gossip girl

entry435 galeri39 video3
    100.
  1. bana msnini vermiş yazardır.

    (bkz: dağılın lan)
    1 ...
  2. 101.
  3. fatal girl'in kankisi.. bu ne demek oluyor sizce beyler? :)
    4 ...
  4. 102.
  5. evrim teorisine inanan maymun'un rakibi.

    tabi ezip geçmiş bir rakip

    an itibari ile sonuçlar:

    ·gossip girl (32) ...
    ·evrim teorisine inanan maymun (22) ...
    *
    2 ...
  6. 103.
  7. bana da msnini şifresiyle birlikte veren yazar. kızım manyak mısın? sen ne kullanacaksın? iyi ki doğmuş.

    (bkz: dağılmayın lan)
    3 ...
  8. 104.
  9. doğum gününü bir takim aciklayabileceğim mazeretlerden ötürü kutlayamadiğim yazar.

    ama allah'in günleri cuvala girmemi$ diyor, doğum gününü kutluyorum..

    en kötü günleri en güzel günleri gibi olsun, iyi ki doğmu$ insani.
    3 ...
  10. 105.
  11. gossip in de zaten dişi ırk ile özleşdiği aşikar olan günümüz dünyasında girl in fazla bir tanımlama kelimesi olduğu kaanetindeyim.
    1 ...
  12. 106.
  13. bana savaş açmaya kalkışmış, yas kemale ermis sözümden sonra pek bir alınan ve 17liklere taş çıkartırım ifadesini kullanan iddialı yazarlarımızdan olur kendileri. helal olsun. tebrik ediyorum.
    2 ...
  14. 107.
  15. cnbc-e ve ntv'de yapılan müthiş reklamlardan sonra halkımızın bu dizi efsane olma yolunda ilerliyor hissi uyandırmış amerika'da pek fazla izlenmeyen saçma kız dizilerinden.
    2 ...
  16. 108.
  17. pislik insanların hakkımda konuşmasından, bana oyun çevirmeye kalkmasından, bla bla yapmasından feci şekilde sıkılmış insanım. hayatında bir kitabın en fazla arka kapaktaki satırlarını okumaktan öteye gidememiş adamların benimle ilgili ahkam kesmelerine uyuzum! insanlar kendilerini neden bu kadar değerli sanıyorlar ki?! bıktım bu ucuz popülarite peşinde koşan insanlardan. en yakın dostlarımı bile sildim ben hayatımdan, sırf bana yeteri kadar değer vermediklerini düşündüğümden. gözümü kırpmadan sildim hem de. uğrunda dünyanın lafını işittiğim dostlarım sırtımdan vurdular. ben ne yaptım? canlarını mı yaktım? yoo.. sadece tutup sildim bir kalemde. çok basitti silmek. ama geriye dönüp baktığımda yüreğimi acıtan bir şeyler hep oldu. hep yarım kalmışlıkların zirvesinde aşağı sarkan ayaklarımı bir dal parçasına tutunarak kurtarmaya çalıştığım bedenim oldu. kimse elini uzatmadı. bir tek ailem ve sevgilim vardı yanımda. dostlarım hep bir yerde o uçurumdan kayboldular gözümün önünde. zaten beni o uçuruma sürükleyen onlardı aslında. ben uçuruma sürüklendikçe ailem tuttu kollarımdan. ailem şimdilerde iki kişi..

    farklılık yaratmak için uğraşmadım, ama büyüdükçe farklılaştım. okudum, gezdim, öğrendim bla bla... hiçbir zaman ciğeri beş para etmeyen insanlara yenik düşmeyecem diye kendime yemin ettim. ama noluyor? saçma sapan birileri gelip ağzıma sıçma girişimlerinde bulunabiliyor. aslında hiç taktığım yok. sadece artık zarar görmeye başladı çevrem. artık tek bir laf tüm çevremi etkiler hale geldi. çünkü ben büyüdüm. ve artık büyüdükçe sözler daha da güçleniyor. daha yıkıcı hale gelebiliyor. yıkıcılıktan ziyade beni yenilgiye uğratıyor. hayalkırıklıkları içinde bunaldım. ve artık yaşamı bu kadar çok seven ben kişisi bile yaşamdan soğumaya başladım. şimdi çok hastayım. zaten de bugün bir sınavdan çıktım ki beni arabaya kadar bindirecek bir dost aradım.. küsmüş dostum bana, kendisine sınavda yardım etmedim diye. eğer çıkışımı bekleseydi ona anlatacaktım hocanın sürekli bana baktığını ve arkamı dönüp ona soru veremediğimi... ama o bu konuşmayı bile beklemeden gitti. ve benim yine dostum dediğim insan beni hasta halimle yarıyolda bıraktı. belki ben hak ettim bunu. belki sadece mavi'yi bulamadım o an.

    mavi'yi aramaktan yoruldum ama. hayalgücüm yokmuş gibi rol yapmaktan da. var, hem de nasıl! ve durduramıyorum. sürekli aklımdan bi' şeyler geçiyor ki engel olamıyorum. şu an radyomda "sensiz olmaz" başladı. bunu evet sevgilim için yazıyorum. bütün bu yazdıklarımda olduğu gibi. sevgilim.. şimdilerde sen de ben de bir savaşın içindeyiz. bizi yıkmaya çalışıyorlar, sakın yenik düşme onlara. en başta kendine... sonra beni tut. düşmeyeyim. ağzıma sıçmaya devam etseler de onlara kıçımla güleyim her zaman ki gibi. yine dedikodumu yapayım, yine geyiğimi yapayım, yine o çok sevdiğim dergilerimi okuyayım... yine insan'ı anlamayı bırakıp, yaşamı anlamaya odaklanayım. bilirsin çok zor odaklanırım ben sevgilim. bi' gün o çok istediğim kitabımı yazmaya güç toplayayım yeniden. bi' türlü elime alamadığım kalemimi ucunu kırmadan yazabileyim satırlara.

    onu yapmışım, bunu yapmışım.. sözde herkesin dilinde. sözde ben öyleymişim. isteyen istediğini sanmakta özgür ama. ben kendimi biliyorum ya, o bana yeter işte. ne bu şehirden giderim ne de ailemi ve sevgilimi bırakırım. ve hatta onlar beni her halimle yine de sevecekler diyip kendimi koyveririm. çünkü özümde "dürüst" olmak ve "iyi" olmak var benim. kanım bozuk değil. onu kanı bozuk olanlar düşünsün... şimdilik bu kadar. yazdım ve rahatladım. artık huzurla uyuyabilirim.

    edit: hepsine iki damladan fazla gözyaşı haram.
    5 ...
  18. 109.
  19. gossip radyo yayininda daldan dala kondugumuz, kah müzikten bahsedip semaya çiktigimiz, kah dünya meselelerinden bahsedip dünyayı kurtarmaca oynadığımız yazar kişisi.
    2 ...
  20. 110.
  21. zengin züppe hayatını konu alan gençlik dizisi.
    1 ...
  22. 111.
  23. an itibariyle yayın yapan yazardır. koparmaktadır.

    http://gossipgirl.uguraltay.net
    1 ...
  24. 112.
  25. uyanır uyanmaz yayına baslayan fedakar diiicii.
    2 ...
  26. 113.
  27. 114.
  28. 115.
  29. arka fonda can dostumdan bir ezgi çalıyor... mercan dede, eski istanbul desin.

    garip bir kavga mı desem; yoksa tahrik unsuru bir gerginlik mi? ama bu kadar kısa sürede benden bir tane daha oldugunu görmek garibime gitti dogrusu. kabarık saçların, burnun hep gölgesinde kalacak siluetle muhteşem uyumu mu yoksa arada kafayı kaldırmanın önemi mi bilinmez. güzeldi be portakal...

    kimin haklı değil de neyin dogru olduğu üzerine, yaratılışından gelen bir gücün varlığını, samimi saflıgın ile hissetmek güzeldi.

    nasıl derler; şu * günlük dünya'da, insanları doğru olana yönlendirmek için gönderilmiş bir elçi edasında tanıdım seni... hele ki hiç tanımadıgım zamanlarda yaptıklarımın uzerine... utandım, ne yalan diyim. ama gerekçelerim vardi. biliyorsun!

    garipti... uzun suredir bir msn ekranına böylesine manasızca bakmamıştım. matrix'in ne oldugu hakkında en ufak bir şüphem kalmadı sayende. sağ ol. sustugu zamanlar bu kadar geveze olabilen ve aklımın içinde surekli konuşan bir insanı tanımak hem tedirginlik verici hem de anlatılmayacak kadar lezizdi. ve ben bu tadında bırakıştan o kadar mutluyum ki anlatamam.

    yok yok, gözüme toz kaçtı... onun için bir satır boşluk...

    şu 3 günlük dunyada, azgıma bir parmak da olsa "insanlık" balından çaldıgın için nefes aldıgım surece seni unutmayacagım...

    hatıra defterimden dostlarım için çok klişe ama senin ilk kez duyacagın bir replik ile sonlandırayım günü...

    " saçların rüzgara her bırakışında, yüreginden bir parçayı da özgür kıl... unutma yaşam seni seviyorum "

    3 + 3 = 6

    viya!
    4 ...
  30. 116.
  31. hayatımı senaryosunda yaşamak istediğim dizidir. bu dizide The OC'deki gibi her karakter birbiriyle yatmıyor ama birbirine lise çağında kabul edilemeyecek kazıklar atıyorlar. ve yine lise çağında kendilerinden beklenmeyecek olgunlukta davranıp arkadaşlıklarına hiçbir şey olmamış gibi devam edebiliyorlar. ben geçen gün sarhoş oldum da 20 liralık hesabı ödemeyi unuttum diye 2 kişi beni hayatından sildi lan hahaha. 20 lira için insanlar bu ülkede adam harcıyor. yemişim gossip girlü
    1 ...
  32. 117.
  33. serena rolundeki blake lively gerçek hayatta da dizideki sevgilisi dan * ile beraberdir
    0 ...
  34. 118.
  35. zaman zaman türkler mi çevirmiş dediğim hoş zaman geçirtici dizi. blair'ın da hastasıyız ayrıca.
    1 ...
  36. 119.
  37. uzakdoğu ülkelerinde fanatiklik derecesinde takip edilen dizi. ben de görünce şaşırdım, facebook'da sayfasına baktım hep uzak doğulu gavurlar yazmış, sonra uzak doğulu gavur arkadaşlarıma sordum, manyağıyız dediler, amerikan kültürünün belki de yozlaşmış denebilecek, ciddiyetten tamamen uzak, para derdi olmayan, geçim derdi olmayan, siyasi dertleri olmayan insanların hayatlarının anlatılıdığı dizide uzakdoğulu insanlar, kendilerinde olmayan rahatı buldular herhalde.
    2 ...
  38. 120.
  39. 121.
  40. Kimin kim ile olduğu ile alakalı saçma bir dizi olmasına rağmen nedense dizi kendisini izlettirebilme özelliğine de sahiptir. Bunun filmdeki güzel * insanlara da bağlayabiliriz.
    1 ...
  41. 122.
  42. sürekli ağzı tükürükle dolan, 20'li yaşlarda olmasına rağmen 35 yaşındaki teyzemden yaşlı görünen, ses tonunu duyunca kendimi kesmek istediğim bir kızın ve artık nası büyük bi torpille o esas oğlan rolünü kaptığına anlam veremediğim dan denen, kabus ötesi silik bir tipin başrollerinde oynadığı dizi. blair serena'dan 4987973 kat daha güzel bir kızdır zannımca. hele o dan rolünde oynayan ve adını araştırmaya bile gerek duymadığım tip kabuslarıma giriyor. bu iki korkunç tip gerçek hayatta da birlikte imişler.

    her neyse... nereye geleceğim? hayatımda sanırım ilk kez esas oğlan ve esas kızın sahnelerini "allam kuscam galiba, bitsin bitsin." diyerek izlememe sebep olan dizi.
    3 ...
  43. 123.
  44. 124.
© 2025 uludağ sözlük