günün şiiri

entry3078 galeri300 video20 ses2
    164.
  1. Aşkın iffet büstünde
    Sırlı gözyaşlarından öte,
    Bilmez misin
    Ne v'ar !

    Bembeyaz hayaller üstünde,
    Kirli anılar .
    Kar üstünde,
    Kapkara bir leke
    Ar !

    Yegah Tan
    0 ...
  2. 163.
  3. BEŞiNCi MEKTUP

    Ayrılık diye bir şey yok.
    Bu bizim yalanımız.
    Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
    Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

    Güneş çoktan doğdu.
    Uyanmış olmalısın.
    Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
    Öyleyse ayrılmadık.
    Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

    Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
    Önce beklemekten.
    Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
    ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

    Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
    Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
    Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
    Kanunlara saygı göstermesini,
    insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

    Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
    Ya o? Ya o?
    insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
    Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
    Saadet bekliyor yaşamaktan.

    Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
    Aradıklarının çoğunu bulamamış,
    Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
    Göçüp gidiyor bu dünyadan.

    işte yaşamak maceramız bu.
    Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
    Ve yaşayıp beklerken ölmek!

    Özleme bir diyeceğim yok.
    O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
    O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
    O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

    insanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
    Yaşantımız özlemlerle güzel.
    Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
    Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
    Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

    Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
    Seni özlediğim içindir.
    Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
    Seni özlediğim içindir.
    Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
    Yine seni özlediğim içindir.

    Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!

    ÜMiT YAŞAR OĞUZCAN
    0 ...
  4. 162.
  5. Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
    Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
    Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    Oysa Allah bilir, bugün iyi uyanmıştık
    Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
    Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü.
    Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
    Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
    Sanki hiç olmamıştı

    Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
    Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullular..

    Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların..

    Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
    Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
    Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
    Çünkü iki kişiydik

    Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
    Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
    Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
    iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
    Memelerin vardı, memelerin kahramandı sonra
    Sonrası iyilik güzellik...

    Cemal Süreya - AŞK
    1 ...
  6. 161.
  7. nar şurubu

    bilmediğimiz bir zamanda
    her şeyi bilen
    varmış birileri
    biz kundakta
    beyaz kundakta kıpkırmızı
    olmayı beklerken
    biri
    ayarlamış her şeyi
    sanki dolmuşuz kanallara
    yok hiç kimsenin
    haberi ötekinden
    ayaklarımıza düşmedikçe ay
    farketmeyeceğiz belki de geceyi de...
    bilmedğimiz bir zamanda acımadan
    bir yumruk tepemizde, patlamış bir nar
    savrulmamızı bile kontrol etmiş bir el
    sen şuraya sen şuraya
    yavaş yavaş anlıyoruz
    buna yaşlanmak diyorlar
    acı çekmek mi
    bize bağışlandığı kadar
    tane olmayı bile özleyen
    kırıntılarla...

    tane tane etmişler hepimizi
    sonra sen bir tanesin demişler!
    akar kanımız akar, derler o zaman da
    şurup sanaayimiz gelişiyor...
    0 ...
  8. 161.
  9. 160.
  10. istanbul bugün ağlıyor
    istanbul bugün dertli
    istabul isyan ediyor bugün
    çünkü sevdiği gitmiş bugün
    edebi yolculuğa !
    0 ...
  11. 159.
  12. bu hayvanlar müslüman mı söylesene bebeğim
    şu öküz müslüman mı bu sakallı sünepe?
    bir zalimin köpeği bak allah’ı zikrediyor
    bak gazete ne yazıyor türklerinmiş türkiye

    yahudiler bombaları kucaklayıp bebeğim
    düşlemiyor intiharlar, işlemiyor karakol
    al götür bu yumruğu akşam çocuklar yerler
    başbakan meşgul namaz kılıyor ayol

    bana kolpa malzemeden putlar yontma bebeğim
    sezen aksu’dan mesela, kanarya’dan, tanrı’dan
    allah’tan demiyorum çarpılmış gibi korkma
    kork putların ellerinde patlamasından

    emmeyince sencileyin akmıyor bebeğim
    kan ağzıma gürül gürül - alnımda süt dişleri…
    seni öyle seviyorum ki condoleezza, bebeğim
    ağzına veresim geliyor
    ağzımdaki dişleri.

    (bkz: ah muhsin ünlü)
    0 ...
  13. 158.
  14. ÇiÇEKLi ŞiiRLER YAZMAK iSTiYORUM BAYIM!'dır.

    "Zenciler prensesi olacağım.
    Hayat işte asıl o zaman başlayacak"
    Pippi Uzunçorap

    Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
    Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi
    Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
    Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum.
    Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
    Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
    Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
    Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
    Bir yağsam pahalıya malolacağım.
    Ben bir bodrum kat kızıyım bayım
    Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
    Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
    Fakat korkuyorum. Birazdan da
    Kırk üç numara ayakkabılarınızla
    Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
    Bu iyi olmaz bayım!

    "Gün akşam oldu" diyorum
    Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
    Cam kırıkları yiyorlar
    Rüyamda; bir kâse dolusu suyun içinde
    Rengârenk yap-boz parçacıkları
    Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
    Hayır, sanırım sabahı bekleyemem
    Bilmiyorum.
    insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.

    On dört yaşındaydı ruhum bayım
    Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
    Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
    Gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
    Protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
    O ara içimde çiçeklerden oluşmuş
    bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
    Sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
    Kaçmaya çalıştım. Olmadı.
    Bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
    Ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
    Neyse işte
    Ben her filmi hatırlarım
    Sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
    "Sofi'nin tercihini" seyrederken çok ağlamıştım.
    Öpüşen Guramilerle ilgili bir film yapsalar
    Onu da mutlaka hatırlardım.
    insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
    Hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
    Bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.

    Büyük gemiler de yok artık bayım
    Büyük yelkenler de
    Büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
    işte az önce bir karabatak daldı suya
    Bir süredir kayıp
    Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
    Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
    Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
    Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
    Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
    Bir gül, bir güle derdi ki görse
    Yalan söylüyorum
    Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.

    DiDEM MADAK
    1 ...
  15. 158.
  16. __B'aşka__

    Başkasına baktığımdan,
    B'aşka baktı gözlerim sana.
    Aşka aşikar olmayan göz bebeklerim,
    Esir düştü göz çukurlarına.
    Yeşil üniformalı gözlerin
    Katlini vacip gördü
    Tüyü bitmemiş bebeklerin.
    Evlat acısına dayanamayan gözlerim
    Karanlığa gömdü acısıyla, beni.

    Başka bir dişiye değmeyen bedenimi,
    Dişledi aşkıma kayıtsız sözlerin.
    işledi cinsime olan kinini tenime.
    Uzuvlarım utancından girdi inine
    Küstü gün yüzüne ve yüzüme
    Kötürüm toprağı serpildi üstüme.
    Mahkumum artık başka birine,
    Biliyorum o sen olmayacaksın yine.

    yegah tan
    2 ...
  17. 157.
  18. sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
    şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
    dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

    -senegalliler dahil değil

    sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    o vakit bir sufiyi tül darplarla gebertebilirsin
    hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

    -yoksa seni rahatsız mı ettim?

    sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

    -freud diye bir şey yoktur.

    sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

    -haydi iç de çay koyayım.
    1 ...
  19. 156.
  20. Yaşamak ne güç şeymiş.
    Kadınlar öğrettiler bana,
    Başta anam.
    Hamamda kaynar sular dökerek başımdan,
    Onlar uyandırdılar beni çocukluktan,
    Erkek olup üstlerine çıkayım diye.
    Bu öyle bir esastır ki,
    Hem yesir tüccarı olacaksın, hem yesir.
    Ve vücutlarının akkağıtlarına yazdığım o şiir değil,
    met-cezir.
    Kadınlar doğurdular beni bağıra bağıra,
    Gine onlar öldürecekler beni aşktan,
    Bağırta bağırta..
    1 ...
  21. 155.
  22. bak!
    önüne sadece
    yanından koşarak giden kızın saçlarında kaybolan
    rüzgara aldırmadan...
    arkadan çekiştiren
    kelepçeli ayakları,
    yaraları her daim kokan,
    küf kokulu anılarına dönüp bir kez olsun bakmadan..
    yürü!
    nefes ,nefese!
    kaçarcasına,kovalanırcasına...
    arkanda kızıldenizi , nil'i
    sürmeli dolu dolu gözleri bırakarak..
    git!
    nerede bulacaksan kendini
    oraya...
    yüz !
    göz pınarlarında bir çocuğun,
    boğuluncaya dek...
    ne de olsa birgün,ansızın
    o loş odanın kapısını çalamadan bir düşmanın;
    azrail elinde yağmurdan bir yaba,
    dikilmeyecek mi karşına?
    *
    NOT:uyuşturucu gibi dolaşıyor damarlarımda
    yazma denilen şu illet
    şairlik mi ? sümme ve haşâ!
    1 ...
  23. 154.
  24. cemal süreya/var

