güler zere

entry261 galeri7
    85.
  1. bir hastane hücresinde değil, bir ameliyat masasında kelepçeli değil, aylardır sokaklardaydı güler, gece gündüz sokaklardaydı, duvar yazılarında, bir binadan sallanan pankartta, şehirlerin meydanlarında, yoksul mahallelerinde, kaldırımlarda, inatla yürünen caddelerde, karanlıkta yapılamaz denilen basın açıklamalarında, açılamaz denen imza standlarında, müdahale edilen açlık grevlerinde.. heryerde gülümseyen, zafer işareti yapan güleç yüzü vardı.. hiçkimse duyarsız kalamazdı onun o kendine güvenen ama mütevazi bakışına, gülüşüne.. duyarsız da kalmadı, o bakış camiden çıkmış cüppeli, çember sakallı amcayı getirdi imza standına, aynı bakış 1 yaşındaki çocuğuyla izlemeye gelen kaygılı ev hanımını oturma eylemine davet etti, kendisine aydın diyen aslında çok da aydınlık olmayan nice yazara-çizere destansı makaleler yazdırdı..
    güler için af istemedi hiçkimse, suçlu değildi ki.. merhamet istemedi, acınacak durumda hiç değildi.. adalet istedi, kendi yasalarını çiğneyenlere, acınasılara, beyni kelepçeli olanlara karşı duyulan öfkeydi aynı zamanda güler zere eylemleri.. iki tane götü mumlu evrak değildi eksik olan, adaletti.. onur meselesi, namus meselesiydi güleri geri almak, bir irade savaşıydı.. güleri yaşatmak, kavgayı yaşatmaktı..
    güler ölecek, evet ölecek ama.. bu irade, bu inatçılık, bu kararlılık, bu netlik, bu dediğini yapan-yaptığını savunan anlayış.. güler ne şanslı ki, yoldaşının kılına zarar gelse ortalığı ayağa kaldıran gelenekten gelen ailesinin, o büyük ailesinin yanında ölecek ve hiç ama hiç bir zaman unutulmayacak..
    4 ...
  2. 84.
  3. 6 ay kadar önce söylemiştik " güler'i zulmün elinden çekip alacağız ve yaşatacağız " diye.
    zulmün elinden çekip aldık almasına ama yaşatma ihtimalimiz çok zayıf. yaşatamasak da annesi, babası, kardeşleri, yoldaşları ve canından çok sevdikleri son nesefesine kadar yanında olacak güler'in. evet; insan hayatına saygısı olmayan, mengene artığı doktorlardan ve uzmanlardan kurulu adli tıp kurumunun 6 ay gecikmeli kararından dolayı belki yaşatamayacağız güler'i ama huzurlu ve mutlu bir şekilde hayatı gözlerini yummasını sağalayacağız.
    6 ...
  4. 83.
  5. terörist değildir, kıçınızdan element uydurmayın. hele de kavramların anlamlarını bilmiyorken, oraya buraya yazmayın olur mu yavrum?
    2 ...
  6. 82.
  7. dağdan inenler sorgusuz sualsiz serbest kalırken, bu kadının ranzasına kelepçelenmiş olması komedidir. kimi kandırıyorsunuz amına koyım, götünüz yese bu gün apo şerefsizini bile serberst bırakacaksınız göt ayagı yapmanın lüzumu yok!
    1 ...
  8. 81.
  9. GÜLER ZERE KiMDiR ?

    Malatya 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanarak hakkında müebbet hapis cezası verilen Zere'nin 1993 yılında Tunceli'nin Çemişkezek ilçesinde 2 vatandaşın öldürülmesi, 1 emniyet bekçisinin şehit edilmesi, Hozat ilçesinde askeri konvoya ve jandarma karakoluna silahlı saldırı düzenlenmesi olayında aktif görev aldığı belirlendi.

    Terör örgütü üyesi olmak ve eylemlere katıldığı gerekçesiyle yargılanan Zere'nin, 1994 yılında da Tunceli'nin Pertek ilçesinde 3 askerin şehit edilmesi, 7 vatandaşın öldürülmesi, Ulukaya köyünün yakılması ile 2 silahlı çatışma olaylarında bulunduğu da tespit edildi.

