hayatınız şen şakrak geçiyorsa ne ala. onun haricinde yaklaşılmaması gereken alışkanlık. aynı anları tekrar tekrar yaşamak koyuyor insana. aynı depresif halleri tekrar tekrar hissetmek, olanları değiştirememenin çaresizliğini tekrar tekrar yaşamak... insanın ömründen ömür gider.
stanford üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre kalp sağlığını olumlu yönde etkiliyormuş. strese bağlı şekeri bile hatta. çok güzel bir şeymiş, bilmediğimiz kadar hem de.
ama öyle ki çoğumuz olur da biri okur diye tüm sırlarımızı yazamayız. gariptir.
istikrar gerektirendir. her gun usenmeden yazanlari tebrik etmek gerekir. ilk gunluk yazma isine tv de yayinlanan sidika dizisinden etkilenerek baslamistim o karakter boyle resimler sekiller falan cizerdi hic unutmam kurban bayraminda bicak ile kurbanin diyaloglarini resmetmistim sonra sacmalamaya basladigimi farkedip biraktim daha sonraki girisimlerimde kisa sureli olunca gunluk isinin bana gore olmadigini anladim.
bundan yaklaşık on beş sene önce benim de zevkle gerçekleştirdiğim eylem. günlüğümü kaybedince bir daha yazamadım, şimdi karşıma çıksa ne gülerdim neler neler yazdığımı okuyup. zamanla ne kadar doğru bir şey yaptığınızı anlıyorsunuz. söz uçuyor, yazı kalıyor.
Zamanla kağıt , kalem yerine klavye ve microsoft word gibi teknolojik gelişmelere bırakmıştır günlük tutma olayında. Bence oldukca zevkli eylemdir hep gıpta etmişimdir günlük tutanları. Ben niye tutmadım sanırım başkası günlüğümü ele geçirir ve dalga geçer diye. Ancak artık elektronik ortamda yazılabildiği için daha güvenli oluyor.
Bir yıla yakındır günlük tutuyorum pc üzerinden ancak rüya günlüğü.
Yakın zamanda normal günlüğe de başlayabilirim.
Belki ilk yazdıklarımda sıradan gelir ama bi 15-20 yıl sonra yazdıklarımı okuduğumda tıpkı eski fotoğraflara bakar gibi duygulanacağımdan eminim.
Zaten bana göre günlük tutmak da hatıra fotoğrafı çekmek gibidir. Ilerde okuduğunda eski hatıralar akla gelsin diye.
digital olarak tutulan hele de sözlüklere yazılan olsa olsa web günlüğü olur. eski kafalıysanız göz yaşlarınız kağıdı ıslatmadan yazmaktan tatmin olmazsınız.
yapmadığıma her geçen gün daha da pişman olduğum ve gün itibariyle ciddi bi' şekilde gerçekleştirme kararı aldığım eylemdir. zaman su olmuş. dün gibi ve hatta gün gibi hatırladığım olayların üzerinden üç beş yıl geçmiş. eyvah!
ileride antika eserlerin kazandığı değerden çok daha fazlasını kazanacaktır.
kağıda yazacağına internette bi yere yazabilirsin yada kendine özel kodlama geliştirip günlük tutabilirsin hemde kilitsiz hemde ulu orta.
Sevgili günlük; bugün sabah kalktım, elimi yüzümü yıkadım, kahvaltımı yaptım tarzı bir şey olmadığı takdirde güzel bir şeydir günlük tutmak. Hayatımızdaki önemli şeyleri yazar, kalıcılığını sağlarız bi nevi.
Yaşanılan şeyleri,edinilen tecrübeleri günü gününe tarih belirterek yazma eylemidir.
12 yasimdan beri sıkılmadan,büyük bir özenle tutarım. Basit gelir kimisine ama ben söylenenlere hiç aldırış etmeden devam ettim. Hala tutuyorum.yazdıkça rahatlıyor,ruhumu özgür hissediyorum. zaman zaman geriye dönüp okuduğumda yazdıklarımı ne çok şey yaşamışım böyle diyorum. Bence herkes tutmalı günlük. Herkes yazdıklarını okumalı sık sık. Edindiği tecrübeleri hatırlamalı sonra. Saygı duymalı geçmişine. Nerden nereye demeli ardından. Söz uçar yazı kalır derler ya hani ben bu söze hep inanmışımdır. Bu yüzden hala yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim. Yazan arkadaşları da tebrik ediyorum. Cok doğru bir eylem. iyi günlükler cok değerli yazar arkadaşlarım...
Küçüklüğümden beridir itinayla yaptığı hobidir. iznim olmadan okunduğu için önceki günlüklerimi hep yırtmıştım. Son 6 yıldır özel bir şifre geliştirdiğim için yırtmak zorunda kalmıyorum. Günlüğüme bakan düzleme oturtamadığı harfler görüyor sadece. Günlüğün en ilginç tarafı; yazdığın şeyin üzerinden aylar, yıllar geçiyor ve açıp okuduğunda sanki başka bir aleme başka bir zaman gidiyorsun. Oturup rahatça eleştirebiliyorsun kendini. Bir şekilde günlüklerin; dünyanın en etkili kişisel gelişim uzmanı olduğunu düşünüyorum. Kişinin bireysel gelişimini kendisi belirliyor ve objektif olarak izleyebiliyor yaşadıklarını. Sanırım günlüklerimi sevdiğim bir yeğenime bırakacağım. Böylelikle beni hatırlayacak. Belki o da edebiyata meraklı olur ve ben günlüklerimle onun yol göstericisi olurum.
insanın kendisini her gün yazması nasıl bi insan karekteri getirir düşündürücüdür... asla gerçekçi olmaz sürekli kendini haklı görür. insan en çok kendine bencil ve yalancıdır.
lisede tuttuğumda annem okuyunca soğuyup sonsuza kadar bıraktığım olay. böyle böyle saygısızlıklarla soğutuyorlar işte insanı. sonra kızım günlük tut kızım böyle aktivitelerin olsun. peh.
ilk günlerde büyük bir heves ve heyecanla yazılır. her günün sonunda yatmadan önce üşenmeden çabalanır. sonra günler birbirini kovalar derken bir bakarsınız 2 günde bir 5 günde bir sonra haftada bir kez yazmaya başlarsınız. en sonunda aile fertleri ve arkadaşlardan saklanan aziz günlük saklandığı yerde öylece kalır. kimileri için acı ama gerçek bir durumdur, kaçınılmazdır. fakat öyle de insanlara denk geldim ki; şahıs günü gününe her yaşadığı olayı yazmış, tarih atmış. 10 sene sonra da okuyup hüzünlenme, yüzünde gülücükler oluşturma imkanı buluyor. ben onlara helal diyorum sevgi ve saygıyla kendilerini selamlıyorum..