    Şu senin bulutsu sesin var ya
    Uçtan uca tersyüz ediyor geceyi

    Yataklar var konuşmak için
    Öpüşmek için telefon kulübeleri

    Güneşler var, yıldızlar, samanyolları,
    Karpuzlar gümbür gümbür kapılarda.

    Tanrılar sofrası amma karanlık
    Yiyemem tek lokma yiyemem orda.

    Şu senin tutkulu sesin var ya:
    Ortak güzellik artı yara izi.

    Tutar ellerinden kaldırırsın
    Adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri.

    Yeni törenler gerek bize
    Yeni törenler -kimi zaman en eski.

    Dert etme, bütün dilleri içerir
    Bitki konumu, küçükbaş hayvan sesi.

    Şu senin dolayık sesin var ya
    Dondurma yiyen gürbüz bir kız gibi müstehcen,

    Balkon demirine dayalı bir arka kadar şakacı,
    ilk doyumdaki gibi yeşil elma tadında.

    Kimlik denetimi yaptıktan sonra
    Resimli roman okuyan bir er gibi giderici.

    Şu senin alçaktan sesin var ya
    Pencereler var burnumun kemiğinde sızı,

    Aşklar var unutulmamak için,
    Boğulmak için ilk sevgili.
    2 ...
  25. 153.
  26. hava kötü, kasvetli bir yığın iş
    dün de yapmamışım bugüne birikmiş
    müdür gözlerimin içine bakmakta
    acaba diyor bu çocuk ne içmiş

    saat daha dokuz buçuk yemeğe çok mu var
    bugün tatil olaydı sanki bok mu var
    yatağımda tatlı tatlı uyuyacaktım ama
    bende onu yapacak sağlam döt mü var

    ey yataktan entry giren yazar arkadaş
    nasıl rahat mısın kıskandım seni
    aha müdür geliyor bak yavaş yavaş
    entryler emanetimdir döneceğim, bekleyin beni...
    1 ...
  27. 152.
  28. insan
    Ya hayrandır sana
    ya düşman
    Ya hiç yokmuş gibi
    unutulursun
    Ya da bir dakka bile
    çıkmazsın akıldan

    - Nazım Hikmat RAN -
    0 ...
  29. 151.
  30. sevmek seni, çıplak ayaklarla kuma basmak..
    dokunmak taze bebek tenine, genzin yanasıya koklamak gülü,
    geberene kadar koşmak..

    sevmek seni, güneşe bakarken gözün kamaşması.
    bilmediğin dilde yanık türkü, gün ağarana kadar köpek öldüren içmek,
    gülmek ulu orta olur olmaz şeylere..

    sevmek seni, neşter vurmak yaraya.
    açı doyurmak, el vermek düşene, su içmek kanasıya buz gibi.
    merhaba demek tanımadığın birine..

    sevmek seni, seni sevmemenin imkansız olduğunu bilmek..
    6 ...
  31. 150.
  32. Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
    Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
    itti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
    Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
    Kaybetti kumarda gözlerim
    Kaybetti kumarda gözleri.

    Bir koru rüzgârlandı göğüs boşluğumuzda sanki
    Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
    Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
    Yani her soluk alıp verişimizde bizim
    Bir mekik gibi kalbin
    Bir mekik gibi kalbim
    işleyip durdu bu yitikliği yeniden.

    Ne kaldı
    Farkında mısın bilmem
    Gündüzler..
    Gündüzler biraz azaldı.

    Edip Cansever
    0 ...
  33. 149.
  34. çekmeyiz ki aşağılık dünyanın gamını.
    özleriz gül rengi şarabın tadını.
    şarap dünyanın kanı, dünya ise kanlımız.
    söyle;
    neden içmeyelim ki kanlımızın kanını.

    (bkz: ömer hayyam)
    1 ...
  35. 148.
  36. Kanla Kirlenmis Evrak

    Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
    Asklarim, inançlarim isgal altindadir
    tabutumun üstünde zar atiyorlar
    cebimdeki adreslerden umut kalmamistir
    topraga sokuldugum zaman çapa vuran adamlar
    denize yaklasinca kumlar ve çakil taslari
    geçmis günlerimi asagilamaktadir.

    Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
    Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini
    kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar
    bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden
    çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar
    denizin satirlari arasinda.
    Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin
    küfre yaklastikça inancim artiyor.

    Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
    öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
    saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
    acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
    aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
    Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
    basindan baslayabilirim.

    ismet Özel
    0 ...
  37. 147.
  38. gün gelecek, güleceksin...
    akan bir dere gibi,
    bedenin yatağında,
    aklın başındayken hem de.

    ama, o gün,
    bugün değil.
    1 ...
  39. 146.
  40. imkansız olan şeyler vardır bilirsin
    Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi
    Ve seni sevmemek cigan gözlüm
    Mümkün değil ki
    Çıkarıp atamam içimden
    Neyleyim yer etmişin bir kere
    Ne zaman elime bir kağıt alsam
    Siner güzelliğin kelimelere
    Yumsam gözlerimi seni seyrederim
    Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
    Mevsimler seninle başlar, seninle biter
    Yıl oniki ay benimlesin
    Ne zaman bir gemi görsem limanda
    Alıp başımı seninle gitmek isterim
    Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
    Anlasana; seni arıyor ellerim
    imkansız düşünmemek gecelerce seni
    Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil
    *Başka çaremiz yok, beni unut* demiştin
    Mümkün değil cigan gözlüm, mümkün değil.
    0 ...
  41. 145.
  42. gemliğe doğru denizi göreceksin.
    sakın şaşırma...
    1 ...
  43. 144.
  44. uzunca zamandır görmeyeli seni,
    bir başka kadın bir hoş olmuşsun.
    kollarıma alıpta sarmayalı seni,
    beyaz peynir gibiydin kaşar olmuşsun.

    müellifi: mükremin yılmaz
    0 ...
  45. 143.
  46. ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum
    senden öncesi yoktu seninle var olmuşum
    sende bütün ümitler,sende bütün özlemler
    beni bende arama artık ben sen olmuşum...
    (09.03.2012 cuma)
    2 ...
  47. 142.
  48. GÜNAH EKERiM ÖMRÜNE

    "Mecburiyetine Boyun Eğen'e"

    Uzaklaş;
    Yoksa sana dokunurum,
    Yoksa yasak tanımam,
    Günahkâr olurum, günahım olursun,
    Kaç, görme,
    Görürsen hatırlama,
    Hatırlarsan ağlama.
    Gelme.
    Yoksa sana dokunurum,
    Dudaklarına konarım
    Gözlerini esir alırım
    Kölem olursun,
    Gecelerce kölen olurum,
    Didik didik ederim hayatını,
    Benden başkasına yaşatmam seni,
    Tarihini vururum, anılarını asarım,
    Yüreğine saplarım kendimi
    Bedeninde yatıya kalırım
    Teninde beklerim geleceğimi
    Yaklaşma;
    Seni alırım,
    Senin olurum,
    Özgürlüğüm yoldaş olur yanına,
    Sensiz düşüncelerim toprak olur,
    Taparım sana, yatağına tapınak derim,
    Yüzünde güneşler beklerim,
    Gitmezsen sana dokunurum
    Sahiplenirim seni,
    Sana aşkı yaşatırım,
    Daha küçük aşklara katlanamazsın,
    Benimle ölürsün...
    "Kavuşamayan iki dağdık, aramızda güneş vardı"

    Umut TAYDAŞ
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük