öğrenciliğimin ilk ayını geçirdiğim neredeyse beni depresyona sürükleyecek, üni.ye yeni başlamış* biri için ayrı çekilmez* bi yerleşke. kışın in cin top oynar bi sabahtan minibüs beklemekteyken insan yüzü görürsün. üni.ye en yakın yerleşim yeridir. bazı tipler bayılıyolar buraya da ben hiç hazzetmiyorum arkadaş.*
(bkz: benden uzak allah'a yakın olsun)
her sene her bakımdan gelişmekte olan yer şöyle ki; şahin marka bir arabanın içinden sürücüsüde dahil toplam 5 bayanın indiğine sahit olunan yer, açıklamak gerekirse ülkemizde bir şahinin ortalama yükü 4 erkektir.
(bkz: beyaz sahin icinde muzik dinleyen 5 kiro)
2 yıl sonra tekrar taşınmamla oldukça gelişmiş olduğunu gözlemlediğim ama yine de gece 12 - 1 den sonra yapacak bir şey olmaması durumunun ** devam ettiğini gördüğüm kalabalık köy
fiyat etiketlerinin dudak uçuklattığı, esnafın öğrenci kazıklamayı görev haline getirdikleri, şehirden uzak, bol öğrencili yerleşim yeri.
(bkz: köylüyüm ben)
5 yıllık üni hayatımda topu topu 6 kere gittiğim çoğu seferde gideceğim yerden önce inip tekrar gelen ilk dolmuşa binip okula geri dönme yoluna girince ne halt etiğimin farkına vardığım, yaşayış şekli olarak bu kararlılıkta giderse bi kaç yıla anahaberlere çıkmasını beklediğim, ** yoldan geçen traktörün arkasından bmw nin çıkma olasığı yüksek yaşama birimi.
hergün suların kesildiği sözde yaşam yeri.
2007 mayıs ayından beri hergün suların kesildiği bir yer olarak, görükle sabah kalkıp yüzünü yıkayamayanların yeridir.
doğalgaz gelmiş olablir, su boruları yenileniyor da olabilir ama hiç bir açıklama 6 ay boyunca yapılan bir çalışmayı anlatamaz. sanki i. melih gökçek kentinde yaşıyoruz.
(bkz: kerbela)
ne yazik ki, ne bulundugunu hala anlayamadigim ogrenci ortami olarak adlandirilsa da, daha cok gocmenlere sunulmus ve de gecmisi 20 yillik olan bir semt olarak aklimda kalmis yerleske.
zira, fakultelere yakin olsa bile, merkezden uzaktir, her yere kolay kolay gidemezsiniz, arabaniz yoksa, her daim goruk ledesinizdir, ayni zamanda gecen sene toki evlerine tasinan arkadaslarimin da, her daim pinekledigi mekandir. her " neredesiniz" diye sorusumda aldigim cevap ayni oldugu icin ;
fdlblg : nerdesiniz abi ?
kanka : x kafedeyiz.
fdlblg : nerde o ?
kanka : bak iste sagdan don, sola gir, falandi filandi...
fdlblg: tamam oradayim 5 dakika sonra.
- ikinci denemede ayni olay tekrarlanir, ucuncu denemede ise, ayni olay tekrarlanir ama, bu sefer diyalog farklilasir :
fdlblg : nerdesiniz abi ?
kanka : x kafedeyiz.
fdlblg : tamam 5 dakika sonra oradayim.
kanka : ee, yolu biliyor musun ?
fdlblg : ee, bilmez miyim ulan kek miyim ben, sana neredesiniz diye soranin zihniyetine turp suyu...
her daim bu tarzdaki diyaloglara sebebiyet verir, cunku miskin miskin, bulundugu yerden fazla uzaklasmayan, ya da uzaklasmak istemeyen ogrenci tayfasi, her daim ayni kafeye takilir, ayni modda gecirir gunleri, nedir efendim, gorukle cok guzeldir, tamam cok guzeldir de, bursa sadece gorukle midir, acayiptir, ilginctir... sabahin bu saatinde, aklima takildi lan...
3 senedir kaldığım, ziraat fakültesi civarından küçük bir ülke gibi gözüken, tahminimce kadıköy ve bakırköyden sonraki en büyük köy.
şehir merkezine tek vesaitle gidilememesi ve öğrenci sömürülmesi gibi özellikleri mezuniyetimden sonrada devam edecek diye düşünmekteyim.