günün fıkrası

entry119 galeri27 ses6
    45.
  1. Buna bumm! Diye karşılık veren ibneler vardır. Onlara yazıklar olmalıdır.
    1 ...
  2. 44.
  3. birgun bir rohanli demis gondorluya sende batilisin bende benim atim var senin yok o da hazir cevap ya hafif bir tebessumle haklisin aq demis sonra barad dura gidip iki tavla atmislar.
    1 ...
  4. 45.
  5. bir fikra da islama leke var...
    her neyse bu fıkranın temeli adamın kendi mantığının çağrışımı.
    islam bundan sorumlu değildir çünkü temel bilmiyorsunuz, imam nikahı denilen bir şey var.
    3 ...
  6. 46.
  7. iki, Üç Kürt toplanmış devlet kurmuş diye bir fıkra duymuştum.
    0 ...
  8. 47.
  9. Hepsini okudum komik bir şey yok boşuna okuyup zaman kaybetmeyin, bu kıyağımı da unutmayın her zman yapmam.
    2 ...
  10. 48.
  11. adamın biri bir gün bakkala gitmiş. bana bir ekmek demiş. 100 bin lira vermiş. bakkal da 'iyi de ekmek 200 bin lira' demiş. adam da 'zararı yok ben zaten bisikletle geldim' demiş.
    0 ...
  12. 49.
  13. Japonlar hırsız yakalayan bir robot icat etmişler.

    *Amerika'da 5 dakikada 180 hırsız yakalamış.
    *italya'da 5 dakikada 80 hırsız yakalamış.
    *Fransa'da 5 dakikada 30 hırsız yakalamış.
    *Türkiye'de 5 dakikada robotu çalmışlar. *
    12 ...
  14. 50.
  15. bir antrenör varmış lakabı " imparator " muş. bir gün fransa'ya gitmiş. gidiş o gidiş.
    1 ...
  16. 51.
  17. doktor bir gün 87 yaşındaki hastaya şaka yapıyım demiş;
    -teyzeye demiş teyze tahlil sonuçlarına göre hamilesin
    teyze demiş;
    -valla kızum deden öldü.Bana da çoktandır senden başka erkek eli değmedi.Nasıl temizleyeceksen temizle.
    1 ...
  18. 52.
  19. 53.
  20. iki kadın bir araya gelmişler,
    .
    .
    .
    hiç konuşmamışlar...

    edit : böyle yazınca hiç komik olmadı tabi.
    9 ...
  21. 54.
  22. temel amerikaya gelir ucaktan iner passaport olayi filan falan
    immigration office alirlar bunu memur sorar :
    - what's your name sir?
    -temel
    -surname?
    -kaya
    -sex?
    temel gayet sakin cevaplar
    - 3 times a week
    memur sasirir ve olayi toparlamaya calisir...
    - sir you understood me wrong..i mean male? or female?
    temel yine hic beklemeden cevaplar
    - doesn't matter
    2 ...
  23. 55.
  24. bir evde kadın tek başına yaşıyormuş.birgün elektrikler kesilmiş. kadın da *nasıl olsa gelirler* diye bir yere başvurmamış. aradan 2 ay geçmiş ama elektrikler hala gelmemiş.
    artık sabrı taşan kadın elektrik arızayı aramış.
    - kardeşim,yeter artık bana bir adam gönderin. iki aydır mumla idare ediyorum.
    3 ...
  25. 56.
  26. Adamın biri fırına gitmiş

    A:bana 299 tane ekmek.
    F:300 vereyim düz hesap olsun.
    A:300 ekmeği kim yiyecek amına goyım.

    Agagagagagagagaga çok komikti lan gülsenize.
    0 ...
  27. 57.
  28. 57.
  29. Nasreddin Hoca bir gün Temel'in kapısını çalmış ve bir kazan istemiş. Temel kazanı vermiş ve hoca oradan ayrılmış. Günler geçmesine rağmen kazanı bir türlü geri gelmeyen Temel hocanın evine gitmiş.
    "Hoca, nerede bizim kazan. Ver artık şunu"
    Hoca içeri gitmiş Temel'in kazanı ve yanında bir tane küçük tencereyle geri gelmiş ve kazanla beraber tencereyi temele uzatmış
    Temel:
    "Bu tencere ne hoca" demiş
    Hoca:
    "Senin kazan doğurdu Temel"
    Temel kazanı şöyle bir incelemiş ve;
    "Tabi doğurur!! A.... koymuşsun kazanın"
    3 ...
  30. 58.
  31. Temel italya’da Fiat fabrikasında çalışan bir işçi… Dönemin Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için italya’ya gelmiş. Programda Fiat tesisleri de var.

