yıllar geçse bile unutulmayan, akla her gelişinde sizi tekrar güldüren yazılardır.
benim aklımda kalan ilk 3 ise şöyle;
borumuzu temiz tutalım.
niğde'nin bor ilçesinde belediyenin şehir merkezine koyduğu anlamlı yazı.
bir babadan gazete ilanı.
ilkokul mezunlarının bile geçtiği sürücü kursu sınavını üniversite mezunu oğlum abdulbaki soydakök geçememiştir.
babası h.ibrahim soydakök
hatalıysam 3131 e sms atın orhan gencebay'dan hatasız kul olmaz melodisi cebinize gelsin.
bir kamyon arkası yazısı
8dün öğlen bindim otobüse. akbili bastım ve arka taraflara geçip oturdum. otobüs seyir halindeyken şöför birden bana seslendi,
"sen akbil basmadın" diye suçladı beni. ben de "nasıl olur ben akbil bastım dayı!" diye çıkıştım. sözlü tartışma yaşandı. adam hala basmadın diye üsteliyordu. ben de sinirlendim ve "ulan 2 tl için sahtekarlık mı yapacaz amına koyayım al bi daha basayım için rahat etsin dayı" dedim ve önlere doğru gittim. elimde akbille delikanlı, onurlu ve gururlu genç nidalarıyla ön tarafa kadar geldim. genç kızlar hayranlıkla beni izliyor, yaşlı teyzeler ve amcalar "helal olsun delikanlı çocukmuş" diye aralarında fısıldaşıyorlardı. tabi ben de gaza geldim ve "herkes buraya baksın" diye bağırdım. "şahit olun bakın tekrar basıyorum" dedim. otobüste ölüm sessizliği oluştu. akbilimi usulca uzattım ve bastım. birden "yetersiz bakiye" sesi gelmesin mi ? otobüsteki ölüm sessizliği yerini kahkahalara bıraktı. herkes bana bakıp gülüyor ve alay ediyordu. genç kızlar gülmekten kafalarını camlara vuruyordu. hatta bi amca gülmekten kalp krizi geçirip öldü. otobüs şöförü direksiyonu bırakıp yeri yumruklamaya başladı. ben de seyir halindeki otobüsten imdat çekiciyle camı kırıp aşşağı atladım ve haliyle baya bi yaralandım.. bunu size hastaneden yazdım.