aslında bir çok kişiye saçma gelmesine ve herkesin kötü, berbat, öcü demesine rağmen izlemekten vazgeçemediği program. şahsen ben bayıla bayıla izliyorum, seviyorum bu saçma jüri hareketlerini yahu, sinirlerimi alıyorlar.
düzenleme: bu yazıdan sonraki yazılardan da görebileceğiniz üzere kimse sevmese de seyretmekten geri kalmıyor.*
iddia ediyorum halit akçatepe nin zil zurna sarhoş katıldığı programdır. peker açıkalın ısrarla halit akçatepe'nin halinin farkında ısrarla üstüne gidiyor. sonunda müjdat gezen kibar bir hareketle yayın dışına aldı. bu ne lan? aha gene reklam... harbi güldürüyo yav.
jüri üyelerinin reklam aralarında alkol alımına devam ettiği, dillerinin her reklamdan sonra pelteleşme katsayısını arttırdığı güldürmekten ziyade gerim gerim geren acaip birşey.
ilk iki programda eğlendirebilmiş, ağır aksak gidişiyle üçüncü program itibariyle can sıkma raddesine gelmiş programdır. öyle cumartesi program yapmak kolay değildir. seyircinin talebi çoktur karşılamak gerek.
özgü namal için üzüldüğüm programdır. böylesine seviyesiz bir programda böylesine iyi bir oyuncunun adının geçmesi çok üzücüdür. özgü namalın kendisine yazık ettiği programdır.
jürisi yarışmacıymış gibi program. saatlerce ayakta tutulan yarışmacı, jüriyi izliyor. tamamen jüri üzerine kurulmuş, şöhrete doymayıp, hala kendini parçalarcasına dikkat çekmeye çalışan ünlülerin programı. bir yerde haklı bir hareket. en ünlüleri bile o kadar çabuk kayboluyor ki. yarışmacılarsa, ter döktükleriyle kalıyorlar.
Kadrosundan* dolayı, mükemmel olacak diye hissettiren, bir tür yanılgı programı. Kadrosundaki kişilerin şimdiye kadar yaptıkları benim tarafımdan beğenilmesinden dolayı, program bende iki taraflı olarak acaba sorusunu kendime sormama sebep oldu.
Acaba program diğerleri gibi sulu mu geçicek?
Acaba program diğerlerinden farklı olup, insanları eğlendire bilecek mi?
gel gelelim programı malesef bir süreliğine izleme şerefine eriştikten sonra, programın formatının yarışma olmadığını, komedyen abilerimizin ve ablamızın birbirlerine laf sokmak üzere kurulmuş olan bir tür tezgah olduğunu anlıyorum. Jurilerde, aman bu lafın altında kalmayım, aman sevenlerime kötü gözükmeyim telaşı hakim. sunucu ortamı toparlayıp yarışmacıyı davet etmeye çalışırken, jurimiz durmuyor, şımarık cocuklar gibi olmadık hareketler yapıp, programı çıkmaza sürüklüyor. Bu süreç içerisinde, bende çelişkiler oluşmaya başlıyor, geçmişte yaptıklarını hatırlamaya çalışarak, kendime gelip, juri olmanın insan üstünde yarattığı yan etkileri anlıyorum.
Hiç gülmediğim, gülemediğim, hatta ağlamak istediğim programdır.
adıyla yakından uzaktan hiçbir ilgisi olmayan, yaz döneminin sabun köpüğü niteliğindeki programlardan biridir.
izledikçe gülmüyor aksine türk mizahının yükselmesi için dişiyle tırnağıyla bir şeyler yapmaya çalışan gençlerin emeklerine (bkz: yigit ozgur) (bkz: umut sarikaya) üzülmekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi. yazık be anam babam nedir bu reyting canavarı denen illetin sizi düşürdüğü durum.
Türkiye'nın Yıldızları programının yakaladığı ratingden birkaç yıl sonra, aynı formatta yapılan show tv programı. Türkiye'nın Yıldızları ayarında komik değil ne yazık ki.
herşeyi anladım da o evrim akın orada ne yapıyor? hadi diğer jüri üyelerinin belli bir geçmişi, kariyeri var. evrim akın, avrupa yakası denen suyu çıkmış dizide birkaç kere "oha falan oldum" diyince otorite oluverdi. kadir çöpdemir aklı başında bir insandı, niye böyle birşey yaptı bilmiyorum. o da böyle olacağını tahmin etmemiştir.