    Zere'nin yakalandığı yıl 1vatandaşın öldürülmesi, 5 kişinin kaçırılması, Hozat ilçe Jandarma Komutanlığı'na saldırı düzenlenmesi olaylarına da katıldığı belirlendi. Cezasının infazının ertelenmesi konusunda hakkında çeşitli kampanyalar düzenlenen Zere, 1995 yılında Tunceli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyon sonucu yakalandı.
    boyle bır ınsanı kahraman gıbı gosteren zıhnıyet bırgun bu fason kahramanlarının yanına gıtmeye mahkumdur.
    1 ...
  10. 80.
  11. sanki çıkınca iyileşecekmiş havası yaratılan terörist.
    2 ...
  12. 79.
  13. bir benden gitti, bir de sizden gidecek gibi vicdana / insanlığa sığmayacak şekilde ölüme terk edilmesini mübah görmek ne kadar da anlamsız.

    güler zere; mevcut 'sistem'e karşı gelmiş, ve yine mevcut 'sistem'in kanunları çerçevesinde hüküm giymiş bir kadın tutsaktır. kendisinin ya da onu destekleyenlerin bunları bilmediğini düşünüyorsanız, ancak komik duruma düşersiniz. ama aslında şunu da bilmeniz gerekiyor ki; güler zere aynı zamanda içine ettiğim şu lanet olasıca 'sistem'in kanunları gereği dışarı çıkması gerekiyordu.

    biz merhamet dilenmedik şimdiye kadar; hep adalet talep ettik. ve şimdi devletin / hükümetin güler zere'nin serbest bırakılması için gösterdiği çaba tamamen göstermelik. hapishanede ölmemesi için yaptığı bir manevra belki de. ne yazık ki, artık güler zere sadece huzurlu ölme hakkını elde etmiştir.

    ama bir kere daha belirtmekte beis görmemeli,

    (bkz: bütün devletler katildir)
    2 ...
  14. 78.
  15. akıllara ergenekon'un kasası diye adlandırılıp beş parasız ölen kuddusi okkır'ı getiren tutsak.

    muamele aynı, sonu da muhtemelen aynı olacak. ama tek fark birinde kimse ses çıkarmadı bu insanlık suçudur demedi, diğerind eise çok kişi demesine rağmen fayda etmedi.

    aklıma takılan şey olaya mı yisyan ediliyor bu kadar yoksa kişiye mi? olaysa aynı olay öteki de ama şimdi dört yanı inletenler özgürlük diyenler o zaman niye ses çıkartmadı?

    insanlık ayıbına sebep olan mahkum. işlediği suç neyse cezasını fazlasıyla çektiği belli onu bu halde bekletmek ise en büyük suç ve sanırım cezasız kalacak!
    1 ...
  16. 77.
  17. iddia edilene gore hakkindaki rapor adli tip'a bugun ulasmistir. tesadufe bakin, rapor aylardir bekliyor, abdullah gul bir aciklama yapiyor, rapor hemen gidiyor. off, piskinlik diz boyu.
    1 ...
  18. 76.
  19. daha fazla kayıp evrak edebiyatı yapamayan adli tıp, raporu cumhurbaşkanlığına göndermiştir.

    daha fazla dayanamadılar anlayacağınız. ısrarla sölüyorum, onlar lütfetmediler, biz aldık güler'i zulmün elinden.
    3 ...
  20. 75.
  21. tek bir cümle getiriyor akla, tek bir cümle dökülüyor dilimizden;

    (bkz: bütün devletler katildir)

    (bkz: unutmayacağız affetmeyeceğiz)
    5 ...
  22. 74.
  23. büyük ihtimalle iki güne kadar serbest kalacak özgür tutsak.

    kimi zaman tünellerle gelir özgürlük, kimi zaman bürokrasiyle. ama alacağız dedik mi, alırız. kapak olsun herkese.
    2 ...
  24. 73.
  25. http://www.internethaber....news_detail.php?id=213945

    Güler Zere'ye inanılmaz soru!
    04 Kasım 2009 Çarşamba 10:15
    Güler Zere ölümü bekliyor. 40 kilonun altına düştü. Ama cezaevinden çıkması engelleniyor. Bir doktorun söylediği ise belki de bunun kanıtı...

    Türkiye günlerdir bir kadının ölümünü seyrediyor. Cezaevinde kansere yakalanan Güler Zere hastalığının son aşamasında... Tedavisinin dışarda sürmesi için gerekli evrak Adli Tıp'tan bir türlü çıkmıyor. DHKP-C'ye üye olduğu gerekçesiyle 34 yıl hapis cezasına çarptırılan Güler Zere'nin hastanede duyduğu sözler ise inanılmaz...

    Kızının tedavi için yatırıldığı günden itibaren hastaneden ayrılmayan baba Haydar Zere, tedaviyi yürüten bir doktorun Güler Zere'ye “Dağda kaç kişiyi öldürdün? Dışarıda olsaydın çok sayıda cana kıyacaktın” dediğini duyduğunu, bu konuda da avukatlarının suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

    Güler Zere’nin arkadaşı olan ve Antakya’dan gelip, yanında refakatçi kalan Sevil Arıcı, doktorun hasta hükümlüyle diyaloguna bizzat şahit olduğunu öne sürerek, “15-20 gün önce bu olay yaşandı. O sırada Güler Zere’nin tedavisi KBB tarafından yürütülüyordu. Onkolojiden bir doktor geldi. Güler’in hasta kağıdına baktı, inceledi, sonra yüzüne dönüp, ‘Nasıl kıydın bu kadar insana? Dışarıda olsaydın Allah bilir kaç kişiyi öldürecektin’ dedi. Kanser hastası bir kişiye böyle denir mi? Şimdi de aynı doktor Güler’in tedavisini yürütüyor. Ancak konuştuğu gibi tepkili değil. Bakmaya başladığında farklı bir tavrı vardı. Şimdi çok iyi davranıyor. Davranışı değişmesine karşılık ilk baştaki tepkili konuşması zihinde kaldı. ilk baştan iyi davranmalıydı” dedi.

    ARTIK CENAZESiNi BEKLiYORUM

    Zere'nin cezasının tecil edilmesi isteği nedeniyle beklenen Adli Tıp Genel Kurulu raporu hala çıkmadığı için hastane mahkum koğuşunda bulunan Zere'nin babası Haydar Zere, ümidinin kalmadığını belirtip, "Artık çocuğumun cenazesini alıp, gitmeyi bekliyorum. Bana sağ vermelerinden artık ümidim kesildi" dedi. Ailenin avukatı Taylan Tanay da, "Göz göre göre cinayet işleniyor. Yaşam hakkı ihlal ediliyor" diye tepki gösterdi.

    ADLi TIPTAN RAPOR HALA ÇIKAMIYOR

    Türk Tabipler Birliği Kanser Danışma Kurulu'nun 26 Ekim'de yayınladığı raporda 'huzuru ve vedalaşma hakkı tanınması için serbest bırakılması' istenen Güler Zere Elbistan Cezaevi'nde kalırken, 11 Eylül 2008'de rahatsızlanıp, dişindeki apse üzerine hastaneye götürülmüş, ağız kanseri olduğu anlaşılmıştı. Acil ameliyat sonucu damağının büyük kısmı alınıp, ikinci ameliyat kararı verilen Zere, avukatının girişimleriyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne sevk edildi. Tedavi yürütülürken, avukatları, Zere'nin iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi talebinde bulundu. Ancak, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan istenen raporun hala gelmemesi nedeniyle Zere'nin infazının ertelenmesi gecikti.

    SEVDiKLERiYLE VEDALAŞMA HAKKI iSTiYOR

    Zere'nin avukatı Taylan Tanay, cezanın ertelenmesi için Adli Tıp Genel Kurulu'na 17 Temmuz'da başvurduklarını belirterek, şöyle dedi:
    "O günden bugüne 107 gündür olumlu veya olumsuz rapor verilmedi. Daha önce, Güler Zere'nin radyo terapi gördükten sonra hastalığının tekrar nüksedip nüksetmediğine dair rapor isteniyordu. Buna da gerek kalmadı. Çünkü, radyo terapi gördükten sonra 3'üncü kez ameliyat oldu. Boğazının sol tarafından ameliyat olunca, bu rapora gerek kalmadı. Bu kez epikriz raporunu istediler. Türk Tabipler Birliği Kanser Danışma Kurulu 26 Ekim'de rapor yayınladı. Bu raporla, Güler Zere için, huzur ve vedalaşma hakkı tanınması için serbest bırakılması istendi. Zere'nin sağlıkta geri dönülemez noktada olduğu belirtildi. Bu rapor hazırlanırken, kurul, epikriz raporlarından faydalandı. Bağımsız kuruluşun, hekim örgütünün çok rahat ulaştığı epikriz raporlarına kamunun yetkisini kullanan Adli Tıp Kurumu'nun ulaşamaması kötü niyetle açıklanabilir."

    E-POSTAYLA BiLE BELGELER ELDE EDiLEBiLiR

    2004'te Türk Ceza Kanunu ve hukuk mevzuatında yapılan değişikliklerde, tebligat usullerinin de değiştiğini, faks, e-posta yoluyla da belgelerin elde edilmesinin mümkün hale getirildiğini hatırlatan Av. Tanay, buna rağmen istenilen belgenin ellerine ulaşmadığını, bürokratik gerekçeler öne sürülerek karar verilmediğini söyledi.

    GERi DÖNÜLEMEZ NOKTADA

    Türk Tabipler Birliği Kanser Danışma Kurulu'nun Zere'nin durumuyla ilgili 2 kez rapor yayınladığını kaydeden Tanay, "ilk rapor 26 Ağustos'taydı. O zaman, Güler Zere'nin iyileşmesi için serbest bırakılması isteniyor, 'Eğer Güler Zere serbest bırakılmazsa yaşamını yitirir' deniyordu. 26 Ekim'deki raporda ise sağlıkta artık geri dönülemez noktada olduğu dile getirildi. Zere için 'huzur ve vedalaşma hakkı tanınması için serbest bırakın' denildi.

    ADLi TIP ÜYELERi HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    2 ayda 2 rapor yayınlanırken, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan hala rapor yok. Bu göz göre göre cinayettir. Yaşama hakkının kasten ihlal edilmesidir. Bir insanın yaşamını ortadan kaldırmaya kasten teşebbüs etmesidir. Bu nedenle Adli Tıp Genel Kurulu'nun tamamı hekim olan 42 üyesi hakkında suç duyurusunda bulunduk. Kanser hastalığı zamanla yarışır. Vaktinde müdahale etmezseniz insan yaşamını ortadan kaldırır. Burada olası kasıt var. Tamamının cezalandırılmasını istiyoruz. Güler Zere yaşayan ölüdür. 40 kilodur, gözleri görmemektedir, kulakları duymamaktadır" diye konuştu.

    ANNE VE BABADAN BiRLiKTE iLK ZiYARET

    Balcalı Hastanesi'ndeki mahkum servisinde tedavisi süren Güler Zere'nin, hastanede bulunduğu süre içerisinde ancak tek tek ziyaret edebilen babası Haydar Zere ve annesi Güllü Zere, bugün ilk kez birlikte ziyaret izni aldı. Cezaevi Cumhuriyet Savcılığı'ndan alınan izinle hastaneye gelen Zere çifti, kızlarının bırakılmasıyla ilgili gelişme olmamasına isyan etti. Kızının sağlık durumunun her gün kötüye gittiğini, serumla beslendiğini belirten baba Haydar Zere, "40 kilonun altına düştü. Savcılık annesiyle bana ilk kez birlikte görüş için izin verdi. 20 dakika görüştük" dedi. Kızının cezasının tecili ve bırakılmasının Adli Tıp Genel Kurulu'nca engellendiğini, sürekli rapor istendiğini, ancak, somut bir karar verilmediğinden yakınan baba Zere, şunları söyledi:

