...
  8. 2809.
  9. Çâkeri miydim ki ben gamın?
    Çökerdi yüreğime dembedem,
    Fakir bir de gam yükünü,
    Bir de elemin yükünü,
    Çekerdim.
    Divâne miydim ki devâsâ dertler,
    Yetmezmiş gibi yüreğime,
    Başka yüreklerin dertlerini düşünür,
    Deşerdim.
    Serveri miydim ki servistânın?
    Hayatın huysuz atında süvari,
    Olan ben,
    Akıbet buraya gelecek birini
    Esrik, çılgın ama sessizce
    Severdim.
    Onu sevmemek mümkün müydü?
    “Kün” emri onda yinelenmiş gibiydi.
    Ben ise gözlemci bir rüzgâr,
    Durup eğlenmeye vakit mi var?
    Eser ve giderdim.

    hüsrev hatemi.
    2 ...
  10. 2808.
  11. çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
    sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

    inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
    son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

    bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
    yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.

    cemal süreya
    2 ...
  12. 2807.
  13. Aldatırsın, hep hoştur sözünde.
    Binbir sır vardır nice özünde.
    Gamlı çileler ayaz güzünde.
    Kim var deşmedik kepaze dünya.

    Olmadık kader yiğit başında.
    Ağulu her iş, ekmek aşında.
    Deli kıpkızıl sevda yaşında.
    Şol ham ermedik acuze dünya.

    S.d.
    0 ...
  14. 2806.
  15. ne böyle sevdalar gördüm ne böyle ayrılıklar / ilhan berk

    ne zaman seni düşünsem
    bir ceylan su içmeye iner
    çayırları büyürken görürüm.
    her akşam seninle
    yeşil bir zeytin tanesi
    bir parça mavi deniz
    alır beni.
    seni düşündükçe
    gül dikiyorum elimin değdiği yere
    atlara su veriyorum
    daha bir seviyorum dağları.
    0 ...
  16. 2805.
  17. Bayram gelir evlere
    Sevgi gelir dillere
    Ver elini öpeyim
    ...
    1 ...
  18. 2804.
  19. bir kıyı kahvesinde / ilhan berk

    ada çaylarımızı söylemiş miydik?
    üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
    kimimiz aznif oynuyor, cigara üstüne cigara
    yakıyordu kimimiz. sanki dünya durmuştu
    öyle dalmış gitmiştik. kendi kendimizdik.
    bir sürü kırlangıç dışarıda camlara vuruyordu.
    birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,
    -deniz çekildi, dedi. hepimize tutup
    denizde gezdirdiği gözlerini. büyük
    bir boşluk bırakıp sonra da arkasında
    kalktı.
    biz işte o zaman gördük onu
    ve çekilen denizi.
    o zaman çıktık kendimizden.

    dışarıda bir dilim ekmek gibiydi gök
    1 ...
  20. 2803.
  21. Mutlak Seveceksin

    Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
    Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
    Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
    Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

    Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
    Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
    Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
    Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

    Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
    Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
    Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    Ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
    Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin!
    Aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
    Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

    Hüseyin Nihal Atsız
    1 ...
  22. 2802.
  23. Atilla ilhan- ben sana mecburum.
    0 ...
  24. 2801.
  25. Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
    Yıldızlar, aydınlık fikirler gibi
    tavanda salkım salkım

    bu gece dağ başları kadar
    yalnızım.
    Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından,
    dudaklarımda

    eski bir mektep türküsü
    karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim,
    gözlerim, gözlerini arıyor durmadan;

    nerdesin?
    0 ...
  26. 2800.
  27. ... daha çok geçmişten konuşuruz.
    Gelecek bizim için acıklı bir zaman artık.
    Bugünü dersen yılgınlık gibi bir şey.
    Neyini konuşacaksın. içindesin işte!

