tam tepende bir canlı..
aslında canını senden alan bir canlı..
nasıl desem,
gün doğar ya hani ışıl ışıl,
belki ufak tefek bulutlar da etrafına pervane olur bu sıcaklığın ..
hani bazen de gün batar ya kapkaranlık,
belki ufak tefek yıldızlar belirir yalnızlığı hafifleten, tabi belki de ay dede tepedeyken..
hani kimi zaman dökülür pervane bulutlarının göz yaşları , kimi zaman da garip bir akşamın rüzgarını elinde tutar ve sıkıntı basar rüyaları ,
tabi her şey bir perdede olur..
her şey burada sergilenir,
uçsuz bucaksız bir sahnede seninle gerçeklesir..
2 yıl önce yazın son günlerinde, tekirdağ taraflarında bir sahil kenarında dolaşırken tanıştığım bilge bir deniz yıldızıyla üzerine bir iki kelam ettiğim yer.
yıldızları izledigimi görmüş olacak ki, " ne görüyorsun" diye sordu bilge deniz yıldızı.
gözlerimi tekrar gökyüzüne çevirdim ve " evrenin ihtişamından bir kare görüyorum" dedim.
deniz yıldızı güldü ve şöyle dedi : evet öyle ama dahasi var..ben oraya baktığımda; insanların tüm arzu ve isteklerini taşıyan duaları görüyorum.
insanların korkularından ve ümitsiz ruh hallerinden kaçıp tanrılarına sığınışlarını, gelecek için kurdukları umutlarını görüyorum. ve evlat senin de oraya baktıgında aslında ne gördüğü biliyorum. orada gördüğün şey aslında yeryüzünden...
bu gecelik bu kadar sohbet yeterli değil mi sizce bilge deniz yıldızı diyerek lafini kestim.devam etmesini istemiyordum çünkü. ve iyi akşamlar dileyerek sahilden uzaklaştım..
deniz yıldızı deyip geçmeyin.bazıları bilge olup gôzlerinizden sizi okuyabiliyor.
“Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşi evin sundurmasına
işte o evin kapısında bulacaksın beni.