    ÖLDÜRMEK iSTiYORLAR

    "Bir çuval rapor gönderdik. Biz buradaki doktorlardan rapor istemekten utanır hale geldik. Sürekli 'belge eksik' diyorlar. Adli tıpta tıkanıp, kalıyor. Çıkarmak istemiyorlar, öldürmek istiyorlar. işin gerçeği bu. Avukatlarımız uğraşıyor, biz uğraşıyoruz. En son yine rapor istediler. Yine gönderdik. Ameliyat oldu, yine rapor gönderdik. Adli Tıp yine bir mana buldu. Son istedikleri eksik denilen bir evrakı da arkadaşlarımız tamamladı. O evrak da teslim edildi. Ama sonuç yok. Çıkarmamak için, engellemek için uğraşıyorlar. Yolunu açmamak için tıkıyorlar. Adli tıpta ilk işlememizden itibaren onların tavrı belli olmuştu. Önümüzü tıkamışlardı. Aynı tavrı devam ettiriyorlar. Benim Adli Tıp'a inancım kalmadı. Bu çocuğu resmen öldürmek istiyorlar. Dünyanın gözü önünde öldürmeye çalışıyorlar. Ben de artık burada çocuğumun cenazesini alıp, gitmeyi bekliyorum. Bana sağ vermelerinden artık ümidim kesildi. Bir ailenin böyle acı çekmesi dünyada yapılabilecek en büyük işkencedir. Ben tüm hasta tutsaklarının aileleri adına konuşuyorum. Onlar da aynı durumdalar. Bu aileye en büyük işkence. Kimse böyle bir acı çekmemeli."

    2 ZiYARET, 2 YORUM

    GÜLER Zere'yi, tedavi gördüğü mahkum servisinde, TBMM insan Haklarını inceleme Komisyonu Başkanı AKP Mersin Milletvekili Zafer Üskül 7 Ağustos'ta, TBMM insan Haklarını inceleme Komisyonu Üyesi CHP izmir Milletvekili Ahmet Ersin de 2 Kasım'da ziyaret etti. Her iki milletvekilinin ziyaretler sonrası açıklamaları şöyle:

    Konuyla ilgili Ergun Babahan da köşesinde bir yazı yazdı ve şunları söyledi:

    Güler Zere olayı ve ölümde eşitlik!

    "Aynı şekilde Ergenekon davasında tutukluyken kanser olup cezaevinde olan Kuddusi Okkır’ın ölümü, bu davaya karşı medya grubu tarafından haklı olarak ağır bir şekilde eleştirildi.

    Ancak Okkır’a gösterilen ilginin belki de DHKP-C hükümlüsü olduğu için Zere’den esirgendiğini görüyoruz.

    Eğer adalet sisteminde hakkaniyet varsa, kuralların herkese eşit biçimde uygulanması gerekir.

    Oral Çalışlar'ın yorumu ise şöyle:

    Güler Zere'yi ölüme terk eden sistem!

    Dün televizyonda CNN Türk Haber Müdürü Rıdvan Akar, Güler Zere’nin babasına ona bakan doktorun, ‘iyi ki içeridesin, dışarıda olsaydın belki birilerini öldürürdün’ demiş olup olmadığını sordu. Güler Zere’nin babası “Evet böyle bir şey söylemiş” dedi.
    Bu ülkenin yargı sistemi ve bürokratik sistemi gibi sağlık sistemi de otoriter bir refleks üzerinde inşa edilmiş durumdadır. Bu bağlamda, doktorun yaptığı değerlendirmenin sürpriz sayılamayacağını söyleyebiliriz.
    ‘Adli Tıp’çı da muhtemelen o doktor gibi düşündüğü için konuya karşı duyarsız kalabiliyor. Yasalar herkese eşit uygulanmadığı, insanlara siyasi tercihlerine göre muamele yapıldığı sürece, demokratik bir ülkeden söz edilmesi mümkün olamaz.
    Adalet Bakanı neden bu konuya duyarsız?
    Adli Tıp Kurumu neden Güler Zere ve benzeri hükümlülerin cezaevlerinde ölebileceği şeklinde bir kanaate eğilim gösterebiliyor? Bütün bunlara verilebilecek tek bir yanıt var aslında: Hukuk, ihtiyaca göre harekete geçirilir.
    Hrant Dink hakkındaki cinayet planlarını öğrenen bazı devlet görevlilerin bu bilgileri neden sümen altı ettiği sorusuna cevap arayanlar, ‘Şimdi ben bir Ermeni’yi mi korumuş olacağım’ cümlesinin üzerinde durmalılar.
    Bu ülkede hukuk keyfilik içinde uygulanır. Hep böyle olmuştur ve bu anlayışla yetişen sistemin değişik parçaları da hukuku ‘sadece gerektiğinde’ uygulanan bir kurallar bütün olarak kabul ederler.
    3 ...
  26. 72.
  27. 71.
  28. vedalaşma ve huzur hakki
    güler zere'ye

    ölmeye yakınken insan, azalıyor ihtiyaçlar da kalp atışları gibi
    vedalaşmalar ve bir parça huzur, yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünler gibi
    huzur, kışın sığınılmış, camları buğulanmış bir yol üstü lokantası kadar sıcak
    büyük büyük kesilmiş, hafiften bayatlamaya yüz tutmuş doyurucu ekmekler, huzur
    huzur diyorum, ağzı nemlenmiş tuzluktan bir parça tuz dökebilme sevinci
    sahi senin ağzın nasıl oldu güler, çok acıyor mu?
    dün gece uyudun mu mesela, evvelki gece, daha evvelki?
    ben kanseri bilirim babam da olmuştu, faruk da
    kanseri bilirim, burnundan beslenen hastaları, kemoterapi sancılarını
    bilirim her sabah vurulması zaruri ithal iğneleri
    pahalı, az bulunan, çok umutla paketlenmiş ithal iğneler
    ecnebi diyor babam, ecnebi malları, ecnebi artistler, ecnebi filmleri
    burt lançester, körk daglıs, ceyn fonda, con vayne, stiv mak kuin
    huzur işte, aksaray kristal'de, yıldız&'da bir film süresi babasıyla oturabilmesi çocuğun
    insan ölmeye yakınken, kısalıyor uykular da cümleler gibi
    cümleler, otel odası yalnızlığı, sinemadan çıkar çıkmaz bastıran yağmur
    şehrin yağmur sonrası kararsızlığı
    sana uygun bir vedalaşma ve huzur hakkı arıyorum epeydir
    vakit alır bir vedalaşmaya başlasan benden söylemesi
    kimden başlasan eksik kalacak, eksik kalacak bir çizgi film kahramanı
    ödevlerine yardım ettiğin komşu çocuğu, suskun koğuş arkadaşı
    ne yaparsak eksik kalacak, dünden belli
    sskmız eksik, masalımız, evraklarımız, taburcu belgemiz, infazımız
    eksik bir mezar taşı yazısı gibi garip, anlaşılmaz hayatımız
    bunu veda sayalım dilersen en havalısından, veda sayalım bunu
    sessiz, buruk, içten, sivil, mavi, ekmek kokulu, iyi demlenmiş
    yol üstü lokantalarında çorbayla geçiştirilmiş öğünlerin ardından
    ikram edilen çay bardaklarının tabaklarında prenses farah'ın gülümsemesi
    sen önceden gidecek olursan bir yerlere tasalanma güler, biz de geleceğiz
    kimbilir biraz huzur ve veda koyar bayramlık mendilin içine, öyle geliriz

    tarık tufan
    27.10.2009
    0 ...
  29. 70.
  30. kendisi ağır bir hastalık yaşadığı için daha uygun bir hastanede tedavi görebilmesi gerekmektedir. sürecin uzatılması anlamsızdır. amma ve lakin bu işin insani boyutudur. kendisi öyle bir kısımın lanse ettiği gibi bir kahraman bir onur mücadelecisi değil bir teroristtir. devlet bu şahıstan bir kahraman yaratmamalı ve yapılması gerekeni bir an önce yapmalıdır.
    2 ...
  31. 69.
  32. triyonlar götürmediği için değil, vatan evladı öldürdüğü için salıverilmeyen katil.
    3 ...
  33. 68.
  34. onu ne kadar çok sevdiğimizi anlayabilmemiz için akları sütmavi kara gözlerini gözlerimizin içine diken bacım, bağışla alçaklığımı**.
    0 ...
  35. 67.
  36. damakları alındığı halde gülen, ellerinde kelepçe olduğu halde zafer işareti yapan direniş abidesi.
    0 ...
  37. 66.
  38. trilyonlar götürmediği için, trilyonları götürenler tarafından affedilmeyen, zaten af da dilenmeyen kahraman, kahramanım.
    0 ...
  39. 65.
  40. Bugüne kadar yaşadığı sıkıntı hakkında hiçbir şey duymamış olduğum için utandığım insan.

    Altında Türk Tabipleri Birliği gibi alanında merkezi ve bilimsel bir kurumun başta olmak üzere bir çok bilim insanının imzası olan şu acil çağrıdan çıkan bir sonuç şudur:

    Artık tıp biliminin güler zere için yapabileceği bir şey yoktur. bir insan olduğu kabul edilerek verilmiş cezayı bir insan olarak sürdürmesine yardımcı olunamıyorsa demek ki artık o cezadan muaf olmalıdır. güler zere'nin artık bilimsel ve toplumsal kurumlar yoluyla değerlendirilemeyen hayatı, üzerinde deney yapılamayan ve yazılı olmayan ama mevcut olduğu kabul edilen toplumun vicdanının ispatı için bir fırsattır.

    yazıda bahsedilen "Vedalaşma ve Huzur Hakkı" ise yasalarla güvence altına alınmamış fakat içine doğduğu bu dünyada tanımadığı insanlarla bir ömür boyu yaşarken her insanın aklına gelen ve ihtiyaç duyduğu haklardan sadece bir tanesi.

    http://www.istabip.org.tr...huzur-hakki-verilmelidir/
    2 ...
  41. 64.
  42. kanunen cezaevinde tutulması yasak olan devrimci.yasalara göre yaşamı tehlikeye sokacak durumlarda mahkum serbest bırakılır , sağlık durumu düzelince geri içeri alınır.ne suç işlemiş olursa olsun bir insanın en temel hakkı olan yaşama hakkını elinden almak suçtur.
    1 ...
  43. 63.
  44. tüm intikam ve nefret güdülerinizi 1 dakika papuçluğa kaldırın. şimdi daha insancıl düşünüyorsunuz değil mi? evet. o zaman hükmümüzü verelim:

    bu insan ölümcül bir hastalıkla boğuşmaktadır. sayılı ömrü kalmıştır. bırakın da rahat ölsün.

    ayrıca güler zere, akp'nin insan haklarından ne anladığına dair bir turnusol kağıdı olacaktır. eminim türkan saylan'daki hataya düşmeyeceklerdir.
    3 ...
  45. 62.
  46. --spoiler--
    Malatya 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanarak hakkında müebbet hapis cezası verilen Zere'nin,

    1993 yılında Tunceli'nin Çemişkezek ilçesinde 2 vatandaşın öldürülmesi,
    1 emniyet bekçisinin şehit edilmesi,
    Hozat ilçesinde askeri konvoya ve jandarma karakoluna silahlı saldırı düzenlenmesi olayında aktif görev aldığı belirlendi.

    Terör örgütü üyesi olmak ve eylemlere katıldığı gerekçesiyle yargılanan Zere'nin,

    1994 yılında da Tunceli'nin Pertek ilçesinde 3 askerin şehit edilmesi,
    7 vatandaşın öldürülmesi,
    Ulukaya köyünün yakılması,
    2 silahlı çatışma olaylarında bulunduğu da tespit edildi.

    Zere'nin yakalandığı yıl

    1 vatandaşın öldürülmesi,
    5 kişinin kaçırılması,
    Hozat ilçe Jandarma Komutanlığı'na saldırı düzenlenmesi olaylarına da katıldığı belirlendi.

    Cezasının infazının ertelenmesi konusunda hakkında çeşitli kampanyalar düzenlenen Zere, 1995 yılında Tunceli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyon sonucu yakalandı.

    --spoiler--

    ne imiş? ne imiş?

    hav hav hav hak tu yaaa.

    Köpek.
    6 ...
  47. 61.
  48. en sevmediğim alandır, böyle konularda yazmak, nedeni kendim ile ilgili sanırım, çünkü bu tarz konularda kendi yaşamımda ve bir başkasının yaşamını yorumlamada demologluk yapmadan işin içinden çıkmak nesnel bir durum olmıyabiliyor genel olarak.

    neyse sonunda yazıyorum işte ve söylemek istediklerim şunlar, bu kadın ölecek hastalığı artık geri dönülemiyecek bir noktaya gelmiştir, bu noktadan sonra insana ölme hakkını vermek vicdansız insanlardan beklenecek bişey midir, (bak ya yine yazamıyorum)

    ya allah belanızı versin açıkcası, bu kadın onuru ile ölüyor en anlamlısı bu, sizden medet uman sizin gibi olsun.
    7 ...
© 2025 uludağ sözlük