    (bkz: şükrü erbaş)
    2 ...
  28. 2799.
  29. Gerçekte bir sevinç,
    bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde.
    Sevgiler umutlar yok değildir.
    Öyleyse çabuk neden küseriz birbirimize.
    Durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
    Anlamıyoruz da ondan mı yoksa.
    Bir bütün olduğunu mutluluğun.
    Umudun bir bütün olduğunu..
    E. Cansever
    1 ...
  30. 2798.
  31. allah’a ısmarladık
    elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
    bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
    bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
    görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!
    Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
    andırıyor ışıksız evinde pencereler.
    biraz yeşermek için beklesin artık kışı
    çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler.bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna,
    buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz:
    benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna,
    hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz.bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
    alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
    değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
    kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.
    Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü
    daha candan görürüm senden uzaklaşınca.
    sararırsın dönüşte görünce öksüzünü:
    bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca.
    Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
    bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
    bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın
    görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!
    faruk nafiz çamlıbel.
    1 ...
  32. 2797.
  33. 2796.
  34. yalnızlık paylaşılmaz.
    paylaşılırsa yalnızlık olmaz.
    0 ...
  35. 2795.
  36. Beni bunca saracak ne vardı
    Kanıma girecek
    Gözbebeklerime oturacak
    Bir senfoni gibi kulaklarımdan
    eksilmeyecek
    Ne vardı
    Hiç karşıma çıkmasaydın
    Bu kör olası gözler görmeseydi seni
    Ne vardı
    Güzelliğini hiç bilmeseydim
    Bir dua gibi bellemeseydim adını
    Ne vardı bütün gece
    Gözlerimi tavana dikerek
    Seni düşünmeseydim.
    1 ...
  37. 2794.
  38. Gerçekte bir sevinç,
    bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde.
    Sevgiler umutlar yok değildir.
    Öyleyse çabuk neden küseriz birbirimize.
    Durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
    Anlamıyoruz da ondan mı yoksa.
    Bir bütün olduğunu mutluluğun.
    Umudun bir bütün olduğunu..
    E.Cansever
    1 ...
  39. 2793.
  40. 2792.
  41. durakta üç kişi
    adam kadın ve çocuk
    adamın elleri ceplerinde
    kadın çocuğun elini tutmuş
    adam hüzünlü
    hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
    kadın güzel
    güzel anılar gibi güzel
    çocuk
    güzel anılar gibi hüzünlü
    hüzünlü şarkılar gibi güzel.
    5 ...
  42. 2791.
  43. Diyecekler ki arkamdan
    Ben öldükten sonra
    O, yalnız şiir yazardı
    Ve yağmurlu gecelerde
    Elleri cebinde gezerdi
    Yazık diyecek
    Hatıra defterimi okuyan
    Ne talihsiz adammış
    imanı gevremiş parasızlıktan

    -Muzaffer Tayyip Uslu
    (bkz: kelebeğin rüyası)
    2 ...
  44. 2790.
  45. bu bir türkü:-
    toprak çanaklarda
    güneşi içenlerin türküsü!
    bu bir örgü:-
    alev bir saç örgüsü!
    kıvranıyor;
    kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
    esmer alınlarında
    bakır ayakları çıplak kahramanların!
    ben de gördüm o kahramanları,
    ben de sardım o örgüyü,
    ben de onlarla
    güneşe giden
    köprüden
    geçtim!
    ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
    ben de söyledim o türküyü!

    yüreğimiz topraktan aldı hızını;
    altın yeleli aslanların ağzını
    yırtarak
    gerindik!
    sıçradık;
    şimşekli rüzgâra bindik!.
    kayalardan
    kayalarla kopan kartallar
    çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
    alev bilekli süvariler kamçılıyor
    şaha kalkan atlarını!

    akın var
    güneşe akın!
    güneşi zaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    düşmesin bizimle yola:
    evinde ağlayanların
    göz yaşlarını
    boynunda ağır bir
    zincir
    gibi taşıyanlar!
    bıraksın peşimizi
    kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

    işte:
    şu güneşten
    düşen
    ateşte
    milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

    sen de çıkar
    göğsünün kafesinden yüreğini;
    şu güneşten
    düşen
    ateşe fırlat;
    yüreğini yüreklerimizin yanına at!

    akın var
    güneşe akın!
    güneşi zaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
    güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
    toprak kokuyor bakır sakallarımız!
    neş'emiz sıcak!
    kan kadar sıcak,
    delikanlıların rüyalarında yanan
    o «an»
    kadar sıcak!
    merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
    ölülerimizin başlarına basarak
    yükseliyoruz
    güneşe doğru!

    ölenler
    döğüşerek öldüler;
    güneşe gömüldüler.
    vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

    akın var
    güneşe akın!
    güneşi zaaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
    kalın tuğla bacalar
    kıvranarak
    ötüyor!
    haykırdı en önde giden,
    emreden!
    bu ses!
    bu sesin kuvveti,
    bu kuvvet
    yaralı aç kurtların gözlerine perde
    vuran,
    onları oldukları yerde
    durduran
    kuvvet!
    emret ki ölelim
    emret!
    güneşi içiyoruz sesinde!
    coşuyoruz,
    coşuyor!..
    yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
    mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

    akın var
    güneşe akın!
    güneşi zaaaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!

    toprak bakır
    gök bakır.
    haykır güneşi içenlerin türküsünü,
    hay-kır
    haykıralım!
    1 ...
  46. 2789.
  47. Sende ben kutba giden bir geminin sergüzeştini
    sende ben kumarbaz macerasını keşiflerin
    sende uzaklığı
    sende ben imkansızlığı seviyorum
    Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
    ve kan ter içinde aç ve öfkeli
    ve bir avcı istihasıyla etini dişlemek senin
    Sende ben imkansızlığı seviyorum
    fakat asla ümitsizliği değil.
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük