günün şiiri

entry3078 galeri300 video20 ses2
    100.
  1. iki kelimeydi,
    hepsi senindi,
    senden istediğim
    banada söylemendi.
    0 ...
  2. 99.
  3. incecikti
    gül dalıydı
    dokunsaydım kırılacaktı
    dokunmadım kurudu.
    0 ...
  4. 98.
  5. günün şiiri onun için var mıdır bilmem ama mehmed uzun'a gelsin bu günde anmak için...

    aşk gibi aydınlık ölüm gibi karanlıktı yüzün ve ben sendeki karanlığı yaşadım... baz ve kevok gibi!
    0 ...
  6. 97.
  7. elimden tut yoksa düşeceğim
    yoksa bir bir yıldızlar düşecek
    eğer şairsem beni tanırsan
    yağmurdan korktuğumu bilirsen
    gözlerim aklına gelirse
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni

    geceleri bir çarpıntı duyarsan
    telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
    sarayburnu'ndan geçiyorum
    akşamsa eylül'se ıslanmışsam
    beni görsen belki anlayamazsın
    içlenir gizli gizli ağlarsın
    eğer ben yalnızsam yanılmışsam
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni
    *
    0 ...
  8. 96.
  9. biliyor musun?
    senden ayrılalı sakal bıraktım
    zamanının akışına koyuverdim kendimi
    gömleklerim kolalı değil artık
    pantolonum ütülü değil
    ayakkabım boyalı değil
    öylesine değiştim ki
    görsen tanıyamazsın
    sabahları gün doğarken kalkıyorum
    ilk işim bir sigara yakmak oluyor
    ve bir süre denizin hışırtısını dinliyorum
    sonra, apansız sen geliyorsun aklıma
    gözlerin, dudakların, ellerin geliyor
    şimdi nerdesin kimbilir
    yatağında uyuyor olmalısın
    artık beni görme rüyalarında
    korkarsın.
    mevsim sonbahar malum ya
    serde de kör olası şairlik var
    boyuna hüzünlü şeyler düşünüyorum
    ağaçların yaprakları dökülmeğe başladı
    keskin poyrazlar esiyor kuzeyden
    kuşlar durmadan göç ediyor
    ara sıra düşenler oluyor yorgun ya da yaralı
    tutup okşuyorum tüylerini, gagalarından öpüyorum
    ve diyorum ki
    sana kavuşmak için bir göçmen kuş olmalı
    işte böyle
    günler, haftalar geçip gidiveriyor
    saçım, sakalım birbirine karıştı
    yine de her geçen gün
    kendime biraz daha alışıyorum
    ve biliyor musun
    unutamayacağımı bile bile
    seni unutmaya çalışıyorum...
    *
    1 ...
  10. 95.
  11. sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
    şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
    dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

    -senegalliler dahil değil

    sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    o vakit bir sufiyi tül darplarla gebertebilirsin
    hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

    -yoksa seni rahatsız mı ettim?

    sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

    -freud diye bir şey yoktur.

    sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

    -haydi iç de çay koyayım.

    ah muhsin ünlü
    0 ...
  12. 94.
  13. Duvara Tebeşirle Yazılan

    'Savaş istiyoruz! '
    En önce vuruldu
    Bunu yazan.

    Bertolt Brecht.
    2 ...
  14. 93.
  15. ne kadar da çok severmişiz birbirimizi
    sahi ne kadar da çok severmişiz
    yıllarca, yüzyıllarca öpüştük
    sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk
    istersen bu gece burada kal ,dedik
    sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık
    sık sık görüşelim, olmaz mı dedik
    iyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık
    ortada
    her zamanki gibi bir karanfil kaldı...
    *
    2 ...
  16. 92.
  17. bak bunlar ellerin senin, bunlar ayakların,
    bunlar o kadar güzel ki artık, o kadar olur
    bunlar da saçların işte, akşamdan çözülü
    bak bu sensin çocuğum, enine boyuna
    bu da yatak olduğuna göre altımızdaki
    sabahlara kadar koynumda yatmışsın,
    bak bende yalan yok vallahi billahi,
    sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur.

    işe bak sen, gözlerin de burda
    gözlerinin ucu da burda, yaşamaya alışık
    iyi ki burda yoksa ben ne yapardım?
    bak çocuğum, kolların işte çıplak işte,
    bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün
    gözlerin sabahın sekizinde bana açık
    ne günah işlediysek yarı yarıya.

