ben bu hayata asiydim,
böyle değildim
bir yıldız kaydı ömrümden, ben dilemedim
işte, herşeye sırtımı dönüp koşuyorum
sarı güller kahrolsun,
ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun
kahrolsun bu kaldırım, bu nezaket, mutluluk dilekleri
bekarlığa vedanın günüdür bugün onun için,
artık hayat tek başına akmayacak onun için,
uyandığında gözlerine birileri aşkla bakacak artık,
bekarlığın ne güzel bir şey olduğunu bilmeyecek sadece hatırlayacak artık.
sözlükte pek zamanı olmayacak belki,
dostlarını özleyecek elbette ki,
kalbini kırdıklarına özür borcu da olsun ki,
af dilediğinde affedilmenin huzurunu yaşar belki.
olur ya vedalaşmadan yollar ayrılır,
şimdiden olsun vedam herkese bu ayrılık.
müthiş bürokrasimizin harika uygulamaları neticesinde henüz nikah işlemlerini sonuçlandırmamış yazardır. bakalım şansımızı deneyeceğiz yine güzel başkentimiz ankara'da, sadece bir cümlecik yazı için oradan oraya, sonra da başka yere gitmek insanın canını sıkıyor.
yani henüz hayatımı mahvetmiş değilim. olur da belgeyi yine alamazsak sizin de evlendireceğiniz benim de sıçayım ağzına diyeceğim ve köprüleri yakacağım. **
buradan litvanya büyükelçiliğindekilere de şu mesajı göndermek isterim, hepinizin ağzını yiyim. bir bok bildiğiniz yok, ülkenizin yaptığı anlaşmaların hepsini tek tek ingilizceye çevirdim sonra da litvancaya, alın okuyun da aklınızı almayayım artık.
adana-ankara yoluna da bir çare bulsunlar. zıplamaktan midemle kalbim yer değiştirdi. ben bu kadar bozuk bir yol görmedim hayatımda. yıllar önce daha iyiydi.
herkeslere selam olsun. 1 hafta sonra toplaşırız yine. yirim.
1- timsah yürüyüşünü de unutmamış yazardır.
2- jübilemi sözlükte yaptım ama skinnyman ile değil (yirim onu ben) bizzat kafes ile. seni unutmayacağım süt oğlan.
3- cavit'i de kaçırdık zaten elimizden, hüzünlüyüm pek fena.