iyi akşamlar yalnızlığım, nasıl geçti günün, ne o surat, ne o topuklarını vurarak yürümeler filan, sadece bir saat geciktim. Bak bu küslüğü uzatıp baş ağrıları, sırtını dönüp yatmalar filan istemem, bugün ben de gerginim ona göre. Unutma bugünün yarını da var.
mutfakta acele acele kahvaltı hazırlarken çalan telefonun melodisinin tüm hayatıma yayılması, kadınımdan "izmirdeyim" haberi ve iki gün sonrası için alınan biletlerin verdiği cennetten yer kiralamış hissi.
aradığın şeyi bulabilmen için aradığını unutman lazımmış.
2 haftadır bulamamıştım hiç bir yerde, unuttum ya şimdi aynı kitaptan 3 tane oldu, hey gidinin dünyası.
kar vardı sabah erken kalkıp erken yol aldım. yürüdüm sabah çok erkendi çamurlu yollardan geçtim köprü altlarından korktum ama kimseye belli etmedim. korktum; korkmasak insan olduğumuzu nereden anlayacağız. sabah çok erkendi buzdu yollara sürtünüyordu rüzgar durdum atkımı yeniden bağladım göğsüm üşüdü. ellerim üşüdü. ellerimde kitaplar vardı. kütüphanenin açık olduğunu bile bile güvenlikçilere bugün kütüphane açık mı diye sordum. açık hocam dediler. bu hocalık gazı beni beş altı dakika idare etti. sonra köşede durdum biraz, kızlara baktım çirkin çirkin geçip önümden gittiler. sonra duvara yaslanıp adetim olduğu üzere bir ayağımı geri geri duvara yaslayarak bir nevi eş kenar üçgen oluşturdum aynı lcw'nin reklamındaki o adam gibi. kızlara baktım çirkin çirkin önümden geçip gittiler. kütüphaneye girdim. fena sıcaktı uykum geldi bir güzel uyku çektim. sonra açtım ders çalıştım yani tam çalışamadım tam okumaya başlayınca aklıma bir şiir geldi hemen gidip kitabı bulup okudum, sonra başka derken baktım olmayacak dayanamadım açtıp iki satırda cemal süreya okudum derken psikolojim bozuldu. ne yaptım, elbette kaynaklardan yararlanarak kendi kendimi tedavi etmeye çalıştım çok başarılı oldum her şey gayet güzeldi tıpkı filmlerdeki gibi.
sonra sıkıldım. dışarı çıktım. köşede durdum çirkin çirkin kızlar geçip gittiler önümden. allah'ım dedim bütün kızlar neden bu kadar çirkin ya da ben mi çok yakışıklıyım. kafamda düşler kuyruk kıyamet.
sonra yarın fen edebiyat fakültesine gidip son sınıf öğrencilere bir güzel tedavi oluyum dedim hem çocuklar bir iki şey öğrenir ben de bilime mütevazi bir katkı sağlamış olurum.