iş gitar çalmak ya da gitara uyumlanarak şarkı söylemekte değil. bunu ilgisi olan herkes yapabilir. iş; o gitarla güzel bestelere imza atmakta yatar. kabiliyetti meziyettti hiç birisini önemsemem. ama elinde olanla yeni bir şeyler üretiyorsan işte orda yine saygı duruşuna geçerim. dolayısıyla vay efendim sesi çok güzell, çok yumuşak, ne kadar da haşin diye bir müzisyeni sırf bu özelliğinden ötürü beğenecek değilim. ki buna müzisyenlik de denmez. buna iyi ses, kötü ses denir. ya da dinlenebilir ses ya da dinlenemez ses denir. kısacası gitar çalmayı bir meziyet olarak görmem.
fena halde özendiğim eylem. derdim john mayer gibi çalmak değil tabiki ama bir tıngırdatabilsem iyi olacak. tabi ilk önce kursa gitmek lazım değilmi.
edit: artık özenmiyorum, bir anlık hevesmiş be sözlük.. artık saksafon çalmak istiyorum. *
sokakta rastgele yürürken gördüğünüz 10 insandan 2 - 3 ü gitar çalar. sadece ritim de olsa, heves edip başlamıştır. çalmasını bilenden dinlendiğinde huzur, bilmeyenden dinlendiğinde nefret verir.
istanbulda klasik gitarların fiyatları 25 lira ile 400 lira arasındadır. tabi çok özel bi gitar arayan daha da pahalıya bulabilir.
Üniversitede birinci sınıf olduğunuzu belli etmek için yapmanız gereken aktivitelerden biri.Bu aktiviteyi gerçekleştirmek için havaların sıcak olması ve mümkünse mevsimlerden ilkbahar olması makbuldur.Çünkü eylemi çimlerin üstünde gerçekleştirmektir önemli olan.
Ardından gerisi gelir zaten erkeklerden biri bağdaş kurup çalmaya başlar kızlar tüm şarkıya eşlik eder erkekler mırıldanır.Akdeniz akşamları hep birlikte söylenirse olaya bütünlük kazandırılması ve sınıfın kaynaşması açısından olumlu olur.
kenar süsü olarak kullanan bir çok insana nazaran aslında hak ettiği değeri tam anlamıyla görmemektedir. kutsaldır, aşktır.
fakat konservatuarlarda kıstas olarak alınmamaktadır. en önemlisi ''çalmak'' kelimesinin kültürlere ve müzikal bilgiye dayalı olarak değişebileceğidir. sokaktaki her 3 kişiden 5 inin çaldığını iddia ettiği enstrümandır.
gitar, diğer enstrümanlardan farklı olarak başlangıç seviyesinde de birçok popüler şarkıyı çalabileceğiniz keyifli bir enstrümandır..bu durum onu inceden lolipop kıvamına getirse de başlangıçtaki birkaç akorluk seviyeden sonrasını getirdiğinizde, ton aralığının ne kadar geniş ve gerek solist gerekse tamamlayıcı eleman olduğu müzik türlerine kattığı derinliği farkettiğinizde gerçekten içinde olacağınız uğraştır.
bir la minörü bile temiz basamıyor, yarım yamalak akor geçişlerini bile beceremiyorsanız, bare basamıyorsanız yaptığınız şey gitar çalmak değildir. gitar çalıyorum diye hava filan atıp kız düşürmeye kalkmayın. gitarın tellerini söker tek tek yuttururum. birinci telle de çükünüzü bağlarım, adam olun.
hassas bir alettir. bu hassaslık çalma konusunda değil onu almakla ilgilidir. ya alır özenti olursunuz, yada alır gerçekten popüler olursunuz. eğer popüler olmak için almışsanız muhtemelen en fazla özenti olursunuz. ama yok aleti sessizce almışsanız çevrenizde 1-2 kişi dışında başkalarına duyurmamış sanız zevkiniz için ve çalışarak bişeyler yapmaya başlarsanız sizin amacınız bu olmasa bile popüler olmanız muhtemeldir.
yalnızca gerçek gitar aşıklarının icra etmesi gereken sanattır. gitar senin en yakın dostun, yarana merhemin olmalı. yalnızken gitarınla konuşmalı, üzgünken gitarınla ağlamalısın.
yeri geldiğinde parmakların şişer, elin kesilir; yeni geldiğinde yıllardır çaldığın enstrümana bir anda boş verirsin. rock, metal, jazz, klasik fark etmez. yeter ki gördüğünde belki de en yakın dostunun o olduğunu, her telinin senin sevginle titrediğini unutma.