canım acıyor demiştin giderken. şurası, burası bir de tam şurası. say bakalım kaç bahar kaldı tüketecek, sana emanetti yalnızlığım, iyi bakmadın...
oysa bi zarf almak lazım şimdi, kıyısına köşesine o şehirden biraz güneş tümleci iliştirip, içine yazılacakları naylon kanatlara sarıp, pul diye de "handle with care" etiketi yapıştırmak...
sonra da "barış manço moda 81300 istanbul" adresine postalamak...
cover denince benim aklıma gelen esas şarkının islifini bozmaktır. söz konusu şarkının aynısını ya da bir-iki müzik aleti ekleyerek yeniden düzenlemek değildir cover yapmak. bir şarkıyı yeni gibi lanse edebilmelidir cover hali. bunu da bu şarkı ile mizan çok çok iyi başarmıştır. bu şarkıyı rahmetli barış manço'dan bilmeyen ya da bilen kişiler bile yeni şarkı gibi -mizan hali ile- dinleyebilmekte ve apayrı bir lezzet verebilmektedir. ciddi anlamda türkiye'de yapılmış en iyi cover denebilecek bir düzenleme yapılmış bu şarkıya.
pir sultan abdal'ın şiiri. ruhi su ve barış manço gibi isimler söylemiştir bu türküyü ayrıca. barış manço'nun yorumu hoştur. gerek prodüksiyon gerekse orkestra olarak.
derleme ve aktarma bir türküdür. aşağıda ise sözlerinin bir değişik versiyonu vardır.
Şu karşı yaylada
Göç katar katar
Bir yiğidin derdi
Serinde tüter
Bu ayrılık bana
Ölümden beter
Geçti dost kervanı
Eyleme beni,eyleme beni
Bu ayrılık bana
Ölümden beter
Geçti dost kervanı
Eyleme beni,eyleme beni
Şu benim sevdiğim
Başta oturur
Bu güzelin derdi
Beni bitirir
Bu ayrılık bana zulüm getirir
Geçti dost kervanı
Eyleme beni,eyleme beni
Bu ayrılık bize zulüm getirir
Geçti dost kervanı
Eyleme beni,eyleme beni
Pir Sultan Abdalım bağlar asalım
Asalımda dost yiğitlere düşelim
Çok ekmeği yedim helallaşalım
Geçti dost kervanı
Eyleme beni,eyleme beni