günün fıkrası

entry119 galeri27 ses6
    38.
  1. - devlet bahçeli " muhalifler mhp'yi zayıflatmak istiyorlar " demiş.
    3 ...
  2. 37.
  3. 36.
  4. evli bir adam sürekli gece dışarı çıkıp meyhane meyhane gezip, geneleve de uğrayıp evine gidiyormuş.
    bir gün meyhane ve genelev yerine evine gitmiş. karısıyla sevişmişler. adam alışkanlıktan komidinin üstüne para bırakmış.
    karısı da parayı alıp adama para üstü vermiş.

    alışkanlık.
    1 ...
  5. 35.
  6. adamın biri yolda yürürken camdan bi afet

    -pişht pişht yukarı gelsene aşkım.

    demiş. Tabii adam durur mu? koşarak çıkmış yukarı. bi baksa ki zenci bekliyor kapıda. içeri zorla sokup başlamış çükmeye. neyse o gün öyle geçmiş. ertesi gün yine aynı yerden geçerken afet yine çağırmış. biraz tereddütten sonra yine çıkmış yukarı. zenci yine yakalamış bunu. 3 ncü gün yine aynı yerden geçerken kadın çağırmış. adam demiş ki;

    -zenci evde mi?
    + yok evde. çabuk gel.
    -zenci yoksa ne gelcem amk.

    demiş.
    3 ...
  7. 34.
  8. Hayvanat bahçesinde iki ahtapot dolaşıyordu.
    Erkek ahtapot eğildi hafif bir sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı :

    - Ne güzel bir gece değil mi sevgilim?.. Mehtap, yıldızlar, sen, ben... Ve bu güzel gecede sen ve ben böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolşıyoruz...
    2 ...
  9. 33.
  10. Başkan Erdogan talimat vermis:
    -Üzerinde resmim olan pul imal edilsin,
    her zarfa bunlar yapistirilsin artik, diye.
    Pullar hemen basilmis. Bir sure sonra Erdogan zarflara bir bakmis pullar ustunde durmuyor. Hemen yetkililere haber vermis, bu ne boyle demis. Pullar zarfa yapismiyor. Zamk surmediniz mi bunlarin arkasina?
    -Surduk efendim, demisler... Ama genelde pulu eline alan arkasina degil ön yüzüne tükürüyor...
    0 ...
  11. 32.
  12. rte'nin " siyasetin de bir onuru var " demesidir. güldürmekten komaya sokmuştur insanları. kabataş'la başlayan onurdur. nasıl onursa.
    2 ...
  13. 31.
  14. Nasreddin Hoca gün boyu gelenden gidenden, sorandan sual edenden yorgun düşmüş. Eve gelip sofraya oturduklarında karısına:

    - Hatun, demiş, çıkar şu yazmayı başından!

    Karısı, yazmayı çıkarmış ama sormadan da edememiş:
    - Efendi, demiş, bayram değil seyran değil, baş başa yemek yiyoruz, nereden icap etti şimdi bu?

    O günkü kalabalığın uğultusu hâlâ kulaklarında olan Hoca:
    - Bak hatun, demiş, sen yazmayı çıkardın melekler kaçtı, ben “Bismillah” dedim şeytanlar kaçtı; şimdi baş başa bir yemek yiyelim!
    2 ...
  15. 30.
  16. 14 şubat sabahı kadın uyanır uyanmaz ''kocacığım" demiş, ''rüyamda ne
    gördüm biliyor musun, akşam eve elinde çok güzel bir paketle
    geliyorsun. ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor
    biliyor musun ? bir inci kolye! sence bunun anlamı ne olabilir?"

    adam gülümsemiş : ''bu akşam ögrenirsin sevgilim.''

    adam akşam eve gelmiş, elinde gayet güzel paketlenmiş bir kutu...
    kadın gözlerine inamamış; ''kocacığım sen bir harikasın!..'' paketi
    alelacele açmış... ve kutunun içinden ne çıkmış dersiniz?

    rüya tabirleri kitabı!
    0 ...
  17. 29.
  18. Büyük bir banka soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. içlerinden biri:
    - Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum.
    ikincisi elini şöyle bir salladı:
    - Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı.
    Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı:
    - Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz.
    0 ...
  19. 28.
  20. Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. iki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş:
    - Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
    Temel:
    - Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!
    1 ...
  21. 27.
  22. Temel, mezarlıkta işe başlar fakat ikinci gün işi bırakır...
    Arkadaşları sorar, "Temel işi niye bıraktın?"
    Temel: Orda herkes yatıyor hep ben çalışıyorum da...
    0 ...
  23. 26.
  24. Bi an bosluguma geldi güldüm ben.
    0 ...
  25. 25.
  26. 24.
  27. 23.
  28. Entrye bak asdasdhwbabb nicke bak asbwbssbwjwn tarzı fıkradır. Yazarına göre fıkra harbiden..
    0 ...
  29. 22.
  30. temel bir gün uçağa binmiş. bakmış ingiliz, fransız, alman yok geri inmiş. * *
    (bkz: uyuklarken girilen entryler)
    2 ...
  31. 21.
  32. 20.
  33. 19.
  34. Yazarların yüzlerinde bir nebze de olsa tebessüm ettiren fıkralardır.

