Bir kaç sene sonra her yönüyle daha fazla duyacağınız Ülkenin adıdır. Dizileri, filmleri ve müzikleri zaten duyulmaya başladı yakın zamanda yemek kültürleriyle de adını daha fazla duyuracaktır. Bir turşuları var her öğün sofraya konur, acıyı severler yemeklerde bol bol kullanırlar, pirinç en çok kullanılan malzemelerden biridir ana yemekten tatlıya kadar her yemeğin içinde vardır. Zengin kesim dana, kuzu gibi etleri daha fazla tercih eder, daha alt kesimden insanlar domuz etini tercih eder fiyat farkından dolayı. Erkekleri çok yakışıklı kızları çok güzel genellemedir sakın hepsi öyle sanıp yanılgıya düşmeyin yakışıklı-güzel olanlar zaten televizyona çıkmış olanlardır. Diğer entry lerde kuzey koreyle ilgili olan bilgiler de var o yüzden okuduklarınızın hepsine inanmayın.
hayvani bir sekilde "sex sells" düsturunu edindigini düsündügüm olusum. eminim ki; benim fazla haz etmedigim k-pop'a, türkiye'de kendisini kaptiran pek cok genc/ergen/liseli arkadas vardir. oncelikle belirtmeliyim kore'de, pop akiminin yikamayacagi kadar saglam bir müzikal altyapi var. fakat koreli pop müzik gruplarinin en kalitelileri bile vücutlarini gözler onune sermeye baslamislar ise, hele boyle muhafazakar bir ülkede bunu yapmaya cesaret ediyorlarsa ortada bir bokluk vardir. yazimi banu avar'in paylasimlarina cevirmek istemesem de rol modelleri araciligi ile genc nesile algi operasyonu yapildigi pek cok koreli akademisyenin düsüncelerinde kendisine yer ediniyor. an itibariyle muhafazakar degerlere sahip ciktigini öne sürüp ortaligi boka cevirecek bir siyasi potansiyele sahip olmayan kore'de oynanan oyunu anlayabilmeniz icin turkiye'de doksanli yillara dönmeniz kafidir.
(bkz: asimilasyon)
(bkz: kültür emperyalizmi)
ülkemizdeki siyasi bakış açısından yunanistan'ın tam tersi konumundaki ülke.
yunanistan ile nasıl kağıt üzerinde ve siyaset kaynaklı olarak düşman gibiysek, güney kore ile aynı şekilde kardeş konumundayız. yunanlar ile aramızdaki bağ sanılandan çok daha güçlü ama güney kore ile aslında o kadar da içli dışlı değiliz. kore'de bulunan insanların izlenimlerini araştırdığımız zaman beklenmedik hikayelere ve koreli görüşlerine ulaşabiliyoruz.
çoğunuz gibi güney kore'yi ben de severim, aynı şekilde yunanistan'ı da, fakat kore tarafının bizi aynı derecede sevdiğini sanmıyorum.
biraz da kore'de bir türk'ün neler yaşayabileceğinden/yaşatabileceğinden söz edelim. bu ülkede 2012 yılından itibaren her senenin altı ayını geçirmekteyim.
sıradan bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı dört beş sene öncesine kadar, kore'de son derece olumlu bir imaja sahipti. öyle ki; benden eskilerin anlattıklarına göre gidilen her yerde el üstünde tutulan türkler çeşitli sektörlerde kendilerine yer edinmeye, çalışkan türk öğrenciler başarıları ile kore ve ülkemizde övünç kaynağı olmaktaydılar. bu devirde pek çok türk vatandaşı tarihten gelen zaaflarına yenilerek çekik gözlü insanlara gönüllerini kaptırarak bu ülkede yaşamlarını sürdürmeye karar verdiler. bu evliliklerin meyveleri ülkenin eğlence sektöründe önemli yerlere geldiler.
misal mini mini aleyna yılmaz geleceği son derece parlak bir evladımız. şimdiden büyük bir yıldız olacağına inananların sayısı son derece fazla. ailesi ile birlikte mutlu ve çalışkan bir aile olarak gösterilerek topluma rol modelliği bile yapabiliyorlar.
üniversitelerde görev alan türk hocalarımız ve hatta meslektaşım olup ders veren ceza hukukçuları bile var. onlarla ne kadar övünsek azdır.
fakat her elin parmağı bir olmadığı gibi her türk vatandaşı da kore'de güzel işler yapmıyor. ülkeye bir şekilde gelip ekmeğini kazanmaya uğraşacağı yerde itlik peşinde koşan pek çok insanımız var ki; bu insanlar ile asla ve asla diyalog kurmuyorum. çünkü, er ya da geç bir problem yaşanıyor.
ortalama zekanın üstü bir düzeyde olup, biraz da eli yüzü düzgün bir insan olarak kendisine televizyon şovlarında, filmlerde yer bulup, bir anda reklam yüzü haline gelip ülkemizi en iyi şekilde tanıtması gereken yurdum insanı, sıçıp batırıp ülkenizi son derece kötü bir imaj ile karşı karşıya bırakabiliyor. evet, kore'de genellemenin allahına rastlıyorsunuz. enes kaya adam parladı, söndü, yok oldu.
daha ufak kaşalotlar, olur da koreli bir kızı tavlarlar ise kızın parasını emip, evine yerleşip en sonunda polis zoruyla gözlem altına alınanlar bile mevcut. işin kötüsü, bu kişiler bir değil, iki değil... kürt kökenli bazı vatandaşlarımız ise japonya'da olduğu gibi iranlılar ile birlikte uyuşturucu işine girmeye yeltenseler de başaramadılar. kore polisi türk insanına hürmet etmesine rağmen artan kopuk nüfusun tabiri caiz ise anasını ağlattıktan sonra sistem tekmeyi basıyor. suç işleyen kişi kim olursa olsun, en kral dayağı yedikten sonra sınır dışı ediliyor.
son derece kuvvetli bir ailenin tek kızı ile evliliğimi yaptığım yıldan itibaren hiçbir ayrımcılığa uğramamama rağmen benim ardımdan bu maceraya atılacak türk gencinin korelilerin genelleme hastalığı ve malum şüpheleri nedeniyle zorlanacağını düşünüyorum. çünkü koreli mantığında genelleme şöyle işleyebiliyor.
televizyondaki fırlama= türk. falkenheim=türk
o zaman, falkenheim=televizyona çıkmayan fırlama.
kore'de türk vatandaşına koşulsuz saygı ve sevgi duyan o'nu "hyeolmaeng" yani kan kardeşi olarak gören yaşlı nüfus yavaş yavaş hayata gözlerini yumuyor. zaten aşırı refaha erişen sıradan bir koreli genç için ülkenin imajı şiş kebap, istanbul ve yukarıda saydıklarımdan ibaret olduğu zaman sevgi eriyip gidiyor.
ne olursa olsun kore insanı ahlaklı yapısı sebebiyle nankörlükten uzak. devlet televizyonları kahraman türk askerini halka unutturmamak için elinden geleni yapıyor. https://www.youtube.com/watch?v=98KBGvZymMA
liseli kardeşlerimizin yaptıkları gibi aşırı hayranlığa kaçmadan, dost ve tarihten gelen bağlarımızın olduğu kore'yi unutmamakta fayda var.
başkenti Seul'de, 2017 yılı itibarı ile halka açık tüm mekanlarda ücretsiz Wi-Fi hizmeti sunulacakmış. bunun bize gelmesi nereden baksan 50 yılı bulur.
aşağılamak için söylemiyorum ama bunların götlerinde don yokken bizim dedeler natoya yaranacaz diye gitti bunların götünü kurtardı. adamlar 64 yılda bizi yakaladılar bi de utanmadan tur bindirdiler. ve düşünün chp bu süreçte sadece 1 kez iktidara geldi o da koalisyonla. bir daha düşünün şu an malum yüzde ellilik kitle diyor ki bu ülke cehape zihniyeti yüzünden gelişmedi diyor. ben daha hiçbir şey demiyorum.
2.dunya savaşından sonra güney kore birleşik devletler idaresine verildi ve özel mülkiyet üzerine kurulu bir pazar ekonomisidir.
(bkz: )fazla detaya gerek yok sanırım.
Bu amk ülkesinde ingilizce bilen adam bulmak çok zordur. Ayrıca çoğu gece kulübüne yabancıları sokmuyorlar. Gelişmiş ülke eyvallah, insanları iyi niyetli ve dürüst eyvallah ama anlaşamıyoruz abi.
Duyguların yazıldığı post-itlerin fotoğrafı da tepkinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Ayrıca zanlının "ona karşı hiçbirşey hissetmiyordum,herhangi bir kinim yoktu. Ailesinden özür dilerim.onun adına da üzülüyorum" demesi üzerine Olayın sadece kadın nefreti olması protestoların daha da büyümesine yol açmış.
Bizim Ülkemizde daha felaket şeyler olmasına rağmen şu olaydaki tepkinin onda biri yok. Onlar ileri,biz geri.