en azından 'dövlet büze iş bulsunggg' cümlesini duymaktan kurtuluruz. gerçi sonra şu cümlelerin başlaması kuvvetle ihtimaldir:
-dövlet faprikayı çoh uzağa kurmış, büze sörvis ayarlasın.
-öğlen kötü yimek çıkıyı, devlet büze iyi aşçı bulsın.
-devlet mesai saatlerini kısaltsınggg vs. vs....
yaklaşık 12-13 sene önce 1996 da erbakan bir atılımla 276 tane fabrika temelini atdı ama sonra mahalesef darbe sonucu hepsi iptal edildi ve sadece 70 tanesi açıldı o bile ekonomiye nasıl ferahlık getirdi.
100 tane özellikle bir bölgede çok şeyi çözer diye düşünüyorum ama onları korumak için ekstra bir tümen görevlendirmek lazım
önemli olan fabrikaları kurulması değil fabrikalarda üretilecek malın ihraç edilebilmesidir. aksi takdirde mallar piyasada alıcı bulmassa fabrikalar tekrar kapanır herşey yine bugünkü haline döner.
fabrikalar, bölgedeki yerli teröristler tarafından bir bir bombalanacak ve iki yıla kalmadan ortada fabrika filan kalmayacaktır. sonunda hem devlet hem de müteşebbisler olağan üstü bir zarara uğramış olarak bölgeden ayrılacaklar.
Bölgedeki feodal yapıyı yıkmadan,mayınlı arazilerin temizlenip toprak ağalarının elindeki toprakları almadan,gerçek toprak sahiplerine yani bölgede zulüm gören köylüye topraklarını vermeden,işin özü toprak reformu gerçekleştirilmeden bölgede huzur sağlanamaz.
yerli halkın ahır,çocukların oyun alanı,pkk nın molotof çalışmaları yaptığı,batının vergilerini ödediği,inşaat halindeyken müteahhitin kaçacağı fabrikalar olacaktır
78 tanesi yakıp yıkıldığı için zarar edilir. geriye kalan 22 tane zaten kendi aşiret ağalarına ait olduğu için dokunamazlar. ama kanaatimce onların da bi şekilde icabına bakılır.