    Fabrikanın tezgahları arasında dolaşırken Temel’e rastlamış. Herkesin gözü önünde ”Vay Temel…” diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.

    Tüm protokol bu dostluktan şaşkın… Konuk gittikten sonra patron Temel’i çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sormuş. Temel “Hiiç” demiş. ”Ben eskiden komünisttim… 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştım.”

    Olay unutulmuş… Üç beş ay sonra bu kez Amerika başkanı Nixon gelmiş italya’ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti. Tezgahların arasında ‘”Vay Temel,vay Nixon…” muhabbeti.

    iyice meraklanan patron ziyaretten sonra Temel’i yine çağırtmış. Soru da cevap da aynı; ”Bir ara Amerika’ya göç etmeye kalkıştım. New York’ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu…”

    Olay bu kadarla kalsa iyi. iki ay sonra Fransa başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca Patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Temel’in uluslararası çevresi var.

    - De Gaulle’ü nereden tanıyorsun?

    - Nazilere karşı Paris’te yeraltı savaşı yapıyorduk… Özel kuryesiydim.

    - Sen herkesi tanır mısın?

    - Evet, hemen hemen…

    Patron iyice hırslanmış.

    - Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.

    Temel gülmüş. “Tabii. Yakın arkadaşımdır.”

    Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış:

    - ispatla… ispatlayamazsan kovarım…

    Temel:

    - Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım.

    Patron Pazar’ı iple çekmiş. Vatikan’da Papayı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Temel… Kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor. O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış…

    Temel bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papaya “Bana müsaade” deyip meydana koşmuş. Agnelli yerde yatıyor… Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.

    Temel çevresindekilere, “Bu benim patronumdur; ne oldu?” diye sorunca biri cevap vermiş:

    - Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna dönüp, “Şu sağdaki bizim Temel, ama yanındaki kim?” diye sorunca seninki düşüp bayıldı…
    4 ...
  32. 60.
  33. 61.
  34. Üç domates sokakta yürüyormus. Baba domates, anne domates ve bebek domates. Bebek domates geride kalmaya baslamıs ve de baba domates cok sinirlenip onu sıkarak 'catch up' (hızlan) demis. Ketçap.
    2 ...
  35. 62.
  36. zenci bir baba ve oğlu varmış. oğlu babasına babacım pipinle oynayabilir miyim demiş.
    babası, oyna ama fazla uzaklaşma demiş.
    1 ...
  37. 63.
  38. Napolyon tekrar dünyaya gelmiş, beyaz saraya gitmiş başkan Obama ile yemek yerken demiş ki, "eğer benim elimde sizin sahip olduğunuz silahlar olsaydı, ben waterloo savaşını kesinlikle kaybetmezdim" demiş. Daha sonra Rusya ziyaretine gitmiş, Kremlin Sarayı'na çıkmış Putin ile yemek yerken Putin'e dönüp "Sayın Putin sizin elinizdeki KGB'ye benzer güçlü bir istihbarat teşkilatı, gizli servis bende olsaydı ben Waterloo savaşını asla kaybetmezdim" demiş ve sonrada Türkiye'ye gelmiş. sayın Tayyip Erdoğan ile yemek yemişler ve yemekten sonra Tayyip Bey'e dönüp, "Mösyö Tayyip sizin elinizdeki mükemmel basın gibi basın benim elimde olsaydı Waterloo savaşını kaybettiğimi hiç kimse duymazdı"
    4 ...
  39. 64.
  40. 65.
  41. 66.
  42. kadın eşine sorar; ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin.
    Eşi; toprağın kuruduğu zaman der.
    Ve kadın iki sene sonra ölür. Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner. aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür ne yaptığını sorar. oda; ablamın toprağını suladım oradan geliyorum kurumasın, ölmeden önce vasiyet etti der. adam güler ve der ki; ah kadınlar kadınlar.. öteki dünyadan bile bu dünyayı yönetirler.
    6 ...
  43. 67.
  44. birgün bjkli,gs,fb li muhabbet ediyorlarmis.

    galatasarayli başlamış anlatmaya,bizim uefa kupamiz var,süper kupamiz var,4 yıldızımiz var.

    fenerli altta kalır mi oda başlamış anlatmaya;efendim bizimde 4 yıldızımiz olacak ilerde.ayrica şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynadik,uefada finalin eşiğinden döndük.

    sıra bjkliye gelir. huzunlenur biraz ağlar gibi olur. düşünür düşünür birsey bulamaz anlatacak.
    sonra derin bir nefes alır ve der; ee sey bizimde taliscamiz var..
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük