basta bende acimistim. yazik falan tribine girmistim. fakat hastaneden cikarken zafer isaretiyle cikmasi ve hele hola zola viyy diye anirmalar esliginde cikisini görünce, lanetolsun demisimdir. ceza ertelenmesi falan degil, düpedüz affedilmistir. yakinda geberecegini bilmek medyumluk degil. umarim tezelden olur. demekki acimamak lazimmis. terörist hep terörist
edit: baya eksi oy olmus. yirtin kendinizi terör sempatizanlari. onun aldigi canlari sayin birde. ama isinize gelmez. cünkü o sizin gözünüzde kahramandir
ergenekon'un kasası olarak sağlıklı bir şekilde tutuklandıktan sonra cezaevinde kaldığı dönemde sağlığı bozulan, 2008'in Nisan ayı sonunda, "majör depresyon" teşhisiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilen, burada ayrıca zatürree ve böbrek yetmezliği teşhisi konan, Bayrampaşa Devlet Hastanesi, Haseki Devlet Hastanesi ve buradan da Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü'ne götürülen, son olarak da 10 Mayıs 2008'de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırılan ve yapılan tetkiklerde "akciğer kanseri, beyin ve kemik metastası" teşhisi konan, daha sonra akciğer kanseri, beyin ve kemik metastası sebebiyle hayatını kaybeden, hayatını kaybettikten sonra tutuklanma sebebinin aksine cenazesini kaldırmaya para bulunamayan adamdır...
ne övülecek bir yanı vardır ne de hakaret edilecek. kanser hastası günleri sayılı bir insandır. eskiden suç işlemiş olabilir. bu onun yaşamının kutsal olmadığı manasına gelmez.
güler zere'ye söverek bu işle hiç alakası olmayan pkk'yı bitiremezsiniz. onu yerine tsk'nın neden bu kadar yıl pkk'yı bitiremediğini, askerlerinin eline pimi çekilmiş bomba verdiğini irdeleyip, eleştirip daha rasyonel çıkarımlar yapmak daha çok işinize yarayacaktır.
Kendisine hakaret edenlerin çelişkiye düşmesine neden olmuş hasta ve artık özgür tutsak. Şimdi burada zere'ye ve onun özgür kalmasına sevinen insanlara hakaretler yağdıran, küfürler eden şahsiyetleri ben çok iyi hatırlıyorum. Kimdi peki bunlar? Muhsin yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından üzülmeyenlere, ağıtlar yakmayanlara ana avrat küfür edenlerdi. Geçmişte ne yaptıysa yaptı ama öldü adam artık ayıptır diyenlerdi. Kenan evren isimli canavar hastaneye kaldırıldığı zaman geçmiş olsun demeyenlere ana avrat saydıranlardı. Kenan evren'in hastaneye kaldırılmış olmasına üzülmeyenlere "nasıl insanlarsınız sizler" diye serzenişte bulunanlardı. Katliamcı evren ve yazıcıoğlu için "geçmişte hataları oldu ama insanlar sonuçta" diyenlerdi. peki şimdi ne oldu kuzum? Ölümüne savunduğun düzenin yasaları bile güler zere'nin serbest kalmasını söylemiyor mu? Git kin kusacaksan düzene saydır. Zere, idealleri ve düşünceleri uğruna mücadele etmiş birisidir ki kenan evren, muhsin yazıcıoğlu, esat oktay yıldıran gibilerinden çok daha onurlu ve masumdur.
sözüm ona hasta olmasına rağmen sedyede hala eliyle zafer! işareti yapan lüzumsuz kişi. yıllardır küfrettiği devlet tarafından tedavisi yapılan, devlete el açan zavallı.
2009 yılı itibariyle türkiye sınırları içerisinde,
geçmişte devletin bekası için nöbet tutan, vazife yapan herhangi bir bireye karşı işlenilen tüm suçların, suç sayılmadığının son ve canlı kanıtıdır kendisi.
malum elin oğlu dağda kurşun sıkar, yakalanmadan gelir teslim olur, zira eyleme karışmadığını beyan etmiştir. sütten çıkmış ak kaşık ya, devlet de politika gereği "söz namustur" düsturundan yola çıkarak kendilerine güvenmiş, terörist değil vatandaş sıfatıyla içeriye almıştır.
bu terörist de zamanında devletin masum insanına, askerine ve memuruna diğerleri gibi kirişi kıramayınca yakalanıyor. ama tetiği çekmiş, ama yardım etmiş bir şekilde suçlu olduğu tesbit edilmiş. müebbeti yemiş, gel gelelim bünyesi müebbete el vermemiş.
epey bir zamandır tedavi gördüğü hastanede halinden pek sıkıntılı görünmüyordu, tıpkı hastaneden çıkarken olduğu gibi. en ufak bir poz vermede bile provakasyondan geri durmamış.
saz arkadaşları da kendisinin amiyane tabirle, etinden sütünden yağından ve derisinden elden geldiğince yararlanmışlar, önce müebbetinden pay çıkarmaya çalışmış, sonra hastalanmasından(yok hapis şartları kötü, yok işkence bıdı bıdı) nalıncı keseri gibi habire kendilerine yontup pay çıkarmış, en nihayetinde de ağlamalarının mükafatını almışlardır.
artık kendisi bir kahramandır, hastane çıkışında yapmış olduğu zafer işareti de bunun resmi kanıtıdır. zira neye, kime, neden, ne amaçla mücadele vermiş de neyin zaferini kazanmıştır anlayabilmiş değiliz.
alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste demiş ekabir. o mahlukat da öyle canlı bomba olarak falan değil, sürüne sürüne ölecektir. saz arkadaşları ve yancıları da ne kadar yontabilirlerse nalıncı keseri gibi kendilerine yontup o mahlukatı bir kahraman haline getireceklerdir.
devlet temsilcileri de bize göstermiştir ki bu yıl, devlete sık, askeri polisi öldür önemli değil. biz her türlü affederiz. ulan mevlana öleli yıllar geçti kimi neyi kandırıyorsunuz. ne olduğu bilinmeyen kapalı kutu gibi bir mevzu uğruna bu milletin hassas değerlerini hiçe saymaya devam.*
tarih mi tekerrür eder bilemem ama bu insanların ahı bir şekilde üzerinize yapışacaktır.
inandığım bir şey var,
benim maaşımı vermeyen patronun iki yakası bir araya gelmiyorsa, birinden aldığım 3 lira fazla bana 1.000 lira olarak giriyorsa bir yerde mutlak güç vardır elbet. bu terazi bir gün elbet vicdan yönüne ağır basar. o zaman sizi kim kurtaracak çok merak ediyorum.
hakkında #6447601 nolu entryi girince eksi yağmuruna tutulmamı sağlamış mahluk. ne çok seveni varmış, gözlerim yaşardı.
hastane çıkışında baktım öyle. tekerlikli sandalyede, ağzında maske. biraz üzüleyim dedim hani insanlık adınaymış(!) ya. üzülemedim, en ufak bir üzüntü duyamadım. zafer işareti yapıyordu neyin zaferiyse bu.
söyliyim neyin zaferi olduğunu. artık terörist olmak suç değil arkadaş. hatta kahramanlık sayılıyor bundan böyle. masumları öldürmek prim yapıyor. "şimdi zaman kötü" derler ya eskiler, hakkaten kötü. otobüste yanınıza oturan adamın terörist çıkma ihtimali beşte bir, üniversitedeki sınıf arkadaşınızın terörist çıkma ihtimali onda bir, kardeşinizin aşık olup evlenmek isteyeceği kişinin terörist çıkma ihtimali yirmide bir.. bunlar gider böyle.
dağlardaki ayıların dahi rahatsız olacağı bu tür mahlukları şehrin içine taşıyan zihniyetle aynı havayı soluyor olmanın üzüntüsü/siniri anlatılamaz.
şerefsizliğin ve şerefsizliğe sahip çıkmanın insanlık sayıldığı zamanlar. yazık..
tekrar bu adını koyamadığım insan görünümlü şeye(!) dönecek olursak; sağlığına kavuştuğunda -kavuşursa eğer- yine aynı pislikleri yapmazsa bir şey bilmiyorum.
hastane çıkışında zafer işareti yapan terörist.
başka bir hareket çekmesi beklemezdi zaten ama, ulan manyak, canın ağzından çıkacak yakında ve hala neyin peşindesin? hani onu geçtim, ulan başımıza musallat olan terörist;
neyi kazandın amk ya? ölürken hiç değilse evinde ol diye insanlık yapıp çıkardılar, neyin zaferi bu? hastaneden (uzun zamandır hapishanede değildi zaten hastanede tedavi ediliyordu) çıkarılınca ortada olmayan bir savaşı kazanmış mı oldun yani? boktan bi insansın güler. aa insan dedim, tüm insanlardan özür diliyorum.
boktan, iğrenç bir teröristsin sen güler. daha azı değil ama daha fazlası olabilirsin.
DHKP-C örgütüne mensup; 1993 yılında iki vatandaş ile bir bekçinin öldürülmesi, Hozat ilçesinde askerî konvoya ve jandarma karakoluna silahlı saldırı düzenlenmesi, Pertek ilçesinde 3 askerin şehit edilmesi ve 7 vatandaşın öldürülmesi ile Ulukaya köyünün yakılması nedeniyle hapis cezası alan ve hasta diye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün affettigi terörist.
acılar yaşattığı insanların beddualarının yavaş yavaş gerçekleştiğini görmek... neyse boş verelim böyle şeyleri. hak ettiği yere gitmesine az kaldı...**
hayatta hiçbirşeye asla diye bakılmamalıdır derim ben. siz onun yaptığı yanlışları yapmayacak kadar bilinçli olabilirsiniz ama en sevdiklerinizden bir de aynı yanlıştadır. bazen yanlızca insana insan gibi bakmak gerek. hukuken her suçluya doğru prosedür uygulansa belki bunlar yaşanmayacaktıda! onun zarar verdiği aileler için çok üzücü bir durum bu. ama yanlışta olan içinde. kimse toplumdan bu kadar dışlanacagını bilerek, kötü muamelese esaretinde kanser olup ölümü beklemek istemez.
demek ki yanış yumağı içindeyken dışlamak yerine, onları kapatıp kötü muamele edeceğimize kazanmanın yollarını arasak başkasının kolunu saran bir cankurtaran olabilecek.
yani yaşam hakkına saygı ve eğitim o kadar önemli ki..
ölmenin ve ödlürmenin ötesindeki sancılar bunlar..
su katılmamıs terorısttır kendısı. vicdanı bır konu halıne getırılıp serbest kalması saglanan, olum haberını en yakın zamanda almak ıstedıgım ınsanımsıdır. hatta daha beter bır sekılde olmesi beni daha da mutlu eder.
Tunceli'de 3 asker ile bir bekçinin şehit edilmesi ve 9 vatandaşın öldürülmesi eylemlerine karıştığı tespit edilen DHKP-C üyesi.
Acilim ayaklarina birazda siyasi yatirim olmasi amaciyla cumhurbaskani sayin abdullah gul tarafindan serbest birakilmis. Ben yakistiramadim cumhurbaskanina bu karakterde bir kisiyi surekli hastalik bahanesiyle affetmesini, sehit edilen asker ve vatandaslarin yakinlari ne diyor hic dusundunuz mu?
bu arada bazilari tutuklu, hukumlu degil, sucsuz yere o kadar yil yatti , nalet olsun boyle devlete diye bagirisiyorlar , allah hidayet versin bu kesime..
Aklima gelmisken, ulke tv de iki ve ya uc kisinin sundugu bir program var. reklam arasi denk geldigimde adamin teki canli yayindan cumhur baskanina cagrida bulunuyordu, kendisine yakisan guler zereyi serbest birakmasidir , serbest birakmazsa ben yatarim anam babam diyordu. cumhur yakismayani yapmistir.
Guler zere yerine ben yatarim diyenler, hadi bakalim kendinize yakisani yapin, geri kalan ceza suresini nobetlesene tutun ..
/burada kapiyorum , kufur etcem yoksa.
Yıllar sonra gelen edit:
Onu bırakın ben yatarım dıyen sahıs, modern delikanli süreyya önder.
biz, güler zere ye özgürlük diyenler biliyoruz ki - olan bitene bilmem neresi ile bakanlar - bir gün namlu kendilerine döndüğünde anlayacaklar neler olup bittiğini.
serbest bırakılması (af değildir, af genel olarak hükümlüleri kapsar) zamanlama olarak çok iyi belirlenmiş terörist. zamanında af ile "çok hasta, çıkmazsa ölecek" denilen teröristlerin çoğu, çıktıktan sonra katıldıkları kanlı eylemlerde yakalandılar ya da öldüler. bi' kaçı canlı bomba olmayı seçti. ölücem madem, inandıklarım uğruna öleyim dedi. en yakın örneği sezer affıdır. biraz araştırırsanız görürsünüz. öyle "sezer zamanında bile yapıldı, sezer terörist kollayıcı oldu bakalım gül e laf edecekler mi, ama etmezler" demekle olmuyor bazı şeyler. hiç bi boktan haberiniz yok. ne kanunlardan, ne suçlardan ne de ülke değerlerinden. tek bildiğiniz duygusal serzeniş.
işte bu sebeple şuan dı geçen bu terörist kadın, uygun bir zamanda serbest bırakılmıştır. öncesinde bırakılsaydı aynı şeyleri yapmayacağını devlet adına kimse garanti edemezdi, zira bu terörist, işlediği suçlar ve öldürdüğü insanlar için pişmanlık duymayan biriydi.
güler,
şimdi git nerde ve nasıl istiyorsan canını teslim et, tabi edebilirsen.
kimilerine göre terörist kimilerine göre özgürlük savaşçısı. ben olaya şu anda sadece ölüm döşeğinde olan bir hasta olarak bakıyorum ve tahliye kararını yerinde buluyorum.