Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, takvâ mertebesine ulaşmış olasınız. Ve yine Rabbinize ibadet ediniz ki, yeryüzünü size döşek, gökyüzünü binanıza dam yapmış ve semâdan suları indirmiş ki, sizlere rızık olmak üzere yerden meyve ve sair gıdaları çıkartsın. Öyleyse, Allah'a eş ve ortak yapmayınız. Bilirsiniz ki, Allah'tan başka kendisine kulluk edeceğiniz mâbud ve yaratıcınız yoktur." 2/21-22.
"Haram aylar çıkınca Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Not: eksileyenler neden eksiledi acaba. Yoksa siz Allaha inanmıyor kuranı Red mi ediyorsunuz.
Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. nisa/34
insan hayvanlar gibi yalnız şimdiki zaman içinde bağlı kalamaz, sadece şimdiki zamanla meşgul değildir. Geleceğe dair kaygıları, korkuları, ümitleri vardır. geçmişten de geçip gitmesinden, yada elinden çıkmasından hüzün ve keder duyar.
Fakat Kur’ân’ın şu müjdesi inanan insanı ferahlatır.
“Bilin ki, Allah’ın dostları için ne bir korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar. “Onlar îmân eden ve Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınan takvâ ehlidir. “Dünya hayatında da, âhirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde değişiklik olmaz. En büyük ödül işte budur.” Yûnus Sûresi, 10:62-64.
‘﴾37﴿ Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, "Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork" demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun, kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla beraber olduktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir.‘
Beni neden eksiliyorsunuz olm bizzat diyanetin tefsiri, sanki kuranı ben yazdım.