    adamın birisi 31 çekerken sikini koparmış,sonra hızlıca cebine atıp doktora gitmiş. doktora anlatmış doktor "sik nerde" demiş, "cebimde, alın burda" demiş adam.
    doktor bakmış "eee gofret o beyfendi." adam bakmış hassiktir yarra yedik.
    9 ...
  35. 18.
  36. Serçenin biri, biR bahar günü dalgın dalgın uçuyomuş.
    Bir anda farketmiş ki, bir yolun üstünde uçuyor ve karşıdan da motorsikletli bir adam geliyor.
    her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar ama nafile, serçe çotaaank diye kaska çarpıp düşmüş.
    Motorcu hemen atlamış motordan koşmuş serçenin yanına. Serçe baygın yatıyor, kıyamamış, bırakamamış yolda, almış getirmiş eve.
    Eskiden kalma bir de kafesi var evde.
    Koymus az biraz su, biraz da ekmek, serçeyi de koyup kafesin içine vurmuş kafayı yatmış. Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamış.
    Daha tam seçemiyor ortalığı, hafif bulanıklık var yani. Bir bakmış parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde.
    Birden telaşlanmış. "Anaaa...". demis, "motorcuyu öldürmüşüz be !"
    1 ...
  37. 17.
  38. Bir zamanlar ingiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu
    çozmek için "Cici Baba" servisi kurmuş.Cici Baba evliliklerinin ilk
    beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardım eden bir devlet memuru.
    Smith ailesi de boyle bir servis için başvuruda bulunur , heyecanla
    "CiciBaba" yi beklerken kapı calınır, ancak gelen kişi cici baba adayı değil,kapı kapı dolaşan bir bebek fotoğrafcısıdır. Konuşma şöyle gelişir:
    Ms Smith: Günaydın
    SATICI : Günaydın efendim ben şey için gelmiştim
    Ms Smith: Açıklamanıza gerek yok kocam herşeyi anlattı. Buyrun
    içeri girin
    SATICI : Öylemi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.
    Ms Smith: Kocamda öyle söyledi buyrun oturun.
    SATICI : O zaman kocanız belki de size . .. . . . . . . . . . . . .
    . . .
    Ms Smith: Aa evet, ikimizde en iyi sonucun böyle alınacağını
    düşünüyoruz.
    SATICI : Öyleyse hemen başlayalım.
    Ms Smith: (KIZARARAK) şey nerede başlamalı?
    SATICI : Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo
    küvetinde,
    bir kez kanapede ve belki bir kaç kez yatakta denerim. Bazen oturma
    odasının halısınde iyi oluyor
    Ms Smith: Banyo ! ! Oturma odasının halısı! ! ! Neden bizim
    beceremediğimiz anlaşılıyor.
    SATICI : Şey hanımefendi , hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç
    garanti edemez ama altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane
    olacaktır.
    Ms Smith: Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
    SATICI : Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci
    olmamalıdır.
    Ms Smith: Başarılı oluyor musunuz bari?
    SATICI : (Çantasını açarak bebek fotoğrafları gösterir)Şu bebeklere
    bakın bunlar benim işlerim. Bakın bu dört saat sürdü.
    Ms Smith: Evet çok güzel bir bebek
    SATICI : Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna
    bakın, ister
    inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında , otobüsün üzerinde
    oldu.
    Ms Smith: TANRIM ! ! ! ! ! ! !
    SATICI : Bunlar da şehrin en şirin ikizleri.Anneleri ile çalışmanın
    ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha cok şaşırırsınız.
    Ms Smith: Öyle mi ?
    SATICI : Sormayın. Şununda işi doğru yapabilmek için onu Hyde
    Park'a göturdüm. Herkes çevremizi sardı. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
    Ms Smith: Dört beş tam boy ! ! ! ! !
    SATICI : Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Sonunda bir kaç kişi
    kalabalığı tuttu . Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak
    serçeler aletimin uzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi
    bırakmak zorunda kaldık.
    Ms Smith: Yani gerçekten serçeler şeyinizi aaa-aletinizi ısırdıler
    mı?
    SATICI : Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek
    için tam üç yıl harcadım. Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.
    Ms Smith: Bu kadar da olmaz!
    SATICI : Hanfendi hazırsak ayaği alıp geleyim.
    Ms Smith: Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! ! !
    SATICI : Aa evet , ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor
    bunun için ayak kullanıyorum.
    - Hanımefendi . . . . . Hanımefendi . . . . .
    Hayallah neden bayıldı şimdi bu. . .
    0 ...
  39. 16.
  40. bir adam kaldırımda yürüyormuş. sonra taşa takılmış düşmüş.
    *
    0 ...
  41. 15.
  42. temel, askerde Atış talimi için
    poligona girmiş. Ne yapması ve
    nasıl yapması gerektiğini dikkatlice
    dinlemiş, mermileri tabancanın
    şarjörüne doldurmuş, tarif edildiği gibi
    nişan almış ve beş el ateş etmiş. Biraz sonra, hedefin
    yanından “Hepsi karavana” yanıtı gelmiş.
    "ilginç!" demiş, son mermiyi de ateşledikten sonra “Mermi bu taraftan çıkıyor, sorun sizin tarafta olmalı” diye bağırmaya başlamış.
    1 ...
  43. 14.
  44. iki kadın sessizce oturuyormuş.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük