Adamın ham maddesinin çıktığı bir ilimizdir, osmanlıda ki adıyla vilayet-i çepnidir, sinoptan sonra batuma kadar tek chpli kenttir, batumda seçim yapılsa akp kazanır yani düşünün.
Giresun isminin gireysundan falan gediğini düşünen,şehrin lazlıkla alakası olmamasına rağmen böyle kelime oyunlarına maruz kalan ilimizdir.ismi Kerasus'tan gelir,Eskiçağlardan beridir var olan bir şehirdir.
Not:Üşenmedim araştırdım bunları (tarih bölümü öğrencisiyim)
2 Senedir gidemediğim memleketim
Yaşanası yer,her yol sahile çıkar,havası mis
Karadenizdeki tek adaya sahip(ufakta olsa),il sınırları dışında şehitliği bulunan tek il,topal osman ağa ve giresun alaylarının şehri.
Gelin hep birlikte yüzyıl öncesine gidelim, Doğu Karadenizin mecburiyet noktası Eski Giresuna Karadenizin 4 bir yanından insanlar koşturuyor Giresun Vapurunda yer alabilmek için, Titanic misali. Otobüsler akın akın geliyor Giresun Rıhtımına. Kayıklar açılıyor. Genci, yaşlısı, çocuğu Büyük bir heyecanla açılıyorlar Karadenize ve oradan da istanbula.
Masal anlatmıyorum. 1900lü yıllardaki Giresunu anlatıyorum size. O kadar eskiye de gitmeye gerek yok aslında, çünkü çok kısa bir zaman önceye kadar da durum böyleydi. Yani Türkiyenin kurulduğu yıllardan bu yana, Doğu Karadenizin en gelişmiş şehriydi Giresun.
Giresun-Limanı
Giresun türkülerindeki Giresun üstünde, vapur bağrıyor, Giresun Kayıkları sözlerini her duyduğumda nerede bu vapur yahu, nereden bağırıyor diye sorarım genelde kendime. Eski Giresun fotoğraflarına baktıkça da kahrolurum. Bu güzelliği mahvedenlere sitem ederim hep.
Giresun-RıhtımıGiresun türkülerindeki vapurların hikayesi cumhuriyetin ilanından da çok eskiye dayanıyor. 1900lerin başlarında Giresundan kalkan vapur, o zamanın en popüler ulaşım aracıymış. Çünkü o zamanlar bütün bu güzellikleri katleden Karadeniz Sahilyolu Projesi yoktu ve haliyle karayolu ulaşımı biraz daha zordu. Bu yüzden Giresun Rıhtımı dönemin en popüler ulaşım alternatifi haline gelmiş. Trabzondan, Ordudan Daha konforlu olan denizyolu ulaşımını tercih etmek isteyen herkes bu vapura akın ediyormuş. Eski fotoğraflar bu saadetin en iyi tanıkları aslında.
Giresun-Vapur---LimanGiresun Limanı gemilerin yanaşmasına uygun olmadığı için dönemin en büyük yolcu taşımacılığı yapan gemileri Giresun açıklarında dururmuş. Giresun Rıhtımındaki biletli yolcular ve kargolar, kayıklarla birlikte açıkta bekleyen gemiye taşınırmış. Her şey güllük gülistanlık değilmiş tabi. Malum Karadeniz hırçındır. Fırtınalı havalarda kayıklar yanaşırken başlarmış bir telaş. Kayıklarda dua sesleri ve çığlıklar birbirine karışırmış. Ama sonunda bütün yolcular vapura binermiş.
Vapur uzun yıllar boyunca Giresuna uğramaya devam etmiş. Bunu Karadenizde çekilen ilk yeşilçam filmi olan 1970 yapımı Ekrem Boranın başrolünde oynadığı Firari Aşıklar filminin sahnelerinden anlayabiliyoruz.
Aşağıdaki videoda filmin bir parçasını sizlere paylaşmak istiyorum. Videonun 5. dakikasında Giresunu görebilmeniz mümkün. Filmin tamamını izlediğinizde karakterlerin Giresun Vapuruna yetişmek için Trabzondan son sürat Giresuna gitmeye çalıştıklarını görebiliyorsunuz. Giresun Vapurunu ilk kez bu filmde detaylıca görebilmeniz mümkün.
işte gerçek Giresun Deniziyle iç içe, tarihi mimarisiyle görsellik abidesi, imkanlarıyla çevre illerini kıskandıran bir şehir Ama sadece fotoğraflarda! Bu saadeti sadece fotoğraflarda görebilmek çok üzüyor beni. Çünkü birtakım aklıselim insanoğlu bu şehri kaderine terk etmiş. Zamanın büyük şehri, şimdi çevre büyükşehirleri arasında ezilir olmuş.
Kim olduklarını bilmiyorum ama; Karadeniz Sahilyolu projesini şehrin bu güzelliklerinin ortasından geçirerek şu muhteşem yaşam alanını beton yığınına çeviren; Giresun Limanını işlevsiz hale getirip, taş taşımacılığı yapılan sıradan bir gümrük limanı haline getirerek tarihi güzelliğini bozan, denizi doldurarak Giresunu Karadenizden uzaklaştıran her kimse ben onlara hakkımı helal etmiyorum. Eminim ki Giresun halkı da benimle aynı düşüncededir.
Bu herhangi bir siyasi kimliğe yapılmış bir tehtit değildir, yanlış anlaşılmasın. Karadeniz Sahilyolu projesi çok eskilere dayanıyor ve birçok iktidarın suçudur. Projeyi biraz araştırırsanız bu yazdıklarımın siyasi partiyi hedef alan bir yazı olmadığını anlarsınız. Bu bir siyaset değil, insanlık suçudur.
Keşke bir zaman makinesi olsa da Giresunun o muhteşemliğine tanıklık edebilsek.
Üniversite yıllarımı geçirdiğim şehir. O zamanlar kaldığımız ev şimdi yıkılmış yerine bir restorant açılmış. En çok buna üzüldüm. Yaşanabilir bir yer. Deniz desen desen yeşillik desen yeşillik. Özledim ama işten güçten fırsat bulup gidemiyorum. Hoş gitsem de arkadaşlarım başka şehirlerde. O şehre anlam katan benim için oradaki arkadaşlıklarımdı. Ama gerçekten gidip gezilesi bir yer. En azından Giresun Kale'sine çıkıp bir çay için.
Ailemden duydugum kadariyla tanri misafirine gozu gibi bakan insanlari vardir. Aksam birisi kapiyi calip kalacak yerim yok dedi mi ozel oda yapilip karni doyurulurmus. ramazan olursa oruc tutup tutmadigi sorulur rahatsiz olmasin diye ozel masa hazirlanirmis.
Ayriyetten yesili de guzel mavisi de.
her ne kadar dün otobüse binip uzaklaşsamda memleketimdir, insanları son derece cana yakındır, hiç tanımadığınız birinin kapısını çalın sizinle yemeğini paylaşır, her ne kadar fazla gelişmiş olmasada giresunlu olmak ayrıcalıktır, yaşasın genç çotanaklar. *