    sen asıl bunlara bak, bunlar dudakların,
    bunların konuşması olur, öpülmesi olur
    seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde,
    vapurdaydık, vapur kıyıya gidiyordu
    üç kulaç öteden istanbul gidiyordu
    uzanmış seni usulca öpmüştüm,
    hemen yanımızdan balıklar gidiyordu.
    *
    0 ...
  18. 91.
  19. küçük anne;

    küçük anne, kelepir kız,
    bir şey söyle bana,
    bana bir laf et ki binlerce,
    onbinlerce görüntü anlatamasın.

    genceli nizami'nin dediği gibi
    taşı onunla yıkasalar
    üzerinde akik biter,
    bakışların ki..

    ikinci bir parıltı var senin bakışlarında,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    iki çay söylemiştik,biri açık,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni...

    *
    1 ...
  20. 90.
  21. Öyle uzaklardan durup bakma bana ,
    Dokunmak istiyorsan,
    Durma
    Dokun yüreğime
    Gizli tebessümler ardında saklı yüreğim
    Başkaldırır hep sevdalara
    Özlemek sebepse aşka
    Özledim delicesine.

    Yüreğimi sevda yaptım aşka
    Şiiri yağmurlarla yıkadım
    Martılarla seviştim satırlar boyu
    Yelkensiz gemilerle çıktım hep yola
    Özlemek buysa aşkı
    Özledim delicesine.

    Söyle nasıl birşeydir bilir misin?
    Sevişmek özlemlerle
    Darmadağın bir yürekle
    Beklemek sesizce
    Kırdım zincirlerimi,
    Kurtulacağım elbet
    Bu kırmızı yapışkan iplerden
    Her yalnızlığımı bir buluta yükledim
    Dudaklarımdan süzülecek gece
    Kopacak aşkın tutkusu
    Öpüşecek benimle aniden
    Ötesi berisi yok artık sevdanın
    Işıkları karartan bir geceden
    Sana aşkı yazıyorum
    Mor menekşelere veriyorum
    Teninin kokusunu
    Özlediğim ,
    Zamansızca yolunu beklediğim
    Yıldızlarım tek tek yok oluyor
    Bana yanlızca suskunluğum kalıyor
    Özlemek buysa aşkı
    Özledim delicesine.

    alıntı.
    0 ...
  22. 89.
  23. Kendi öper, kendi yapar.
    Kimseye vermez, kendi takar.
    Çocuk ister, hemen yapar.
    Yazar dediğin, iyi yazar.

    Sokakta bir çocuk var.
    Neüdü belirsiz.
    Ne ahlak var ne ar.
    Olsun yinede var oğlu var.

    Cengiz Gevinç
    0 ...
  24. 88.
  25. Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı.
    Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım.
    Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya.
    Manzaraysa ayrılığa sıfır!
    işte her şey hazır..
    Acılarımla iki lafın belini kırdık.
    Yokluğunda bir kuş sütü eksik..
    Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik.
    Cemal Süreya
    1 ...
  26. 87.
  27. Herkes kırılamaz; bazen ipince bir dal olmak gerekir kırılmak için
    Ama dünya kütüklerin..
    Ağlayamaz herkes; ağlayabilecek kadar büyümek gerekir
    Dünya ise küçüklerin..
    Sevemez herkes; bir orman olmak gerekir sevmek için
    Bak ki dünya çöllerin.. (yılmaz odabaşı)
    1 ...
  28. 86.
  29. kulak verin sözlerime iyice,
    herkes öldürebilir sevdiğini
    kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    kimi dalkavukça sözlerle,
    korkaklar öpücük ile öldürür,
    yürekliler kılıç darbeleriyle!

    kimi gençken öldürür sevdiğini
    kimileri yaşlı iken öldürür;
    şehvetli ellerle öldürür kimi
    kimi altından ellerle öldürür;
    merhametli kişi bıçak kullanır
    çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

    kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    kimi satar kimi de satın alır;
    kimi gözyaşı döker öldürürken,
    kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    herkes öldürebilir sevdiğini
    ama herkes öldürdü diye ölmez.

    - dayı, sonra bir başkası öldürür, sonra bir başkası. sevilen öldürüldü diye ölmez de, öldüren ölür dayı.
    2 ...
  30. 85.
  31. herkes sussun
    boşluktaki dilsiz yıldızların körlüğü gibi,
    dursun her şey yatağımda
    ben neye ağlayacağımı bilirim
    hangi tenin beni öldürmeye yeteceğini...
    bu son,
    artık uykusundayım herkesin
    yaradılışı değilse de
    yokoluşu gördüm...
    *
    0 ...
  32. 84.
  33. günü güzel kılan dizelerdir.

