herşeyin çok güzel olacağı umuduyla yurtdışına çıkarsınız. Yeni evlenmiş, eşinizi henüz yanınıza alamamışsınızdır. memleketten ayrılmadan önce, eşiniz ve aileniz kavga eder, siz arada kalırsınız, tam memleketten ayrılacak iken olan bu olay, sizi tamamen alt üst eder. işin garip tarafı, olayda iki tarafta kendince haklıdır. bu durumda tek bir haksız olan taraf kalır.
siz...
anneniz babanız sürekli size "eşinle iyi geçiniyoruz ama o bizi ailesi gibi görmüyor" der, eşiniz " ben elimden geleni yapıyorum ama onlar beni kızı gibi görmüyor" der. siz hem eşinize, hem ailenize laf anlatmaya çalışırsınız. her iki taraf eğer sen olmazsan öteki benim umrumda bile değil der, herşeye sizin için katlandığını ima eder.
sonunda ne mi olur?
herhangi bir seçim yapılamaz, eş ile kavga edilir, anneden babadan soğunur, etrafta kimse olmadığı için yapayalnız, küçücük bir odada tek başına oturmaktan başka yapacak bir şey yoktur.
mideniz kazınır ama birşey yiyemezsiniz, durumunuz iyi değildir kimseye söylemezsiniz, her iki tarafta karşı tarafı koruduğunuzu idda eder, yani tek suçlu sizsiniz... hemde yapayalnız, çok uzaklarda...
yıllar sonra edit: sonra alışıyo la insan, bakmayın o vakitler böyle depresif takıldığıma.