günün türküsü

entry97 galeri4 video12 ses1
    45.
  1. 44.
  2. 43.
  3. 42.
  4. pınar başından bulanır -grup abdal.
    0 ...
  5. 41.
  6. Bizim egenin efelerinin yaktığı 2 mermi, 100 yıldır türküleri çalınıp söyleniyor. Bizim arkamızdan bi mırıldanan yok. Gerçi bizim de kanımızda efelik olmasa bunca dağı zor aşardık, bolubeyleri utansın.

    5 ...
  7. 40.
  8. 39.
  9. Bekle Kar Altında Kalan Buğday Tanesi
    Yine Onun Sularıyla Yeşereceksin
    Göz Yaşların Çare Değil Ağlama Büyü
    Başını Dik Tutabilirsen Boy Vereceksin

    Her Yanında Allı Morlu
    Güller Açar Türlü Türlü
    Bu Fırtına Dünden Belli
    Baş Edeceksin

    Korku Kar Eylemez Bir Kez Yola Düşene
    Sen Bir Aşkın içindesin Yaşayacaksın
    Her Yanını Börtü Böcek Sarsa Ne Çıkar
    Toprağa Sıkı Sarıl Baş Edeceksin

    Her Yanında Allı Morlu
    Güller Açar Türlü Türlü
    Bu Fırtına Dünden Belli
    Baş Edeceksin.
    1 ...
  10. 40.
  11. https://www.youtube.com/watch?v=IfQM_AGvM10

    2 ...
  12. 39.
  13. Mühür gözlüm -neşet ertaş.
    1 ...
  14. 38.
  15. Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe
    Yine de bu yangını söndüremedim
    Bağıra bağıra yazdım seni içime
    Bir kez olsun yüzünü güldüremedim.

    (bkz: arka mahalle)
    2 ...
  16. 37.
  17. 36.
  18. Sen Bir Ceylan Olsan

    Sivas-Aşık Veysel Şatıroğlu-TRT

    Sen Bir Ceylan Olsan Ben De Bir Avcı
    Avlasam Çöllerde Saz ile Seni
    Bulunmaz Dermanı Yoktur ilacı
    Vursam Yaralasam Söz ile Seni

    Kurulma Sevdiğim Güzelim Deyin
    Bağlanma Karayı Alları Geyin
    Ben Bir Çoban Olsam Sen De Bir Koyun
    Seslesem Elime Tuz ile Seni

    Koyun Olsan Otlatırdım Yaylada
    Tellerini Yoldurmazdım Hoyrada
    Balık Olsan Takla Dönsen Deryada
    Düşürsem Toruma Bez ile Seni

    Veysel Der ismini Koymam Dilimden
    Ayrı Düştüm Vatanımdan ilimden
    Kuş Olsan Da Kurtulmazdın Elimden
    Eğer Görsem idi Göz ile Seni

    0 ...
  19. 35.
  20. 34.
  21. 33.
  22. 'Şairim,
    Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası,
    Ayak seslerinden tanırım.
    Ne zaman bir köy türküsü duysam,
    Şairliğimden utanırım'.



    Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Çok sevmektedir Fahri Bey Suna’yı… Devir, o zamanın Malatya’sı… Ancak sevdiğine sevdiğini söylemenin bile ayıp karşılandığı o dönemde Fahri Bey her daim söyler Suna’ya, ona olan sadakatini ve bağlılığını… Ve bilir karısının gözlerinin başka kimselere bakmadığını…

    O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları… işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın…

    Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır… Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”

    Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner… Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır… Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır… Lakin durum hiç de öyle olmamıştır… O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır…

    Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya… Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir… Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır… Biricik karısı Suna, kendini asmıştır… Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim… Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim… “

    Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır… Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır… içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:



    “Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz

    Hasret çeken gönül derde dayanmaz

    Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz

    Uyan Suna’m uyan, derin uykudan



    Nice diyar gezdim gözlerin için

    Niye kızdın bana el sözü için

    Dilerim Allah’tan sızlasın için

    Uyan Suna’m uyan derin uykudan



    Çektiğim gönül elinden

    Usandım gurbet elinden

    Hiç kimse bilmez halimden

    Uyan Suna’m, derin uykudan…”
    2 ...
  23. 32.
  24. 31.
  25. orhan hakalmaz> bir ay doğar
    musa eroglu, nesrin düet> pınar başından bulanir
    olgun şimşek> dilediler söndüm
    0 ...
  26. 30.
  27. 29.
  28. yavuz bingöl iki dagin arasi.
    1 ...
  29. 28.
  30. 27.
  31. murat çobanoğlu- kiziroğlu mustafa bey.
    0 ...
  32. 26.
  33. 25.
  34. Neşat ertaş yaraladı bu aşk beni.
    1 ...
  35. 24.
  36. http://m.youtube.com/watch?v=0fPDjs1GuTs

    Deryada deryalıklar ay balam, suda oynar balıklar
    Ne bu sevda olaydı, ne de bu ayrılıklar, ölürem...
    1 ...
  37. 23.
  38. eklemedir koca konak

    "eklemedir koca konak ekleme aman aman
    nazlı da yarim yine yine geldi aklıma
    nasıl edeyim başımdaki sevdaya aman aman
    aman aman dostlar yoldan geldim yorgunum
    orta da boylu bir güzele vurgunum

    bizim bağın menekşesi al olur aman aman
    âlem de sevdiğine de yanar kul olur
    sevdiğini alamayan del olur aman aman
    haydi haydi gidelim aynalı konağa üçümüz
    taze de şeftalidir bizim yükümüz

    bizim bağa giderken serhaya
    çektiler kolumdan da beni tenhaya
    nasıl edeyim başımdaki sevdaya
    aman aman dostlar kabil bile dar gelir
    bu gençlikte ölüm bile bana zor gelir."
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük