gülüyor gibi yapma evresine kadar çıkıldıysa çoğu kez başarısızlıkla sonuçlanan.
gereksiz yere kahkaha atarak, gülmekten konuşamayan neşeli bir insandım, içimdeki kadınlığı kız çocuğu renklerine boyadığım dudak kenarı bir maskem vardı, ki maskeler en çok insanları kıskandıracak kadar güzelse anlamlı olanlardır.
hiçbir derdimi, hiçbir gözbebeğine değdirmediğim zamanlar oldu. inanılarak söylenen yalanların gerçekliği her cümlede altıma yatıyordu. mutluluk yalanları söylemek ücretsizdi, hayatı zorlaştırmıyordum. birkaç kez yıkıldım, birçok kez sakladım. ki yıkılmak, bir kadının zayıf noktasından vurulmasıyla eşdeğerdir, sorun en istediğim çantanın satılması ya da regl ağrısı değildi.
sorun insanları üzmemekti, onlar seni nasıl görürse, kendileri de öyle olmak istiyordu.
açık saçık acı çeken insanları kıskandım hep. kendilerine bir türden ortaklar bulabilmelerini de.
ben küsmeyi beceremem mesela. küsebilmek istediğim, kızabilmek istediğim insanlar da olamıyor hiç. birine küsebilecek kadar değer verdiğimde yalnızlığımı rafa kaldırmış oluyorum, maskemi yırtıyorlar, beni kırıyorlar.
ama yalanlarıyla, ama ihanetleriyle.
neşeli bir kadındım. şimdilerde ne yapsam, neye el atsam, göz bebeklerimden dertlerimin yalanabilme çıplaklığıyla karşı karşıya geliyorum.
hiçbir ayna beni saklamıyor artık,
ruhumu da.
iki üç çift elin parmaklarının geçtiği saatler kadardır gülemiyorum,
gülmeye çalışmaktan yorulup bir köşede ağlıyorum da üstelik.
gülünç bi durum olmadığı ama karşıdakinin mahcup olmaması için veya espiriyi anlamayıp mahcup olmamak için yapılan sırıtma ifadesi.
+osman adamın biri varmış ikisi yokmuş lan
-ıhı ıhı
+olm gülünce yüzün ağlıyomuşun gibi oluyo lan
-gülünce karnıma ağrı giriyoda ondandır.
+aa bak ağrı dedinde aklıma geldi adamın karnı ağrımış cicikleri erciyes.
-ühü ühü abi yapma lütfen..