Paris'te başlayan 4. sezonundaki fransız yakışıklılarının inglizce konuşması ve tatlı ötesi aksanları ile her bölümün birer kez daha izlenmesini zorunlu kılan dizi.
dizi güzel. konu falan hoş. kıyafetler iyi. müzik seçimleri iyi. ama çakmaları çıktıkça olmuyor.
küçük sırlar'a falan laf atmıyorum. facebook gibi sitelerde veya blogspot üzerinden açılan bloglarda bunun çakmaları oluyor ya, deliriyorum onları gördükçe. bu kadar bağlamayın lan özentiye. adamlar bir iş yapmışlar, gidiyorlar. hayır dizide gossip girl'de yazılanlar gazetelere kadar çıkan sosyetik isimler. siz mal mal isimleri koyuyorsunuz, hiçbirinin alakası yok birbiriyle.
amacından şaşmış,haddini aşmış ama bi okadarda günümüz popüleritesine damgasını vurmuş olan;izleyiciyi '' yok artık '' dedirterek ekrana bağlamış dizi...
gidişatı pek hayra alamet olmayan gençlik serüveni...
4. sezon 9. bölümü yayınlanmış olan dizi.
--spoiler--
chuck bass ve blair waldorf birbirlerini sevdiklerini söylediler. herkesin önünde öpüşüp blair'in o harika olması gereken geleceğini de mahvettiler. eh, ne kaldı geriye? juliet, jenny ve vanessa; serena'nın hayatını mahvetmek için birlik olup çalıştılar ve başardılar. evet, serena okuldan ayrıldı, herkesle arası açıldı ve kaçtı! bundan daha hayvancılı olamazdı herhalde. ama her şeye rağmen entrikaları ve partileriyle harika bir gossip girl bölümüydü. blair waldorf'un chuck'ın partisine iç çamaşırlarıyla gitmesi, bölüm boyunca sık sık iç çamaşırlarıyla kalması da ayrı bir hava katmıştı. eh, vücut var.
--spoiler--
s04xe09
--spoiler--
bu sezon dizide zaten 1. sezona döndürme çabaları ortada. chuck bass(daha havalı oluyor böylece) ve blair'ın 7. bölümde çılgınlar gibi sevişmesi , bölümleri uyuşmasa da ikinci maskeli balo'lar bunlar bariz bir şekilde belli. genel olarak sıkıcı bir bölümdü j2 (jenny&juliet)tümden bu diziden yok olsa iyi olacak. chuck ve blair coşuyor iyice , yalnız o malum sahne bombaydı helal olsun chuck'ım bee. chuck'ın brangelina yorumu ise şahaneydi. sahi bir dan&vanessa vardı ne oldu onlara?
--spoiler--
çok açık konuşuyorum kimse darılmasın zamanında the oc falan vardı evet izlemedim tam olarak bilmiyorum ama bir takım gencin arasında ilişkiler dönüyo.haliyle izleniyo cinsellik de olunca.sonra bu ilişki taktikleri falan türkiye şartlarında uygulanmaya çalışılıyo sonuç ne hüsran.california gençliği olmaya çabalamayın.xo xo ama.
Her bölümde mutlaka şaşırtan dizidir. Blair Waldorf karakterini çok beğenirim.
Dizi sadece kıyafetleri ve mekanları izlemek için bile izlenilir. Harikadır.
hiç bir amacı olmayan ama oldukça eğlendiren.Dizideki her erkekle her kızın sanki kombinasyon hesabı yapmış gibi birbirleriyle yatmaları ilerde 10 kişi yapacaklarını hissettirmektedir.(bkz: http://img256.imageshack.us/img256/7696/gossipgirlrollingstone0t.jpg)nitekim bu fotoyla hayallerimizi gerçek kılmıştır.Bir de Blair vardır ki her kızın olmak istediği kızdır.Chuck ve Nate ise her bölümde kızların hangi biriyle olmak isteyeceğine karar verememesine sebep olmaktadır.
Bir de Vanessa vardır ki gizli bir kaşarlık potensiyeli olduğuna inanıyorum.Dizide yatmadığı 'gerçekten'bi Rufus(Dan'in Babası) kalmıştır lakin 2. sezonhun bir bölümünde rufusa attığı bakışlar bende'bunuda mı ayartacaksın kaşar karı pes'diye evin içinde naralar atmama sebep olmuştur.
Herşeye rağmen chuck ve blair için izlenir.Bağımlılık yaratıcıdır.
dizisi ve kitabı arasında dağlar kadar fark olan oluşum.
kitapta blair'in tek bir tane bile entrikasını göremedim.
tek bir tane bile. bir. 1.
ayrıca vanessa'nın saçları traşlı.
dizide aaron yok!
serena'nın abisi erik, dizide küçük kardeş olmuş.
ve daha bir sürü şey.
o nate yok mu nate... liseli vardı ya ah o liseli... fetişisti yapıyor beni.
o edward bile nate olamaz yani!
dizideki de süt gibi ama kitaptaki bir başka üzel.