kaldı ki atamızın döneminde 1929 krizi gibi dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ekonomik felaketi gerçekleşti. öyle bir felaket ki abd'ye bile diz çöktürdü. daha da önemlisi, söz konusu büyüme borçlanarak, satıp savarak sağlanmadı.
ya akp dönemi? bilindiği gibi 2002 - 2013 arası %4,1!... yani 1950 - 2002 arası büyüme ortalamasıyla aynı!..
Sanılanın aksine AKP dönemindeki büyüme ortalaması, tüm cumhuriyet tarihimizin ortalamasından (AKP'ye kadar) daha düşüktür.
Havuz medyası işini iyi yapıyor.
Havuz medyasının bir başka yalanı da 2002'ye nazaran MB rezervleri fırladı yalanıdır. Şu an MB'nin kullanılabilir rezervi topu topu 38 milyar dolar ama yandaş medya bunu 120 130 milyar dolar diye lanse ediyor.
Ama o paranın 90 milyar doları bankaların zorunlu döviz karşılıklarını MB'ye yatırmalarının sonucunda ortaya çıkan rakam. Yani bu para bankaların. MB onu harcayamaz. Ama yandaş ve yalancı basın 130 milyar dolarımız var diye uluyor, koyunlar da hemen inanıyor. Bu karşılıklar nedeniyle rezerv 2002'ye göre fırlamış görünüyor, halbuki aşağı yukarı aynı.
atma niyazi atma. götünden uydurma rakamla olmaz öyle işler.
o zamanki büyümenin tamamı, devlet eliyle yatırımlar yapılarak, fabrikalar kurularak yapıldı. şimdi bu büyümeyi özel sektör gerçekleştiriyor. aynı şey mi kerkenez?
özel sektör yatırımlarının etkisi ile devlet yatırımlarının etkisini bi karşılaştır bakalım nasıl sonuçlar çıkıyor. ama sen bilmezsin goduum. bol götten ense traşı yapmak, eşşekçilikle uğraşmak varken ne anlayasın araştırıp anlamaktan.
Atatürk dönemi savaşlardan çıkılıp sıfırdan başlayan bir toplumun inşası için bence başaralı oran öyle gerçekleşmiştir. Yoktan yüzde %8,4 oran iyidir.
Şimdiki zaman ise gelişen dünya ekonomileri arasında, büyük rekabetin olduğu ortamda Avrupa'da gelişmekte olan orana baktığımızda Türkiye 1. sıradadır.
Bütün bunlar da saçmadır yine ayrıca. Abd'yi ele alalım adamlar %0.5 bile büyüse yaklaşık bizim %5 lik büyümemizden daha büyük büyümüştür. Neye göre büyüme veya gelişme?
Hangi kriterleri baz alacağız bunları hesaplarken?
arapların zekerinin boyutu konusunda doktora çalışması yapmış (bkz: arapların aletinin büyük olmasının nedeni) küfürbaz yandaşlar sayesinde gsmh büyümesi hesabında "devlet eliyle yatırım - özel sektör yatırımı" farkı olduğunu öğrenmemize(!) sebep olan karşılaştırmadır.
ey yalancı, "özel sektör yatırımlarının etkisi ile devlet yatırımlarının etkisini bi karşılaştır bakalım nasıl sonuçlar çıkıyor." dediğine göre karşılaştırmış olmalısın. anlat bakalım nasıl sonuçlar çıkıyormuş?
ben araştırdım. bak sana nasıl sonuçlar çıktığını anlatayım: sende de, özel sektörde de para olmadığı için "yap-işlet-devret" dersin, özel sektörün yurtdışından aldığı borçlara hazine garantisi verirsin, olmayan parayla kalkınma sağlarsın!... biriken borçlar? boş veerrr!...
osmanlı'daki iltizam usulüne dönersin, satacak mal kalmayınca devletin gelecekteki gelirlerini bile satarsın. misal elektrik idareleri.... sonra hırsızların çaldığı elektriğin parasını namuslu insanlardan tahsil edersin en islamisinden!...
böyle böyle düyun-u umumiye'ye kadar yol olur en osmanlısından!..
diğer taraftan, zeker doktorlarının 1929 ekonomik krizinin dünya ülkeleri üzerindeki etkisini anlamasını beklemiyorduk zaten...
atamızın dönemindeki ekonomik kalkınmanın bir yönü de yetişmiş kadro eksikliğine rağmen yapılmış olmasıdır. bunlar gibi hazırda kadrolar, satıp savacakları fabrikalar, iltizama verecekleri akarlar bulmadılar... ellerine reçete tutuşturan kemal derviş yoktu. "ha gayret kemalizmi yıkacaksınız" diye keseyi açan abd ve avrupa da yoktu...
onlar sermayedar bebeğim. onlar devletin yaptığı ithalatın müşterileri. eğer onlara tanınan genişliğin onda birini şimdi birilerine tanısanız, kıyamet kopar adamı taksimde asarlar.
öyle sermayedar olmaz. sermayedar kendi karar alır kendi alır kendi satar kendi yapar. liberal düzen içinde düşünün.
nihayetinde muhaliflik adına eline geçirdiği taşı bilip bilmez bir yerlere savuran ilginç yazarın aslında cehaletin diebinde olduğunu, bi boktan anlamadığını, hezeyan içinde kıvrandığını görmemize ve nihayet topuğunu götüne değdire değdire kaçmasına vesile olan GSMH karşılaştırması.
bir daha fındık kadar beyninle ayar çakmaya kalkarsan da, rezil ederim seni haberin olsun. aklını başına, çükünü altına al ve uza bakalım.
Son on yılda başta toki ve enerji piyasasında devlet imkanlarıyla sermayedar olanların ve sözde ekonomiye katkı sağlayanların taksimde asıldığını görmedim ben.
Devlet imkanları ile yapılan yatırımlar vs devlet imkanlarını sömürüp zengin olanların yaptığı yatırımlar...
Özel sektör denilen kesim günümüzde, devletin zararı pahasina zengin edilen kesimdir. Yani özel sektör yatırımı denilen hadise, dolaylı yoldan devlet eliyle yapilmaktadir. Fark şu, geçmişte devlet bu yatırımları millet menfaatine yaparken, günümüzdeki yatırımlar, devlet hazinesini birilerinin cebine aktarmak için yapılmakta. Bu yüzden de buyumeye katkısı minimum seviyededir.
Doğrudan ya da dolaylı devlet katkısı alanlar inşaat değil de üretime ve teknolojiye yatırım. Yapsaydı, kalkınma çok daha büyük olurdu.
sucukçu muhasebecisinin dini içtihatlarının inceliklerini kavrayamamış kimi dostumuzun, islam'da faizin hala yasak olduğunu sandığını öğrenmemize vesile olan karşılaştırmadır.
o dündü cancağızım.. bugün durum şöyle (bkz: faiz helaldir).