    Göğe Bakma Durağı

    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    bu evleri atla bu evleri de bunları da
    göğe bakalım

    falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    inecek var deriz otobüs durur ineriz
    bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    beni bırak göğe bakalım

    senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    bana dönesin diye bir bir kapattım
    şimdi otobüs gelir biner gideriz
    dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım

    Turgut Uyar
    4 ...
  34. 83.
  35. Bekliyorum..
    Öyle bir havada gel ki,
    Vazgeçmek mümkün olmasın!
    3 ...
  36. 82.
  37. yalnız aşkı vardır aşkı olanın,
    ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
    sen yüzüne sürgün olduğum kadın,
    kardeşim olan gözlerini unutmadım
    Çocuğum olan alnını, sevgilim olan ağzını
    dostum olan ellerini unutmadım...

    cemal süreya
    1 ...
  38. 81.
  39. Sen yoksun.........
    Boşuna yağıyor yağmur...
    Birlikte ıslanmayacağız ki.....
    Boşuna bu nehir......
    Çırpınıp pırpırlanması.....
    Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...
    Uzar uzar gider..
    Boşuna yorulur yollar..
    Birlikte yürüyemiyeceğiz ki..
    Özlemlerde ayrılıklar da boşuna
    Öyle uzaklardayız..
    Birlikte ağlayamayacağız ki
    Seviyorum seni boşuna..
    Boşuna yaşıyorum
    Yaşamı Bölüşemiyeceğiz ki ...

    aziz nesin.
    1 ...
  40. 80.
  41. gelmeye fırsatın yok biliyorum.
    peki ya ben
    ben var mıyım?
    ya da hakkımda bildiklerini sırala
    gelmiyor mu hiç bir şey aklına?
    anladım.
    konuşan gözler meselesi,
    belkide konuşuyordur gözlerin ama ben gözce bilmiyorum ki;
    sessizce biliyorum
    usulca biliyorum
    masumca biliyorum
    yapabildiğini bildiğin tek bir şey var ama nolur bu sefer ağlatma yüklemi.
    peki ya sen
    sen var mıydın?
    hakkımda bilmediklerine ağlarken.
    yoktun
    gözlerinin konuştuklarını neden anlamıyorum merak ediyor musun?
    çünkü;
    onlar da yoklar.

    cemal süreya
    4 ...
  42. 79.
  43. sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale. 
    halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle 
    ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var 
    ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile.
    2 ...
  44. 78.
  45. peki alınız sizin
    daha istemiyorum
    bu el, bu ayak
    bu duyu bu düşünce
    sizin..
    daha istemiyorum.
    dallarda, göklerde ,sularda
    açılarım bir denklemle uykusuz,
    belki anlarlar beni
    sevindirirler, umdururlar ama
    sizin,
    daha istemiyorum.

    ta çocukluğumdan beri
    yanım sıra yürüyen
    sevince, acıkınca
    konuşunca yazınca duyduğum şey,
    sizin.
    daha istemiyorum.

    gece koyu karanlıklar büyür,
    alır tasalarımı yollarda
    alır güzelliğimi dağlardan
    peki sizin, bu doldurduğum boşluk,
    sizin,.
    daha istemiyorum.

    hepsi taş, toprak ,orman deniz
    ışıksızlığını yaşadığım varlık
    yokluğunda ağrıdığım ölüler,
    hepsi hepsi
    sizin.
    daha istemiyorum.
    *
    1 ...
  46. 77.
  47. yine akşam oldu,
    yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine,
    uzaklık aynı gerçi,
    heryerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi,
    yine akşam oldu orda olduğu gibi,
    görebiliyorum seni burdan da,
    aynısıydı ordayken de,
    uzaklıktan korkmuyorum belki de,
    orada da aynıydı uzaklık gerçi
    donuklaşmış oldu artık bu,
    bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi,
    galiba ben baştan kaybetmişim,
    belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş...
    *
    1 ...
  48. 76.
  49. ..
    Aşk kaçmaktan çok kovalamayı sever,
    Görmekten çok özlemeyi,
    Dokunmaktan çok düşlemeyi,
    Ve aşk öyle haindir ki;
    Nerde imkansız varsa onu sever...
    özdemir asaf
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük