Yıllar once bır araba dolusu ınsan karadenız turu yaptık. Planımız her yerı gezmek ama her gıdılen yerde kısa sure kalmaktı. Bır cok ınsan tanıdık, yemek yedık hatta trabzon ınsanlarını bu gezı sayesınde pek severım. Her neyse gıresun'da bır pıde yapıyorlar kı sayelerınde aklım yıllardır hala orada. Boyle kocaman pıde, kıyma dolu ıcı. Bunu yedıkten sonra bır daha hıc lezzetlı bır yemek tatmamıs gıbı hıssettım kendımı, sırf pıde yemek ıcın uzun uzun kaldık burada sonra kacarak uzaklastık.
yaşandığında kurtulmak için ne kadar dua edilse de, gidildikten bir süre sonra özlenen şehir. ey gazi caddesi, ey gemiler çekeği, ey güre, ey debboy, ey bulancak, ey keşap, ey espiye. özledim lan sizi.
11 yaşındayken gitmiştim. izmirde ve türkiyenin her yerinde olan sıradan yemekler, gümüşhanede yaklaşık 3-4 gün aç kalmamdan sonra o kadar güzel gelmişti ki... tadı hala damağımda. sabaha karşı sporcu kafilesiyle içtiğimiz çorba, daha sonrasında bitiremediğim harika pide. yemekten sonra caddeden karşıya geçip, ayaklarımı karadenize sokmak istemiştim. çünkü pek derin görünmüyordu, hatta hiç derin değildi bence.. ama gümüşhanedeki dağdan düşme maceramdan sonra bir de kırılmanın yoğun olduğu karadenize düşmemi hayal bile etmek istememiş olmalılar ki beni oradan alıp tekrar yemek yediğimiz sıcak mekana götürdüler. giresun, aklımda böyle güzel kaldı işte.
en iyi pidecisi turhanlar pide olan şehir. hatta türkiye'de böyle bir tat göremedim pidesever bir vatandaş olarak. şansınız olursa yaklaşık 30 yıldır hizmet veren bu restoranda siz o pidenin bir tadına bakın. her yazın gelmesini iple çekiyorsam bu giresun'un macunlu pastası ve turhanlar pide'nin yağlı karışık pidesi içindir. ayrıca giresun'u ziyaret eden ünlü kesimin de tercih ettiği bir yer. ziyafet sonrası kaleye doğru da şöyle 10 dakika yürüyüş, o temiz hava ve yeşil kokusu. özledim üniversite günlerini layn.